eşdeğer ile cümle
eşdeğer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı ülkelerde tek başına trimetoprimin TMP/SMX’e eşdeğer olduğu kabul edilmektedir.In alcuni paesi il trimetoprim da solo è considerato equivalente al TMP/SMX.
TNT eşdeğeri, patlamalarda salınan enerjinin miktarının ölçülmesinde kullanılan bir birimdir.L'Equivalente in TNT è un metodo per quantificare l'energia rilasciata nelle esplosioni.
Batı Hristiyanlığındaki vicar generalin eşdeğeridir.La posizione equivalente nelle chiese dell'Occidente Cristiano è il vicario generale.
Şu anda, bu rütbe diğer NATO Ordularındaki Mareşal veya Genel Ordu(CF-10) ile eşdeğerdir.Attualmente, il titolo è equivalente a Maresciallo o generale dell'Esercito in altri eserciti della NATO.
Hükümet eleştirisi ihanet ile eşdeğer değildir.Il rifiuto della religione di Stato equivaleva al tradimento.
Bu yüzden bu iki ifade eşdeğerdir.Quindi le due affermazioni sono equivalenti.
Fizikte ise uzunluk, mesafe ile eşdeğer anlamda kullanılır.Un muro la divide nel senso della lunghezza, in modo ineguale.
Diğer kuramlar ise sadece Einstein eşdeğerlik prensibini sağlar.Solo East Wales riesce a fermarli sul pareggio.
Bu birim bir adet 20x8 feet konteyner hacmine eşdeğerdir.Container Unità equivalente a venti piedi
Korgeneral rütbesine eşdeğerdir.Ha almeno il grado di generale di divisione.
Her bir bölüm yaklaşık üç buçuk dakika süredir, derlenmiştir ve düzenli bir bölüme eşdeğerdir.Loro hanno un periodo come un'ora o tre quarti d'ora per ricreare il tutto.
Rütbe büyük ölçüde fahri Amiral Donanması gibi diğer ülkelerde eşdeğer olarak kabul edilebilir.Può essere considerato come l'equivalente del grado di generale e ammiraglio nelle altre nazioni.
Şu anda, bu rütbe diğer NATO Ordularındaki Mareşal veya Genel Ordu(CF-10) ile eşdeğerdir.В настоящее время, эквивалентно званиям Фельдмаршала и генерала армии (OF-10) в других армиях стран НАТО.
Protokollerinin teknik kapsamı biraz eşdeğer olmasına rağmen, özdeş değillerdir.Хотя они в некоторой степени совпадают по техническому охвату протоколов, они не идентичны.
Eşdeğer bir kelime te'vil (yorum) dir.Оно имеет тот же корень, что и слово аль-Кур’ан (Коран).
Yerler ve geçişler, graf teorisindeki düğümler ve kenarlar ile eşdeğerdir.Таблица, где как столбцы, так и строки соответствуют вершинам графа.
PIC12CXXX ailesi bunların 8-pinlik eşdeğerleridir.В остальном NetSky.X похож на свои 23 собрата.
KML Google Earth ile uyumlu eşdeğer biçimi.Форма использования атласа аналогична Google Earth.
Eğer aynı tam sayıyı ifade ediyorlarsa iki dizi eşdeğerdir.Если орнаментные заготовки в полный размер, то делают сразу два похожих ширдака.
Diğer kuramlar ise sadece Einstein eşdeğerlik prensibini sağlar.Утверждается так же, что только ОТО удовлетворяет сильному принципу эквивалентности.
2009'da güncelleştirilmiş disk sürümüne eşdeğer bir dijital karşıdan yükleme sürümü yayınlandı.Широкий спектр электронных ресурсов и услуг оказывает открытый в 2009 году электронный читальный зал.
Devre tasarımsısı, eşdeğer yük direncini ( R ) ayarlayarak, maksimum güç transferini sağlamalıdır.Обратная величина от нагрузка с сопротивлением R = V/I определяет максимальную мощность с устройства.
Bir litre çözeltide çözünmüş halde bulunan maddenin eşdeğer gram sayısı.Нужен только объём растворителя равен объёму одной колонны.
Alman siyasetinde Başbakan, diğer birçok ülkede bir başbakana eşdeğerdir.في السياسة الألمانية، المستشار يعادل منصب رئيس الوزراء في العديد من البلدان الأخرى.
Bölümlerin çoğunun Güney Kore sisteminde eşdeğerleri bulunmaktadır.والعديد من الوحدات لديها ما يقابلها في النظام من كوريا الجنوبية.
2009 yılında İsviçre'de eşdeğer istatistik yaklaşık% 60 idi.أما في سويسرا عام 2009 كانت النسبة 60% تقريبا.
Eşdeğer mal, malın uğradığı hasara ve değerine göre verilir.ومروءة المال الإصابة ببذله في مواقعه المحمودة عقلاً وعرفًا وشرعًا.
Almanca'nın, Başbakan Premierminister ve Ministerpräsident'in iki eşdeğer çevirisi vardır.الألمان لديهم اثنين من الترجمات المعادلة لمنصب رئيس الوزراء، Premierminister وMinisterpräsident.
Sivil havacılıkta eşdeğeri Eurocopter Super Puma'dır.1/ 8 مروحيات فرنسية طراز Eurocopter Super Puma.
Bazı mesleklerin sahip olduğu risk, yarım ila iki paket sigara tüketiminin verdiği riskle eşdeğer gösterilir.في بعض المهن، تم تقدير المخاطر بما يعادل تدخين من نصف علبة إلى علبتين من السجائر يومياً.
Normal elektronik tasarımın pek çok bileşeni bir mikro elektronik eşdeğeri ile bulunur.تتوفر العديد من المكونات التي تدخل في تصاميم الإلكترونيات الطبيعية في عناصر مكافئة من الإلكترونيات الدقيقة.
Babası Azulon çok kızar ve cezan onun acısıyla eşdeğer olmalı der.والدي إذا يغضب يشدد في العقوبة.
Abası'lar ile eşdeğer olarak anılırlar.في عمل الخير: مثل بر الوالدين، وصلة الرحم، ونصر المظلوم، وغيره.
Bölümlerin çoğunun Güney Kore sisteminde eşdeğerleri bulunmaktadır.Muitas das unidades possuem equivalentes no sistema da Coreia do Sul.
1 Parsek, yaklaşık 3,26 ışık yılına eşdeğerdir.Um parsec é igual a 3,26 anos-luz.
210 PJ yaklaşık 50 megatona eşdeğerdir.210 PJ é equivalente a aproximadamente 50 megatons de TNT.
Bu dönem için alışılmadık bir şekilde, Birleşik Krallık'ta satılan GT'ye Vauxhall'ın eşdeğer bir modeli yoktu.Excepcionalmente para o período, aqui não havia modelos da Vauxhall equivalente ao GT vendido no Reino Unido.
Şu anda, bu rütbe diğer NATO Ordularındaki Mareşal veya Genel Ordu(CF-10) ile eşdeğerdir.Atualmente o título é equivalente a marechal-de-campo ou general-de-exército em outros exércitos da OTAN.
Boeing 737, dünya nüfusuna eşdeğer, yaklaşık yedi milyar yolcu taşımıştır.O 737 já transportou o equivalente à população do mundo, cerca de 7 bilhões de passageiros.
MIPS’in kayar nokta aritmetiğindeki eşdeğeri, aynı tedbirler alınarak FLOPS olarak adlandırılır.O equivalente da Aritmética de Ponto Flutuante dos MIPS são os FLOPS, aos quais os mesmos cuidados se aplicam.
1990 ve 2008 yılları arasında nüfus yüzde 20.4 genel artışa eşdeğer olarak 5.6 milyon arttı.Entre 1990 e 2008, a população aumentou 5,6 milhões, equivalente ao crescimento de 20,4%.
Bu Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Güvenlik Ajansı'nın eşdeğerdir.Suas funções são semelhantes às da Agência de Segurança Nacional dos Estados Unidos.
Bakanlar Konseyi Başkanı'nın görevleri birinci dünya ülkelerindeki başbakanla eşdeğerdi.O chefe do Conselho dos Comissários do Povo tinha funções comparáveis às de um primeiro ministro.
TNT eşdeğeri, patlamalarda salınan enerjinin miktarının ölçülmesinde kullanılan bir birimdir.O equivalente em TNT é um método de quantificação da energia libertada em explosões.
Yalnızca masaüstü eşdeğerinin temel modu vardır.Temos somente os semiciclos positivos na saída.
Bu yaklaşık 54,653,357,500 €'ya eşdeğerdir.O que soma aproximadamente €7.537.335.100 em notas de €5.
Bu 0 0 = 1 {\displaystyle 0^{0}=1} tanımının eşdeğeridir.Isso é equivalente a definição 0 0 = 1 {\displaystyle 0^{0}=1} .
Fed Kupası'na eşdeğer olan Davis Kupası'nda ise erkek milli tenis takımları mücadele etmektedir.O formato é semelhante ao da Copa Davis, um evento internacional de tênis masculino.
Kara ve hava kuvvetlerindeki general rütbesine eşdeğerdir.É equivalente ao posto de tenente-general no Exército e na Força Aérea.
Hisse senedi bir şirketin anaparasının eşdeğer parçalarından biri.O estacionamento já representa boa parte do faturamento do Shopping.
Ancak zamanla anlam kaymasına uğramış ve yalancı eşdeğer olmuştur.Durante este período distinguiu-se por um perfil discreto e pouco interventivo.
Bunun bugünün parasıyla 40 milyon sterline eşdeğer olduğu tahmin ediliyor.Estima-se que a sua fortuna seria equivalente a 60 bilhões de dólares, nos dias de hoje.
1 Parsek, yaklaşık 3,26 ışık yılına eşdeğerdir.Een parsec is ongeveer gelijk aan 3,26 lichtjaar.
Office Mobile 6.1, masaüstü eşdeğeri gibi Office Open XML spesifikasyonu ile uyumludur.Office Mobile 6.1 is compatibel met Office Open XML, net zoals bij de desktopversie.
2015 itibarıyla güncel sera gazı yoğunluğu yaklaşık 400 CO2 eşdeğeri ppm düzeyindedir.Sedert 2015 is de symbolische grens van 400 ppm CO2 overschreden.
Zabimaru'nun ruhu dövüş-sever ve mağrur yani Renji'ninkine eşdeğer olarak betimlenmiştir.Zabimaru houdt van vechten en is trots, wat overeenkomt met de persoonlijkheid van Renji.
Bu Einstein eşdeğerlik prensibinden daha sınırlayıcıdır.Het is veel beperkender dan het Einstein-equivalentieprincipe.
Bu bir insan saçının 32 km uzaktan görülen genişliğinde bir açısal ayrılığa eşdeğerdir.Deze hoek komt overeen met de dikte van een mensenhaar gezien op een afstand van 32 km.
Eşdeğer bir kelime te'vil (yorum) dir.Zijl is een woord voor spuisluis.
Ancak zamanla anlam kaymasına uğramış ve yalancı eşdeğer olmuştur.Daarvoor was hij alleen rappend of als achtergrondzanger te horen.