‹‹İssakar semerler arasında yatan güçlü eşek gibidir;Izachar osel silný, ležící mezi dvěma břemeny.
‹‹İssakar semerler arasında yatan güçlü eşek gibidir;Izsakhár erõs csontú szamár, a karámok közt heverész.
‹‹İssakar semerler arasında yatan güçlü eşek gibidir;잇사갈은 양의 우리 사이에 꿇어 앉은 건장한 나귀로다
‹‹İssakar semerler arasında yatan güçlü eşek gibidir;Y-sa-ca là một con lừa mạnh mẽ, Nằm nghỉ giữa chuồng;
‹‹İssakar semerler arasında yatan güçlü eşek gibidir;Y-sa-ca là một con lừa mạnh_mẽ , Nằm nghỉ giữa chuồng ;
‹‹İssakar semerler arasında yatan güçlü eşek gibidir;Ο Ισσαχαρ ειναι ονος δυνατος, κοιτωμενος εν τω μεσω των επαυλεων
‹‹İssakar semerler arasında yatan güçlü eşek gibidir;Исахар е як осел, Който се е проснал между кошарите;
‹‹İssakar semerler arasında yatan güçlü eşek gibidir;Иссахар осел крепкий, лежащий между протоками вод;
‹‹İssakar semerler arasında yatan güçlü eşek gibidir;יששכר חמר גרם רבץ בין המשפתים׃
‹‹İssakar semerler arasında yatan güçlü eşek gibidir;يساكر حمار جسيم رابض بين الحظائر.
‹‹İssakar semerler arasında yatan güçlü eşek gibidir;以 薩 迦 是 個 強 壯 的 驢 、 臥 在 羊 圈 之 中
‹‹İssakar semerler arasında yatan güçlü eşek gibidir;以 薩迦 是 個強壯 的 驢 、 臥 在 羊圈 之中
İyi işçilerdir, eşek ve atın özelliklerini taşırlar fakat daha az sıklıkta görülürler노새는 일을 잘하는 동물이고 그 이유는 당나귀와 말의 장점들을 모두 갖추고 있기 때문입니다
İyi işçilerdir, eşek ve atın özelliklerini taşırlar fakat daha az sıklıkta görülürlerLudzie często używają mułów, bo to dobre zwierzęta robocze, łączą w sobie dobre cechy osłów i koni.
İyi işçilerdir, eşek ve atın özelliklerini taşırlar fakat daha az sıklıkta görülürlerההיבריד הזה קצת פחות נפוץ מזה שהוא הבן של חמור וסוסה.
İyi işçilerdir, eşek ve atın özelliklerini taşırlar fakat daha az sıklıkta görülürlerفي الحقيقه حيوانات جيده جدا للعمل، لأنهم يمتلكون الخصائص الجيده التى لدى الأحصنه والحمير
Kadın erkek kölelerinizi, seçkin boğalarınızı, eşeklerinizi alıp kendi işinde çalıştıracak.Ia akan mengambil budakmu, ternakmu yang terbaik dan keledaimu dan memakainya untuk pekerjaannya
Kadın erkek kölelerinizi, seçkin boğalarınızı, eşeklerinizi alıp kendi işinde çalıştıracak.In bo jemal vaše hlapce in dekle in najlepše mladeniče in osle vaše ter ž njimi opravljal svoje delo.
Kadın erkek kölelerinizi, seçkin boğalarınızı, eşeklerinizi alıp kendi işinde çalıştıracak.그가 또 너희 노비와 가장 아름다운 소년과 나귀들을 취하여 자기 일을 시킬 것이며
Kadın erkek kölelerinizi, seçkin boğalarınızı, eşeklerinizi alıp kendi işinde çalıştıracak.Též služebníky vaše a děvky vaše, a mládence vaše nejzpůsobnější, i osly vaše vezme, aby jimi dělal dílo své.
Kadın erkek kölelerinizi, seçkin boğalarınızı, eşeklerinizi alıp kendi işinde çalıştıracak.и рабов ваших и рабынь ваших, и юношей ваших лучших, и ослов ваших возьмет и употребит на свои дела;
Kadın erkek kölelerinizi, seçkin boğalarınızı, eşeklerinizi alıp kendi işinde çalıştıracak.И ще взема слугите ви, слугините ви, по-добрите момчета, и ослите ви и ще ги употребява в своите работи.
Kadın erkek kölelerinizi, seçkin boğalarınızı, eşeklerinizi alıp kendi işinde çalıştıracak.ואת עבדיכם ואת שפחותיכם ואת בחוריכם הטובים ואת חמוריכם יקח ועשה למלאכתו׃
Kadın erkek kölelerinizi, seçkin boğalarınızı, eşeklerinizi alıp kendi işinde çalıştıracak.ويأخذ عبيدكم وجواريكم وشبانكم الحسان وحميركم ويستعملهم لشغله.
Kadın erkek kölelerinizi, seçkin boğalarınızı, eşeklerinizi alıp kendi işinde çalıştıracak.又 必 取 你 們 的 僕 人 婢 女 、 健 壯 的 少 年 人 、 和 你 們 的 驢 、 供 他 的 差 役
Kadın erkek kölelerinizi, seçkin boğalarınızı, eşeklerinizi alıp kendi işinde çalıştıracak.又 必 取 你 們 的 僕人 婢女 、 健壯 的 少年人 、 和 你 們的驢 、 供 他 的 差役
Kadın: Eşek arılarından.Delle vespe. donna:
Kadın: Eşek arılarından.여자: 말벌요.
Kadın: Eşek arılarından.Les guêpes.
Kadın: Eşek arılarından.Wespen.
Kadın: Eşek arılarından.المرأة: الزنابير.
Kadın: Eşek arılarından.女: クモ
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.A przywiódłszy on mąż one ludzie w dom Józefów, dał im wody, i umyli nogi swe; dał też obrok osłom ich.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.A tak voviedol človek mužov do domu Jozefovho. A dal im vody, a umyli si nohy. A dal ich oslom obrok.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.De broers werden het paleis binnengeleid en kregen water om hun voeten te wassen en de ezels werden gevoederd.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.In mož jih pripelje v hišo Jožefovo in jim da vode, da si umijejo noge, in da tudi klaje njih oslom.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Ja hän vei miehet Joosefin taloon ja antoi heille vettä jalkain pesemiseksi ja heidän aaseilleen rehua.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.그들을 요셉의 집으로 인도하고 물을 주어 발을 씻게 하며 그 나귀에게 먹이를 주더라
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Och han förde männen in i Josefs hus och gav dem vatten till att två sina fötter och gav foder åt deras åsnor.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Og de fremtog deres Gave, før Josef kom hjem ved Middagstid, thi de hørte, at de skulde spise der.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.rồi đưa anh em vào nhà Giô-sép, đem nước ra cho rửa chơn, và cũng cho những lừa ăn cỏ nữa.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.rồi đưa anh_em vào nhà Giô-sép , đem nước ra cho rửa chơn , và cũng cho những lừa ăn cỏ nữa .
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Så la de gaven til rette til Josef skulde komme hjem om middagen; for de hadde hørt at de skulde ete der.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.und führte sie in Josephs Haus, gab ihnen Wasser, daß sie ihre Füße wuschen, und gab ihren Eseln Futter.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Uved tedy muž ten lidi ty do domu Jozefova, dal jim vody, aby umyli nohy své, dal také obrok oslům jejich.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.И ввел тот человек людей сих в дом Иосифов и дал воды, и они омыли ноги свои; и дал корму ослам их.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.И домакинът въведе човеците в Иосифовия дом и им даде вода та си умиха нозете; даде и храна за ослите им.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.ויבא האיש את האנשים ביתה יוסף ויתן מים וירחצו רגליהם ויתן מספוא לחמריהם׃
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.وادخل الرجل الرجال الى بيت يوسف واعطاهم ماء ليغسلوا ارجلهم واعطى عليقا لحميرهم.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.家 宰 就 領 他 們 進 約 瑟 的 屋 裡 、 給 他 們 水 洗 腳 、 又 給 他 們 草 料 餧 驢
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.家宰 就 領 他 們進 約瑟 的 屋裡 、 給 他 們水洗 腳 、 又 給 他 們草料 餧驢
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Allora essi si stracciarono le vesti, ricaricarono ciascuno il proprio asino e tornarono in città
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Azok pedig meghasogaták ruhájokat, és kiki megterhelé a maga szamarát, és visszatérének a városba.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Då revo de sönder sina kläder och lastade åter var och en sin åsna och vände tillbaka till staden.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Da sønderrev de deres Klæder, og efter at have læsset Sækkene hver på sit Æsel vendte de tilbage til Byen.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Da sønderrev de sine klær og lesste hver på sitt asen og vendte tilbake til byen.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Da zerrissen sie ihre Kleider und belud ein jeglicher seinen Esel und zogen wieder in die Stadt.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.De broers scheurden in wanhoop hun kleren, laadden de zakken weer op hun ezels en gingen terug naar de stad.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Ei şi-au rupt hainele, şi -a încărcat fiecare măgarul, şi s'au întors în cetate.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Ellos rasgaron sus vestiduras, y después de cargar cada cual su asno, volvieron a la ciudad