eşdeğer ile cümle
eşdeğer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir sayının n'inci dereceden kökünü almak o sayının bir bölü n'inci kuvvetini bulmakla eşdeğerdir. .Obter a raiz n-ésima de um número é equivalente a elevar aquele número à 1/n.
Bir sayının n'inci dereceden kökünü almak o sayının bir bölü n'inci kuvvetini bulmakla eşdeğerdir. .Pierwiastek n-tego stopnia z jakiejś liczby jest równy tej liczbie podniesionej do potęgi ¹/n.
Bir sayının n'inci dereceden kökünü almak o sayının bir bölü n'inci kuvvetini bulmakla eşdeğerdir. .미지수 x의 n제곱근은 x의 1/n제곱으로도 표현할 수 있습니다
Bir sayının n'inci dereceden kökünü almak o sayının bir bölü n'inci kuvvetini bulmakla eşdeğerdir. .Имайки n корен от някакво число е еквивалентно на отнасянето на това число на степен 1/n.
Bir sayının n'inci dereceden kökünü almak o sayının bir bölü n'inci kuvvetini bulmakla eşdeğerdir. .فاذا اردنا استخراج جذر n لعدد ما فيكون مساوياً لأخذ هذا العدد للقوة 1/n
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Aceasta e vizibilă pentru noi, dar în adâncuri e ca pentru noi infraroșul.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Cette lumière est visible à l"œil humain mais équivalent à l'infra-rouge dans les fonds marins.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Das ist für unser Auge sichtbar, doch in der Tiefsee ist es quasi Infrarot.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Det är synligt för våra ögon, men det är motsvarigheten till infrarött i djuphavet.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Det er synligt for vores øjne, men det er det samme som infrarødt i dybhavet.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Essa è visibile all'occhio umano, ma nelle profondità oceaniche equivale all'infrarosso.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Esta plataforma com câmara, a que chamamos Medusa, só podia ser empurrada da parte traseira do navio,
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Esto es visible a nuestros ojos, pero es el equivalente al infrarrojo en el abismo marino.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Ez a mi szemünknek látható, de a mélytengerben az infravörössel egyezik meg.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Je to viditeľné pre nás, ale je porovnateľné k infračervenému hlboko pod vodou.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.우리 눈에는 보이지만, 심해에서는 적외선과 같습니다.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Nasze oko je wychwyci, ale w głębinie oceanu, to ekwiwalent podczerwieni.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Nhưng mắt chúng ta thì lại thấy được dù dưới đáy biển thì nó như tia hồng ngoại.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Pro naše oko je toto světlo viditelné, ale v mořských hlubinách je obdobou infračerveného záření.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Wij zien dat wel, maar het is het diepzee-equivalent van infrarood.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Αυτό είναι ορατό στο δικό μας μάτι, αλλά στη βαθιά θάλασσα ισοδυναμεί με τον υπέρυθρο φωτισμό.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.За нас тя е видима, но в дълбоки води е еквивалент на ултрачервени лъчи.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Наши глаза способны его различить, но, как инфракрасный цвет для нас, в море он невидим.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.הוא נגלה רק לעין שלנו, אבל הוא המקבילה לאינפרא-אדום במעמקי-הים.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.وهذا نستطيع رؤيته بعيننا المجردة، ولكنه يعادل الأشعة الحمراء في أعماق البحار.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.深海では赤外線と同等なのです メデューサと名づけた この撮影装置は
Böylece 1194 yılında Chartes şehri görkemiyle onun önemine eşdeğer olacak bir kilise inşa edebilecekti.Chtěla, aby uvolnil místo, na kterém v roce 1194 mohl stát kostel vhodný Panně Marii.
Bu AA ilişkilerine sahip olmakla eşdeğer.Así que esto es el equivalente a tener bonos AA.
Bu AA ilişkilerine sahip olmakla eşdeğer.そして、私の実行金利は幾らでしょうか?
Bu Amerika'nın inşa edilmiş tüm altyapısını 15 yıl içinde inşa etmeye eşdeğer bir durum.그건 결국 현재 미국이 갖춘 모든 사회 기반 시설들을 15년 안에 갖추게 되리라는 것입니다.
Bu Amerika'nın inşa edilmiş tüm altyapısını 15 yıl içinde inşa etmeye eşdeğer bir durum.Asta înseamnă construcția echivalentă a întregii infrastructuri a S.U.A., în 15 ani.
Bu Amerika'nın inşa edilmiş tüm altyapısını 15 yıl içinde inşa etmeye eşdeğer bir durum.Das heißt, die gesamte Bausubstanz der USA in 15 Jahren noch einmal zu errichten.
Bu Amerika'nın inşa edilmiş tüm altyapısını 15 yıl içinde inşa etmeye eşdeğer bir durum.Dat is het equivalent van de gehele gebouwde infrastructuur van de VS.
Bu Amerika'nın inşa edilmiş tüm altyapısını 15 yıl içinde inşa etmeye eşdeğer bir durum.To znamená vybudovanie celej, ekvivalentu celej infraštruktúry USA za 15 rokov.
Bu Amerika'nın inşa edilmiş tüm altyapısını 15 yıl içinde inşa etmeye eşdeğer bir durum.Αυτό σημαίνει τη δόμηση ολόκληρης, το αντίστοιχο ολόκληρης της χτισμένης υποδομής των ΗΠΑ σε 15 χρόνια.
Bu Amerika'nın inşa edilmiş tüm altyapısını 15 yıl içinde inşa etmeye eşdeğer bir durum.А це означає, що доведеться побудувати з нуля інфраструктуру, аналогічну усій інфраструктурі США за 15 років.
Bu Amerika'nın inşa edilmiş tüm altyapısını 15 yıl içinde inşa etmeye eşdeğer bir durum.Это значит построить эквивалент всей инфраструктуры США за 15 лет.
Bu Amerika'nın inşa edilmiş tüm altyapısını 15 yıl içinde inşa etmeye eşdeğer bir durum.זה אומר בניה השקולה לכל התשתית הבנויה של ארה"ב, בתוך 15 שנה.
Bu Amerika'nın inşa edilmiş tüm altyapısını 15 yıl içinde inşa etmeye eşdeğer bir durum.هذا يعني بناء ما يساوي كل ما تم بناؤه من بنية تحتية للولايات المتحدة في 15 عام.
Bu Amerika'nın inşa edilmiş tüm altyapısını 15 yıl içinde inşa etmeye eşdeğer bir durum.同規模のインフラを作るのです 大変ですね
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Bola to moja verzia tých hodín, ktoré starý otec trávil vo svojej knižnici.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Byla to má verze dědečkových denních hodin o samotě v jeho knihovně.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.C'était ma version des heures que mon grand-père passait seul dans sa bibliothèque.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Det var min version af min bedstefars daglige timer alene i hans bibliotek.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Det var min version av min farfars timmar av ensamhet i hans bibliotek.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Dit was mijn versie van de uren die mijn opa alleen in zijn bibliotheek doorbracht.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Đó là phiên bản của tôi về khoảng thời gian ông tôi ở một mình trong thư viện của mình.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Era a minha versão das horas que o meu avô passava sozinho na biblioteca.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Era la mia versione delle ore che mio nonno trascorreva solo in biblioteca.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Era versiunea mea a bunicului meu care petrecea ore întregi în biblioteca sa.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Es war meine Version der Stunden, die mein Großvater allein in seiner Bibliothek verbrachte.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Ez az én verzióm nagyapám magányos könytárban töltött óráira.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Fue mi versión de las horas que pasó mi abuelo solo en su biblioteca.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Itu adalah versi saya dari berjam-jam dan berhari-hari dengan kesendirian kakek dalam perpustakaannya.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.이 책은 제 할아버지가 서재에서 보내신 외로운 시간의 제 버전입니다.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Ne olivat minun versioni isoisäni yksinäisistä tunneista kirjastossa.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.To była moja wersja godzin spędzonych samotnie przez dziadka w bibliotece.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.To je bila moja verzija dedkovih samotnih ur v knjižnici.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Ήταν η δική μου εκδοχή των ωρών που ο παππούς μου περνούσε μόνος του στη βιβλιοθήκη.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Това беше моята версия на ежедневните часове, които дядо ми прекарваше в неговата библиотека.