eğlenme ile cümle
eğlenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Üniversite eğlenmek için değil, öğrenmek içindir.Die Universität ist nicht zum Feiern, sondern zum Lernen da!
Eğlenmediğimizi söyleyemeyiz.Wir können nicht behaupten, dass wir uns nicht amüsiert hätten.
Kızlar sadece eğlenmek istiyor.Die Mädchen möchten nur ihren Spaß haben.
Aynı zamanda sıkıcı ve ciddi olmak istemiyoruz ve eğlenmek istiyoruz.Zögernd und freudig zugleich nimmt er an.
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.Doch die Gewalt macht ihm keinen Spaß mehr.
Bu da şehirde eğlenmenin başka bir yoludur.Die Mädchen nutzen das, um sich in der Stadt zu amüsieren.
Eğlenmeyi sever, derslerinde pek başarılı değildir.Er liebt es, sich zu prügeln, ist in der Schule aber nicht sehr gut.
Ben sadece eğlenmek istiyorum.Je veux juste m'amuser.
O sadece eğlenmek istiyor.Elle veut juste s'amuser.
Sadece eğlenmek istiyor.Il veut juste s'amuser.
Sadece eğlenmek istiyorlar.Ils veulent juste s'amuser.
Onlar sadece eğlenmek istiyor.Ils veulent juste s'amuser.
Kızlar sadece eğlenmek istiyor.Les filles veulent juste s'amuser.
Çünkü işimi çok seviyorum, dışarı çıkıp eğlenmeye çok az zaman bulabiliyorum."Parce que j’aime tant mon travail, je trouve vraiment difficile de me calmer et d’avoir du bon temps ».
Ama şimdi, sadece eğlenmek istediğimi hissediyorum; dans etmek istiyorum, neşeli hissetmek istiyorum.Maintenant, j'ai envie de m'amuser, de danser et faire danser les gens.
Olaydan sonra Tupac ve Suge Knight eğlenmek için Club 662 isimli kulübe gitmek üzere hazırlandılar.Après la bagarre, Shakur doit se rendre avec Suge au Club 662.
Bölüm, Doktor'un sevinçle TARDIS'te Doktor kim?" diyerek eğlenmesiyle biter.On aperçoit Le Docteur entrer dans le Tardis en référence à la série Doctor Who.
Bu sayede her nesilden izleyicinin eğlenmesi amaçlanmaktadır.Il y a derrière l'idée de surprendre à chaque morceau.
Tom'un eğlenmek için paraya ihtiyacı yok.Tom no necesita dinero para divertirse.
Üniversite eğlenmek için değil, öğrenmek içindir.La universidad no está para divertirse, sino para aprender.
Eğlenmek istiyor musun?¿Te quieres divertir?
Sadece eğlenmeye çalışalım.Solo intentemos divertirnos.
Eğlenmek için tam olarak ne yaparsınız?¿Qué hacéis exactamente para divertiros?
Siz ikiniz eğlenmek için ne yaparsınız?¿Qué hacéis vosotros dos para divertiros?
Buradaki insanlar eğlenmek için ne yaparlar?¿Qué hace la gente de aquí para divertirse?
Tatoeba'ya eğlenmeye geldim.He venido a divertirme a Tatoeba.
Eğlenmeye geldin.Has venido a divertirte.
Eğlenmeye geldi.Vino a divertirse.
Eğlenmeye gelmişsiniz.Habéis venido a divertiros.
Ama şimdi, sadece eğlenmek istediğimi hissediyorum; dans etmek istiyorum, neşeli hissetmek istiyorum.Pero ahora, sentía que solo quería divertirme, quería bailar, quería sentirme optimista.
O gece eğlenmek için havuza gittiklerinde Leeteuk ve Eunhyuk, Donghae’yi suda boğulurken görür.Esa tarde, mientras que se relaja en la piscina Leeteuk y Eunhyuk ven a Donghae ahogarse en el agua.
Bu da şehirde eğlenmenin başka bir yoludur.Básicamente es la zona de entretenimiento de la ciudad.
Rodrigo Cassio'nun sarhoşluğuna gülüp onunla eğlenmeye başlar.Roderigo se ríe de la borrachera de Cassio y este lo ataca.
Eğlenmeyi sever, derslerinde pek başarılı değildir.Es mala estudiante y no le gustan las clases.
Çünkü işimi seviyorum ve dışarı çıkıp eğlenmem için zamanım kalmıyor. ...A mí no me gusta el oficio, ni tengo mala entraña...
Çamkoru Tabiat parkı ziyaretçilerin eğlenme ve dinlenme ihtiyaçlarını karşılar.Esta parte del jardín botánico invita a todos los visitantes a la tranquilidad y relajación.
Kızlar sadece eğlenmek istiyor.Le ragazze vogliono solo divertirsi.
Ama şimdi, sadece eğlenmek istediğimi hissediyorum; dans etmek istiyorum, neşeli hissetmek istiyorum.Ma adesso voglio solo divertirmi; voglio ballare; voglio sentirmi ottimista.
Çünkü işimi seviyorum ve dışarı çıkıp eğlenmem için zamanım kalmıyor. ...Perché io adoro il mio lavoro, per cui mi è difficilissimo uscirne e svagarmi. ...
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.Il giovane però non riesce a divertirsi.
Eğlenmeler de yemeklerdeki gibi ayrı olur.La cena si rivelerà piacevole, così come dagli Strano.
Biz eğlenmedik.Мы не в восторге.
İnsanlarla görüşmek ve eğlenmek istiyorum.Я хочу общаться с людьми и веселиться.
Olaydan sonra Tupac ve Suge Knight eğlenmek için Club 662 isimli kulübe gitmek üzere hazırlandılar.После неё Тупак вместе с Найтом отправились в клуб, принадлежавший Death Row — Club 662.
Bu yıllarını kendisi şöyle anlatmıştır:" Eğlenmeye merakım yok idi.Спустя годы отмечал: «Я не стыжусь совершенно тех лет, которые я проработал там.
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.فهو في بعض الأحيان ليس بالأمر الممتع.
Bu yıllarını kendisi şöyle anlatmıştır:" Eğlenmeye merakım yok idi.وقال الطبري: «قَالُوا: أَجَبْنَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ إِلَى مَا رَأَى وَأَرَادَ.
Aynı zamanda sıkıcı ve ciddi olmak istemiyoruz ve eğlenmek istiyoruz.يعاني من الملل واليأس ويندفع نحو القمار.
Gençlerin boyunun kısalığıyla eğlenmesinden çekinir.آسف لإفساد نكتك الصغيرة.
Gece eğlenmek için oraya gelen bir öğrenci (John Cusack) ondan çok hoşlanır.في وقت فراغه، كان جان عزيز يستمتع بالقراءة.
Milhouse ve diğer öğrenciler ile jest ve kaba sözlerle eğlenmeye başladı.وبدأ بارت يستهزء بميلهوس وأصدقاء آخرين بإيماءات والفاظ بذيئه.
Çünkü işimi çok seviyorum, dışarı çıkıp eğlenmeye çok az zaman bulabiliyorum."Porque eu amo muito o meu trabalho, acho que é muito difícil de sair e festejar."
Eğlenmeyi sever, derslerinde pek başarılı değildir.Quer estudar muito e se diverte pouco.
Bu yıllarını kendisi şöyle anlatmıştır:" Eğlenmeye merakım yok idi.Anos mais tarde, ela comentou: "Nunca me disseram porque .
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.À noite, não falta diversão.
Bu arada Spike yeni oyuncağı ile eğlenmektedir.Heer Bommel komt intussen opgetogen aanlopen met zijn nieuwe pardoes.
Bu da şehirde eğlenmenin başka bir yoludur.W miejscowości znajduje się również plac zabaw.
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.Jednak nie docierają na zabawę.
Çünkü işimi seviyorum ve dışarı çıkıp eğlenmem için zamanım kalmıyor. ...To, że uwielbiam moją pracę sprawia, iż jest mi bardzo ciężko wyjść i dobrze się bawić. (...)
Aynı zamanda sıkıcı ve ciddi olmak istemiyoruz ve eğlenmek istiyoruz.Byliśmy jednocześnie zszokowani, zafascynowani i ubawieni.