Ana içeriğe geç
Sözlük

eşit ile cümle

eşit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Beş çarpı iki ona eşittir.Five times two equals ten.
Biz parayı üçümüz arasında eşit olarak paylaştık.We shared the money evenly among the three of us.
Her şey oldukça eşitti.Everything was pretty equal.
Skor eşitti.The score was even.
O, çocuklarına eşit olarak davrandı.She treated her kids equally.
Yaratıcının gözünde herkes eşittir.In the eyes of the Creator, all are equal.
Tanrı'nın gözünde herkes eşittir.In the eyes of the Creator, all are equal.
Tüm insanlar eşittir.All people are equal.
Üç kere altı on sekize eşittir.Six times three equals eighteen.
Tatoeba'da bütün diller eşittir. Ve onlardan bazıları daha da eşittir.All the languages on Tatoeba are equal. And some of them are more equal.
Allah tüm insanları eşit yarattı ama insanlar farklı olarak düşünüyor.God created all men equal but men think it differently.
"Özgürlük, eşitlik, kardeşlik" bir Fransız sloganıdır."Liberty, equality, fraternity" is a French motto.
Esperantistler dil eşitliği için çalışmaktadır.Esperantists work for language equality.
Esperanto konuşanları dil eşitliği için çalışmaktadır.Esperanto speakers work for language equality.
Her şey kanun önünde eşittir.Everyone is equal before the law.
Tüm bilimsel çalışmalar eşit değildir.Not all scientific studies are equal.
Bütün insanlar balıkların önünde eşittir.All men are equal before fish.
Biz hepimiz kendi aramızda ve hayvanlara karşı eşitlik için çabalamalıyız.We should all strive for equality amongst ourselves and towards animals.
İşi eşit olarak paylaşalım.Let's divide the work equally.
Ekvator dünyayı iki eşit parçaya bölen hayali bir çizgidir.The equator is an imaginary line which divides the globe into two equal parts.
Tüm lehçeler eşittir.All dialects are equal.
Bu ülkede cinsiyet eşitliği vardır.There is gender equality in this country.
Sunumda konuşmacı daha çok cinsiyet eşitsizliğinden bahsetti.During the presentation the speaker talked mainly about gender inequality.
Bu evde, kadınlar ve erkekler eşit sorumlulukları paylaşırlar.In this household, the women and men share equal responsibilities.
Biz hepimiz eşit yaratılırız.We're all created equal.
Bu ülke, özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ilkeleri üzerine kurulmuş.This country is founded upon the principles of freedom, equality and fraternity.
Ben bir feministim çünkü kadınlar ve erkekler için eşit haklara inanıyorum.I am a feminist because I believe in equal rights for women and men.
Kadınlar eşit hakları hak ediyor.Women deserve equal rights.
Her şey eşit derecede önemlidir.All are equally important.
Tom eşit derecede memnundu.Tom was equally pleased.
Herkes eşit midir?Is everyone equal?
Bütün renkleri eşit derecede severim.I like all the colors equally.
Annem babamın her ikisini de eşit derecede severim.I love both my parents equally.
Bin Güney Kore Wonu yaklaşık 0.88 ABD Doları'na eşittir.A thousand South Korean Won equals about 0.88 US dollars.
Bir Kanada doları 0.73 ABD dolarına eşittir.One Canadian dollar equals 0.73 US dollars.
Tom'la boylarımız eşit.I'm exactly the same height as Tom.
Korelasyon nedenselliğe eşit değildir.Correlation doesn't equal causation.
10 artı 10 eşittir 100.10 plus 10 equals 100.
Hepimiz burada eşitiz.We're all equals here.
Bütün insanlar eşit doğar.All people are born equal.
Ölüm herkesi eşitler.Death is the great leveler.
En büyük eşitleyici ölümdür.Death is the great leveler.
İki günü eşit olan zarardadır.He whose two days are equal, is a loser.
Doğada eşitlik yoktur.There is no equality in nature.
Tutulan balıkları eşit olarak bölüştük.We divided the catch equally.
Olimpiyat Oyunlarında; Filistinliler dahil herkes eşittir.In the Olympic Games, all people are equal, including the Palestinians.
Transgender Avrupa, Avrupa'daki tüm trans insanların eşitliği için çalışır.Transgender Europe works for the equality of all trans people in Europe.
Bunlar ancak 1992'den beri Pekin saatiyle eşit olmuştur.These have been equivalent to Beijing time since 1992.
Yeni hipotezlerin oluşumu da mümkün ve eşit derecede önemli bir başka sonuçtur.The production of new hypotheses is another possible and equally important result.
Bilgelik herkese eşit verilir.Wisdom is given equally to everybody.
Bell eşitsizlikleri Einstein'ın iddialarına en güçlü meydan okumadır.The Bell inequalities are the most powerful challenge to Einstein's claims.
Bu "eşit olasılık" varsayımı, derin şekilde kökleşmiş bir sezgidir (Falk 1992:202).This "equal probability" assumption is a deeply rooted intuition (Falk 1992:202).
Anti otoriteryenler genellikle kanun önünde mutlak eşitliğe ve geniş sivil özgürlüklere inanırlar.Anti-authoritarians usually believe in full equality before the law and strong civil liberties.
Mill'in evlilik teklifi, onun eşitlik anlayışının tam bir örneğiydi.Mill's marriage proposal reflected his model of equality.
"Tanrı'nın varlığı ve yokluğu tam olarak eşit olasılığa sahiptir.""God's existence and non-existence are exactly equiprobable."
Maç her oyuncunun da eşit sayıda puan (111) kazanması ile sona erdi.The match finished with each player having won equal number of a points (111).
Kadın ve erkekler eşit bir şekilde sorumluydular kurbandan (Pesahim 91b.)Men and women were equally obligated regarding the offering (Pesahim 91b).
Birbirleriyle çakışan (özelikleri açısandan örtüşen) şeyler birbirlerine eşittir.Things that coincide with one another are equal to one another (Reflexive Property).
Bununla beraber eşit fırsatlar ve yükümlülükleri de içerir, böylece toplumun bütününü kapsar.It also includes equal opportunities and obligations, and so involves the whole of society.
Değersiz hareketler birinin yaşamını kısaltmaya eşittir.Valueless motions are equal to shortening one's life.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod