İnsanlık tarihini sadece eğitmekle kalmıyoruz, onu yeniden şekillendiriyoruz.Nie tylko uczymy się o historii, my ją kształtujemy.
İnsanlık tarihini sadece eğitmekle kalmıyoruz, onu yeniden şekillendiriyoruz.Nous ne sommes pas seulement en train d'étudier l'histoire humaine,
İnsanlık tarihini sadece eğitmekle kalmıyoruz, onu yeniden şekillendiriyoruz.We zijn niet alleen studeren menselijke geschiedenis
İnsanlık tarihini sadece eğitmekle kalmıyoruz, onu yeniden şekillendiriyoruz.אנחנו לא רק לומדים היסטוריה
İnsanlık tarihini sadece eğitmekle kalmıyoruz, onu yeniden şekillendiriyoruz.نحن لا ندرس فقط التاريخ الإنساني
İnsanlık tarihini sadece eğitmekle kalmıyoruz, onu yeniden şekillendiriyoruz.私たちが形作っているのです。
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.A mimochodem, nejlepší ochrana před populační explozí je vytvořit svět vzdělaný a zdravý.
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.A mimochodom, najlepšou obranou proti populačnej explózii je urobiť svet vzdelaným a zdravým.
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.A propósito, a maior proteção contra a explosão populacional é tornar o mundo instruído e saudável.
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.아시다시피, 인구 폭발을 방지하는 가장 좋은 방법은 세계인을 교육시키고
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.Por cierto, la mejor protección contra la explosión demográfica es dotar al mundo de educación y salud.
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.Tak poza tym, najlepszą ochroną przed boomem demograficznym jest świat wykształcony i zdrowy.
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.Và nhân tiện, giải pháp tốt nhất chống lại bùng nổ dân số là làm cho thế giới được giáo dục và khỏe mạnh.
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.ודרך אגב, ההגנה הטובה ביותר נגד התפוצצות אוכלוסין היא להפוך את העולם למשכיל
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.وعلى فكرة، أكبر حماية ضد الانفجار السكاني هو جعل العالم مثقف
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.人口の爆発を防ぐ最大の手段は 世界の人々をもれなく 教養のある健康な人々にすれば良いのです
Milyonlarca askeri öldürme makinesi gibi eğitmek yerine sorun çözücü olarak eğitirdim.As vrea sa vad, in schimbul pregatirii a milioane de soldati sa fie masini de ucis
Milyonlarca askeri öldürme makinesi gibi eğitmek yerine sorun çözücü olarak eğitirdim.Saya ingin melihat, alih - alih melatih jutaan tentara menjadi mesin membunuh
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.Am decis să angajăm cât de mulți oameni infirmi posibil, să îi instruim.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.Decidemmo di assumere il maggior numero di invalidi e insegnar loro ogni possibile attività.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.Decidimos emplear el mayor número de discapacitados posible y entrenarlos en cualquier trabajo.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.저흰 가능한한 많은 장애인들을 고용하여 그들이 할 만한 일이라면 뭐든 훈련시키기로 결정했습니다.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.Rozhodli jsme se zaměstnat co nejvíce handicapovaných a vyškolit je pro všechny možné práce.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.Rozhodli sme sa zamestnávať čo najviac postihnutých ľudí, aby sme ich vyškolili na akúkoľvek možnú prácu.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.Zdecydowaliśmy zaangażować tak wielu niepełnosprawnych, jak to możliwe, żeby wyszkolić do różnych zadań.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.Αποφασίσαμε να προσλάβουμε όσο το δυνατό περισσότερους ανάπηρους να τους εκπαιδεύσουμε σε οποιαδήποτε δουλειά.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.Взехме решение да назначин колкото се може повече хора с увреждания, да ги обучим на всевъзможни неща.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.Мы решили брать на работу как можно больше инвалидов и учить их чему угодно.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.מדיניות חדשה ושונה לגמרי. החלטנו להעסיק כמה שיותר אנשים מוגבלים
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.قررنا أن نستخدم أكثر ما يمكن من المعوقين لتدريبهم في أي عمل محتمل.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.障がい者を雇用して 彼らのできる仕事に就かせること これを「肯定的差別」方針と
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.Dengan kuasa-Mu yang baik Kauajar mereka. Mereka makan manna dan minum air secukupnya
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.Diste tu buen Espíritu para enseñarles. No retiraste de su boca tu maná, y les diste agua para su sed
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.또 주의 선한 신을 주사 저희를 가르치시며 주의 만나로 저희 입에 끊어지지 않게 하시고 저희의 목마름을 인하여 물을 주시사
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.ורוחך הטובה נתת להשכילם ומנך לא מנעת מפיהם ומים נתתה להם לצמאם׃
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.واعطيتهم روحك الصالح لتعليمهم ولم تمنع منّك عن افواههم واعطيتهم ماء لعطشهم
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.你 也 賜 下 你 良 善 的 靈 教 訓 他 們 、 未 嘗 不 賜 嗎 哪 使 他 們 餬 口 、 並 賜 水 解 他 們 的 渴
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.你 也 賜下 你 良善 的 靈教訓 他 們 、 未嘗不賜嗎 哪 使 他 們餬口 、 並賜 水解 他 們的渴
Öyle karmaşık bir kolu çalıştırmak için, birini eğitmek çok zaman alıyor ve çok pahalı.Cela requiert énormément de temps et d'argent pour entraîner un opérateur pour ce bras complexe.
Öyle karmaşık bir kolu çalıştırmak için, birini eğitmek çok zaman alıyor ve çok pahalı.Ci vuole molto tempo ed è molto costoso addestrare l'operatore ad operare con questo braccio complesso.
Öyle karmaşık bir kolu çalıştırmak için, birini eğitmek çok zaman alıyor ve çok pahalı.Dużo czasu i pieniędzy zabiera przeszkolenie operatora skomplikowanego ramienia.
Öyle karmaşık bir kolu çalıştırmak için, birini eğitmek çok zaman alıyor ve çok pahalı.Het kost heel veel tijd en het is duur om de operator deze complexe arm te leren bedienen.
Öyle karmaşık bir kolu çalıştırmak için, birini eğitmek çok zaman alıyor ve çok pahalı.Ia foarte mult timp şi e foarte scump să înveţi un operator să opereze acest braţ complex.
Öyle karmaşık bir kolu çalıştırmak için, birini eğitmek çok zaman alıyor ve çok pahalı.Je naozaj časovo aj finančne náročné vytrénovať operátorov ovládať túto komplikovanú ruku.
Öyle karmaşık bir kolu çalıştırmak için, birini eğitmek çok zaman alıyor ve çok pahalı.이런 복잡한 로봇 팔 조종 훈련은 엄천난 돈과 시간이 들어갑니다.
Öyle karmaşık bir kolu çalıştırmak için, birini eğitmek çok zaman alıyor ve çok pahalı.Rendkívül időigényes és költséges kiképezni a kezelőket ennek a bonyolult karnak a használatára.
Öyle karmaşık bir kolu çalıştırmak için, birini eğitmek çok zaman alıyor ve çok pahalı.Tốn rất nhiều thời gian và cũng rất tốn kém vào việc huấn luyện người điều khiển cánh tay phức tạp này.
Öyle karmaşık bir kolu çalıştırmak için, birini eğitmek çok zaman alıyor ve çok pahalı.Und es kostet viel Zeit und Geld um den Operator zu lehren diesen komplexen Arm zu bedienen.
Öyle karmaşık bir kolu çalıştırmak için, birini eğitmek çok zaman alıyor ve çok pahalı.Zabere to opravdu hodně času a zároveň je drahé vyškolit operátora k ovládání složité ruky.
Öyle karmaşık bir kolu çalıştırmak için, birini eğitmek çok zaman alıyor ve çok pahalı.Наистина е нужно много време и е скъпо да се обучи операторът да работи с тази сложна ръка.
Öyle karmaşık bir kolu çalıştırmak için, birini eğitmek çok zaman alıyor ve çok pahalı.Это требует действительно много времени и денег, чтобы научить оператора управлять этой сложной рукой.
Öyle karmaşık bir kolu çalıştırmak için, birini eğitmek çok zaman alıyor ve çok pahalı.לוקח זמן רב ויקר מאוד לאמן את המפעיל לשלוט בזרוע המורכבת הזו.
Öyle karmaşık bir kolu çalıştırmak için, birini eğitmek çok zaman alıyor ve çok pahalı.ولكن هذه الطريقة تستغرق الكثير من الوقت والمال لكي يتم تدريب محرك العربة مع يدها المعقدة
Öyle karmaşık bir kolu çalıştırmak için, birini eğitmek çok zaman alıyor ve çok pahalı.複雑な腕を操作できるようオペレータを訓練するのも高く付きます このロボットなら直感的に操作できます
Şimdi genç Kongoluları eğitmek için kullanılıyor.Acuma este folosita pentru a pregati tineri Congolezi.
Şimdi genç Kongoluları eğitmek için kullanılıyor.Ahora se realiza una labor de formación para jóvenes congoleses.
Şimdi genç Kongoluları eğitmek için kullanılıyor.Giờ, đến lúc làm công việc huấn luyện những công dân Congo trẻ tuổi.
Şimdi genç Kongoluları eğitmek için kullanılıyor.Im Moment werden hier junge Kongolesen ausgebildet.
Şimdi genç Kongoluları eğitmek için kullanılıyor.Maintenant il sert à former des jeunes Congolais.
Şimdi genç Kongoluları eğitmek için kullanılıyor.Nu worden hier jonge Congolezen getraind.