Eğlenceliydi, çünkü aslında hafızanızı eğitmekle ilgisi yoktu.Het is leuk omdat het niet zozeer gaat over geheugen trainen.
Eğlenceliydi, çünkü aslında hafızanızı eğitmekle ilgisi yoktu.이게 재밌는 이유는 기억력을 실제로 훈련시키기 때문이 아닙니다.
Eğlenceliydi, çünkü aslında hafızanızı eğitmekle ilgisi yoktu.Örömet okozott, mert ez igazából nem a memória képzéséről szól.
Eğlenceliydi, çünkü aslında hafızanızı eğitmekle ilgisi yoktu.Thú vị vì đây không chỉ để rèn luyện trí nhớ của bạn.
Eğlenceliydi, çünkü aslında hafızanızı eğitmekle ilgisi yoktu.Ήταν διασκεδαστικό, επειδή στην πραγματικότητα δεν εκπαιδεύετε την μνήμη σας.
Eğlenceliydi, çünkü aslında hafızanızı eğitmekle ilgisi yoktu.Беше забавно, защото това не беше действително трениране на паметта.
Eğlenceliydi, çünkü aslında hafızanızı eğitmekle ilgisi yoktu.Привлекательность была не в том, что я тренировал память.
Eğlenceliydi, çünkü aslında hafızanızı eğitmekle ilgisi yoktu.זה היה כיף כי זה לא באמת לאמן את המוח שלכם
Eğlenceliydi, çünkü aslında hafızanızı eğitmekle ilgisi yoktu.كان ممتعاً لأن هذا لم يكن في الحقيقة حول تدريب ذاكرتك
Eğlenceliydi, çünkü aslında hafızanızı eğitmekle ilgisi yoktu.この訓練は くだらなくて ワイセツで 笑えて
Fakat bunu söylemişken, fakirler dahil herkeste çocuklarini egitmek icin büyük bir istek var.그러나 빈곤층을 포함한 모두가 높은 자녀교육열을 가지고 있습니다
Fakat bunu söylemişken, fakirler dahil herkeste çocuklarini egitmek icin büyük bir istek var.Maar er is een grote drang bij vrijwel iedereen, ook de armen, om hun kinderen te onderwijzen.
Fakat bunu söylemişken, fakirler dahil herkeste çocuklarini egitmek icin büyük bir istek var.Ma avendo detto ciò, c'è un desiderio enorme tra tutti, inclusi i poveri, di educare i loro figli.
Fakat bunu söylemişken, fakirler dahil herkeste çocuklarini egitmek icin büyük bir istek var.Mais en ayant dit cela, il y a aussi un immense désir chez tous, pauvres inclus, d'éduquer leurs enfants.
Fakat bunu söylemişken, fakirler dahil herkeste çocuklarini egitmek icin büyük bir istek var.Mówiąc dalej, we wszystkich jest przeogromne pragnienie, włączając w to biednych, by kształcić swoje dzieci.
Fakat bunu söylemişken, fakirler dahil herkeste çocuklarini egitmek icin büyük bir istek var.Nhưng có người nói, ai cũng có một khao khát tột độ ngay cả những người nghèo cũng muốn giáo dục con cái mình.
Fakat bunu söylemişken, fakirler dahil herkeste çocuklarini egitmek icin büyük bir istek var.Pero dicho esto, existe un deseo enorme común a todos, incluyendo los pobres, de educar a sus niños.
Fakat bunu söylemişken, fakirler dahil herkeste çocuklarini egitmek icin büyük bir istek var.Všichni silně touží, včetně chudých, po tom, aby jejich děti měly vzdělání.
Fakat bunu söylemişken, fakirler dahil herkeste çocuklarini egitmek icin büyük bir istek var.Но, като казвам това, съществува огромно желание сред всички, включително бедните, да образоват децата си.
Fakat bunu söylemişken, fakirler dahil herkeste çocuklarini egitmek icin büyük bir istek var.אבל בעוד אני אומר את זה, יש תשוקה רבה בקרב כולם כולל העניים, לחנך את הילדים
Fakat bunu söylemişken, fakirler dahil herkeste çocuklarini egitmek icin büyük bir istek var.بعد قول هذا يمكن التأكيد أن هناك رغبة كبيرة بين الجميع، بمن فيهم الفقراء، لتعليم أطفالهم
Fakat bunu söylemişken, fakirler dahil herkeste çocuklarini egitmek icin büyük bir istek var.子供に教育を受けてもらいたいと 強く願っています つまり初等教育の重要性は
Fakat en önemli şey zihnimi eğitmekti maydana gelecek şeylere kendimi hazırlamak için.Aber am wichtigsten war es, mental zu trainieren, um mich auf das Kommende vorzubereiten.
Fakat en önemli şey zihnimi eğitmekti maydana gelecek şeylere kendimi hazırlamak için.Dar cel mai important lucru a fost să îmi antrenez mintea pentru a mă pregăti pentru ce urma să se întâmple.
Fakat en önemli şey zihnimi eğitmekti maydana gelecek şeylere kendimi hazırlamak için.De a legfontosabb dolog az elmém edzése volt, hogy felkészítsem arra, ami történni fog.
Fakat en önemli şey zihnimi eğitmekti maydana gelecek şeylere kendimi hazırlamak için.그러나 가장 중요한 훈련은 머리속에서 앞으로 일어날 일에 대해 스스로를 준비시키는 일이었습니다.
Fakat en önemli şey zihnimi eğitmekti maydana gelecek şeylere kendimi hazırlamak için.Lecz najwazniejszą rzeczą był trening umysłu aby przygotować się na to, co ma się stać.
Fakat en önemli şey zihnimi eğitmekti maydana gelecek şeylere kendimi hazırlamak için.Maar het belangrijkste was het trainen van mijn geest om me voor te bereiden op wat zou gaan gebeuren.
Fakat en önemli şey zihnimi eğitmekti maydana gelecek şeylere kendimi hazırlamak için.Mais la chose la plus importante fut d'entrainer mon esprit pour me préparer à ce qui allait se passer.
Fakat en önemli şey zihnimi eğitmekti maydana gelecek şeylere kendimi hazırlamak için.Ma la cosa più importante era allenare la mia mente e prepararmi per quello che sarebbe successo.
Fakat en önemli şey zihnimi eğitmekti maydana gelecek şeylere kendimi hazırlamak için.Najdôležitejšie bolo, aby som sa v mysli pripravil na to, čo som sa chystal spraviť.
Fakat en önemli şey zihnimi eğitmekti maydana gelecek şeylere kendimi hazırlamak için.Nhưng điều quan trọng là phải rèn luyện tinh thần để chuẩn bị cho những điều sắp tới.
Fakat en önemli şey zihnimi eğitmekti maydana gelecek şeylere kendimi hazırlamak için.Pero lo más importante fue entrenar mi mente en preparación para lo que iba a suceder.
Fakat en önemli şey zihnimi eğitmekti maydana gelecek şeylere kendimi hazırlamak için.Но най-важното беше да тренирам ума си, за да се подготвя за онова, което щеше да се случи.
Fakat en önemli şey zihnimi eğitmekti maydana gelecek şeylere kendimi hazırlamak için.Но самом главным было - закалить свою волю, подготовить себя к тому, что произойдет.
Fakat en önemli şey zihnimi eğitmekti maydana gelecek şeylere kendimi hazırlamak için.אבל הכי חשוב היה לאמן את התודעה שלי להכין את עצמי למה שעתיד היה להתרחש.
Fakat en önemli şey zihnimi eğitmekti maydana gelecek şeylere kendimi hazırlamak için.و لكن الشيء الاكثر اهمية كان تدريب عقلي لاجهز نفسي لما سوف يحدث.
Fakat en önemli şey zihnimi eğitmekti maydana gelecek şeylere kendimi hazırlamak için.心を鍛えることでした イメージトレーニングもしました
Görevim, sizi uzaydaki fiziksel ve ruhsal zorluklara karşı eğitmek.Sen lisäksi valmistan teitä avaruustyön kovuuteen-
Görevim, sizi uzaydaki fiziksel ve ruhsal zorluklara karşı eğitmek.- skal jeg lære jer at klare påvirkningerne i rummet -
Görevim, sizi uzaydaki fiziksel ve ruhsal zorluklara karşı eğitmek.?כמה זה עלה, 400 דולר
Görevim, sizi uzaydaki fiziksel ve ruhsal zorluklara karşı eğitmek.مهمتى أن أدربكم على التعامل مع العقل والطبيعية الجسدية للعمل في الفضاء
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Alors on a finit par trouver une super solution: on forme des grands-mères.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Aşa că am venit cu o soluţie grozavă: să instruim bunicile.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Joten löysimme hienon ratkaisun: opetetaan isoäitejä.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Našli jsme skvělé řešení: školíme babičky.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Por eso se nos ocurrió una gran solución: enseñar a las abuelas.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Por isso, desencantámos uma ótima solução: treinar as avós.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Quindi abbiamo trovato una soluzione grandiosa: insegniamo alle nonne.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Så vi kom på en god løsning: træn bedstemødre.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Támadt tehát egy remek ötletünk: tanítsuk be a nagymamákat.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Vì thế, chúng tôi đã phát hiện ra một phương pháp rất hay: đào tạo những bà cụ.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Znaleźliśmy rozwiązanie: uczymy babcie.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.И така, измислихме перфектното решение: да обучаваме баби.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Поэтому мы пришли к замечательному решению — обучать бабушек.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Тож ми знайшли чудове рішення: навчати бабусь.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.我哋諗到一個好辦法,就係訓練阿婆
İnsanlık tarihini sadece eğitmekle kalmıyoruz, onu yeniden şekillendiriyoruz. Hayatımın sonunda...Si un senador o diputado recibe 25 llamadas sobre cualquier tema en cualquier día, será notable
İnsanlık tarihini sadece eğitmekle kalmıyoruz, onu yeniden şekillendiriyoruz.Ma le stiamo dando forma.
İnsanlık tarihini sadece eğitmekle kalmıyoruz, onu yeniden şekillendiriyoruz.Nestudujeme jen lidské dějiny, my je i tvoříme.