Ana içeriğe geç
Sözlük

eşek ile cümle

eşek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Então rasgaram os seus vestidos e, tendo cada um carregado o seu jumento, voltaram � cidade.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Ils déchirèrent leurs vêtements, chacun rechargea son âne, et ils retournèrent à la ville.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.그들이 옷을 찢고 각기 짐을 나귀에 싣고 성으로 돌아오니라
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Mỗi người xé áo mình ra , chất bao lúa lên lưng lừa , rồi cùng trở_lại thành .
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Mỗi người xé áo mình ra, chất bao lúa lên lưng lừa, rồi cùng trở lại thành.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Silloin he repäisivät vaatteensa, kuormasivat kukin tavaransa aasinsa selkään ja palasivat kaupunkiin.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Tedaj raztrgajo oblačila svoja in nalože tovor vsak na svojega osla, in se vrnejo v mesto.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Tedy oni rozdarli szaty swoje, i włożywszy brzemię każdy z nich na osła swego, wrócili się do miasta.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Tedy oni roztrhše roucha svá, vložil každý břímě na osla svého, a vrátili se do města.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Vtedy roztrhli svoje rúcha, a každý naložil svoj náklad na svojho osla, a vrátili sa do mesta.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Τοτε εσχισαν τα ιματια αυτων και φορτωσαντες εκαστος τον ονον αυτου, επεστρεψαν εις την πολιν.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.И разодрали они одежды свои, и, возложив каждый на осла своего ношу, возвратились в город.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Тогава раздраха дрехите си, натовариха всеки осела си, и се върнаха в града.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.ויקרעו שמלתם ויעמס איש על חמרו וישבו העירה׃
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.فمزقوا ثيابهم وحمّل كل واحد على حماره ورجعوا الى المدينة
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.他 們 就 撕 裂 衣 服 、 各 人 把 馱 子 抬 在 驢 上 、 回 城 去 了
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.他 們 就 撕裂 衣服 、 各人 把 馱子抬 在 驢上 、 回城 去了
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Azok juhait, barmait, szamarait, és valami a városban, és a mezõn vala, elvivék.
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.bắt các bầy chiên , bò , lừa , cùng vật chi trong thành và ngoài đồng ;
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.bắt các bầy chiên, bò, lừa, cùng vật chi trong thành và ngoài đồng;
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.deres Småkvæg, Hornkvæg og Æsler, både hvad der var i Byen og på Markerne, tog de med sig,
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.de togo deras får och fäkreatur och åsnor, både vad som fanns i staden och vad som fanns på fältet.
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.De tok deres småfe og storfe og deres asener, både det som var i byen, og det som var på marken.
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Ich stádo drobného dobytka, ich voly, ich oslov a to, čo bolo v meste a čo na poli, všetko pobrali.
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.그들이 양과 소와 나귀와 그 성에 있는 것과 들에 있는 것과
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Le-au luat oile, boii şi măgarii, tot ce era în cetate şi ce era pe cîmp;
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Mereka mengambil kawanan kambing domba, sapi, keledai, dan segala yang ada di dalam kota dan di padang
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Njih črede in njih goveda in osle, kar je bilo v mestu in kar je bilo na polju, vzemo;
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Owce ich, i woły ich, i osły ich, i co w mieście było, i co na polu, pobrali.
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Presero così i loro greggi e i loro armenti, i loro asini e quanto era nella città e nella campagna
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Stáda jejich, a voly i osly jejich, a což bylo v městě i po poli, pobrali.
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Tomaram-lhes os rebanhos, os bois, os jumentos, e o que havia tanto na cidade como no campo;
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Tomaron sus ovejas, sus vacas, sus asnos, lo que había en la ciudad y lo que había en el campo
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Und nahmen ihre Schafe, Rinder, Esel und was in der Stadt und auf dem Felde war
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Забраха овците им, говедата им, ослите им, каквото имаше в града и по полето, и всичкото им богатство;
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Они взяли мелкий и крупный скот их, и ослов их, и что ни было в городе, и что ни было в поле;
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.את צאנם ואת בקרם ואת חמריהם ואת אשר בעיר ואת אשר בשדה לקחו׃
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.غنمهم وبقرهم وحميرهم وكل ما في المدينة وما في الحقل اخذوه.
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.奪 了 他 們 的 羊 群 、 牛 群 、 和 驢 、 並 城 裡 田 間 所 有 的
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.奪了 他 們 的 羊群 、 牛群 、 和驢 、 並城裡 田 間 所有 的
"Kim Dulavratotu revolver kapalı izin verdi? Şimdi de eşek nelerdir? ""Ai là để tắt các ổ quay trong Burdock Lừa tại bây giờ là gì? "
"Kim Dulavratotu revolver kapalı izin verdi? Şimdi de eşek nelerdir? ""누가 우엉 in 리볼버네을 주나? 지금의 엉덩이는 무엇입니까? "
"Kim Dulavratotu revolver kapalı izin verdi? Şimdi de eşek nelerdir? ""Ποιος να αφήσει μακριά περίστροφα in Burdock; Ποια είναι τα γαϊδούρια στο τώρα; "
"Kim Dulavratotu revolver kapalı izin verdi? Şimdi de eşek nelerdir? ""من الذي ترك قبالة المسدسات في الأرقطيون؟ ما هي الحمير في الآن؟ "
"Kim Dulavratotu revolver kapalı izin verdi? Şimdi de eşek nelerdir? "彼は、南窓に行ってそれを投げ、外傾きは、ネットワーク上にダウンして見つめていた
Öbürlerine dört ayaklı eşek yetişir. Onu da bilmeyen yayan yürürsün.حمير بأربعة أرجل كفاية لهم . من لا يركبه يمشي على رجليه .
Önden gönderdiğim eşekarısı Amorlu iki kralı önünüzden kovdu. Bu işi kılıcınız ya da yayınız yapmadı.내가 왕벌을 너희 앞에 보내어 그 아모리 사람의 두 왕을 너희 앞에서 쫓아내게 하였나니 너희 칼로나 너희 활로나 이 같이 한 것이 아니며
Önden gönderdiğim eşekarısı Amorlu iki kralı önünüzden kovdu. Bu işi kılıcınız ya da yayınız yapmadı.ואשלח לפניכם את הצרעה ותגרש אותם מפניכם שני מלכי האמרי לא בחרבך ולא בקשתך׃
Önden gönderdiğim eşekarısı Amorlu iki kralı önünüzden kovdu. Bu işi kılıcınız ya da yayınız yapmadı.وارسلت قدامكم الزنابير وطردتهم من امامكم اي ملكي الاموريين. لا بسيفك ولا بقوسك.
Önden gönderdiğim eşekarısı Amorlu iki kralı önünüzden kovdu. Bu işi kılıcınız ya da yayınız yapmadı.我 打 發 黃 蜂 飛 在 你 們 前 面 、 將 亞 摩 利 人 的 二 王 、 從 你 們 面 前 攆 出 、 並 不 是 用 你 的 刀 、 也 不 是 用 你 的 弓
Önden gönderdiğim eşekarısı Amorlu iki kralı önünüzden kovdu. Bu işi kılıcınız ya da yayınız yapmadı.我 打 發黃 蜂飛 在 你 們 前面 、 將 亞摩利人 的 二 王 、 從 你 們面前 攆出 、 並 不 是 用 你 的 刀 、 也 不 是 用 你 的 弓
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.A dovedúc ho do svojho domu dal oslom obrok, a oni, keď umyli svoje nohy, jedli a pili.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.Assim o fez entrar em sua casa, e deu ração aos jumentos; e, depois de lavarem os pés, comeram e beberam.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.És elvezette õt az õ házához és abrakot adott az õ szamarainak. Azután megmosták lábaikat, és ettek és ittak.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.Hij nam hen mee naar huis en gaf hun ezels voer, terwijl zij zich verfristen. Daarna aten zij samen.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.In ga vpelje v hišo svojo in da osloma krme, in umijejo si noge, in jedli so in pili.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.Ja hän vei hänet taloonsa ja teki aaseille appeen. Ja he pesivät jalkansa ja söivät ja joivat.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.그를 데리고 자기 집에 들어가서 나귀에게 먹이니 그들이 발을 씻고 먹고 마시니라
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.L -a dus în casa lui, şi a dat nutreţ măgarilor. Călătorii şi-au spălat picioarele; apoi au mîncat şi au băut.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.Los hizo entrar en su casa y dio forraje a los asnos. Y ellos se lavaron los pies, comieron y bebieron
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod