eğitme ile cümle
eğitme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu şampiyonu yenen eğitmen Pokémon Ustası (Pokémon Master) ve yeni şampiyon olur.Il sogno del ragazzo è quello di sconfiggere la Lega Pokémon e diventare il miglior allenatore di Pokémon.
Halen bu kurumda eğitmenlik yapmaya devam etmektedir.Tuttora insegna in questa scuola.
Ash ve arkadaşları yolculuğuna devam ederken Tad adında bir eğitmenle karşılaşmışlardır.Ash e i suoi amici riescono a raggiungere l'isola insieme ad altri allenatori.
Tom bir sürüş eğitmenidir.Том — инструктор по вождению.
Tam kendi başıma devam etmeye karar vermişken karşıma başka bir ‘eğitmen’ çıkmıştı.Только я принял решение идти дальше самостоятельно, как тут же появился еще один «учитель».
Drago genellikle eşi ve eğitmenlerinin basına kendi adına konuşması için izin verir.Драго, как правило, позволяет его жене и тренеру говорить от его имени в прессе.
1935 – 1939 yılları arasında çeşitli milis kuvvetlerine eğitmenlik yaptı.В период с 1935 по 1939 год участвовал в многочисленных тактических флотских учениях.
Charlotte bir eğitmendi ve diğerlerini sanatsal yaratıcılıklarını genişletmek için cesaretlendirdi.Она была воспитателем и поощряла других к расширению художественного творчества.
Aynı zamanda Terry Taylor onun "ana eğitmen" denilen kişiydi.Именно Маркса Форд называл своим основным учителем.
Her iki oğlu da birer yelken eğitmeni olarak yetişti.Оба из детей стали учёными.
Aynı zamanda Akademi 35 Buçuk Sanat Evi eğitmenlerindendir.Также окончила академию искусств 35,5.
2006 yılından beri Bilgi Sahnesi’nde eğitmenlik ve yönetmenlik yapmaktadır.С 2006 года университет ведет подготовку и по магистерским программам.
Adorno'nun eğitmenlik uğraşısı 1933 kış sömestirinde bitiyordu.Особняк Буксгевденов был разобран зимой 1933.
Kızlarını eğitmek için yabancı özel öğretmenlerle sözleşme yaptı.Иффат нанимала иностранных преподавателей для обучения своих дочерей.
Bir dönem Montpellier'de eğitmenlik yaptı.С этого же года работал в Монпелье врачом.
Eğitmenlerinden Barthelme, daha sonra onun akıl hocası ve yakın dostu oldu.Обучал Пола воинскому искусству, впоследствии стал его близким другом и соратником.
Başlangıçta, alan sıklıkla askerleri eğitmek amaçlı kullanılmıştı.Иногда эта проблема решалась тренировкой войск.
Besteci ve müzisyen olmanın yanı sıra, Fityan müzik eğitmeni olarak da engin bir tecrübeye sahiptir.Помимо лица и причёски, протагонист унаследовал манеры музыканта.
Halkı devrimden önce ve sonra eğitmek fikrini savundu.Отец до и после революции занимался земледелием.
1938 yılına kadar Amur grubunun baş eğitmeni oldu.حتى عام 1938 ، وكان المدرب الرئيسي للفريق آمور.
Khan'ın videoları Afrika ve Asya kıtalarının kırsal bölümlerindeki insanları eğitmek için de kullanılıyor.ويتم تنفيذ برامج لاستخدام فيديوات خان لتعليم طلاب في مناطق معزولة من أفريقيا وآسيا.
1997: KA-DER, Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği.1997:عضوة في جمعية تدعيم وتدريب النساء المرشحات.
Bu sıralarda fitness eğitmeni Carlos Leon ile romantik bir yakınlaşma içine girdi.وقد دخلت في علاقة رومانسية في تلك الفترة مع مدرب اللياقة البدنية كارلوس ليون.
Daha sonra, o yardımcıları gibi diğer kadınları eğitmeye başladı.وبعد ذلك، دربت نساء أخريات للمساعدة.
Thane, Hertfordshire'daki Queenswood School'da eğitmenlik yaparken, aile kampüste kalıyordu.كان ثاين يعلم في مدرسة كوينزوود الداخلية للفتيات في هيرتفوردشير، عاشت العائلة في حرم الجامعة.
Aynı zamanda Pera Güzel Sanatlar Tiyatro Bölümünde eğitmenlik yapmaktadır.لذلك، قاطع البولنديون المسرح أيضًا.
Kendimizi eğitmeli, uyanmalı ve bununla ilgili bir şeyler yapmalıyız.ونحن لا يمكن أن نبقي فقط نشتت أنفسنا نحن يجب علينا أن نربي أنفسنا ونستيقظ ونفعل شيئا حيال ذلك.
Tam kendi başıma devam etmeye karar vermişken karşıma başka bir ‘eğitmen’ çıkmıştı.Eu tinha acabado de decidir ir para a frente sozinho e agora outro " mestre" tinha aparecido.
Ayrıca fitness eğitmeni ve kişisel antrenörlük yapabilmektedir.Ela possui certificado como instrutora fitness e personal trainer.
1974'te Lawler, eski eğitmeni Jackie Fargo ile feuda girdi.Em 1974, Lawler começou um feud com Jackie Fargo, que havia sido seu treinador e mentor.
Misty büyük bir su Pokémonu eğitmeni olmak için çalışır.Misty tem como principal objetivo capturar e treinar Pokémon do tipo Água.
Oenomaus (Peter Mensah) — Ludus'un köle eğitmeni.Lúcifer, o Emissário do Demônio (地獄の使者!?
İş yerleri iş yeri eğitmeni verirler.Fornecer treinamento no local de trabalho.
Her iki oğlu da birer yelken eğitmeni olarak yetişti.Louis, filho de ambos, tornou-se marinheiro.
Besteci ve müzisyen olmanın yanı sıra, Fityan müzik eğitmeni olarak da engin bir tecrübeye sahiptir.Além de compositor e músico, Fityan também possui uma vasta experiência como professor de música.
Daha sonra koreograf ve dans eğitmeni olarak çalışmıştır.Trabalhou neste período na Itália como coreógrafo e bailarino.
Kendimizi eğitmeli, uyanmalı ve bununla ilgili bir şeyler yapmalıyız.Precisamos respirar, descansar, pensar em tudo.
Bu sıralarda fitness eğitmeni Carlos Leon ile romantik bir yakınlaşma içine girdi.Ainda durante o percurso ela se envolveu romanticamente com o personal trainer Carlos Leon.
Sojin ilk önce K-Pop erkek grubu Ulala için bir vokal eğitmen olarak çalıştı.Antes de estrear, Sojin trabalhou como instrutora de vocal para a boy band Ulala Session.
Diş teknisyeni eğitmeni olarak çalıştı.Trabalhou como aprendiz de engenheiro.
Babası Gory Guerrero Meksika profesyonel güreşinin önemli isimlerindendir ve ünlü bir güreş eğitmenidir.Seu avô, Gory Guerrero, foi um dos mais famosos lutadores do México.
José Luis Jiménez de eğitmenleri arasındaydı.Louis Althusser também figura entre seus alunos.
Jedi efendileri Obi-Wan Kenobi ve Yoda gibi Güç'ün yolunda eğitmen olarak ilerledi.Como todo Jedi, Obi-Wan foi treinado na infância pelo mestre Yoda.
Film aynı zamanda İngiliz polisini eğitmek için de kullanılıyor.De film wordt gebruikt om Britse politie te trainen.
Pokémon Ligi'nde Elit Dörtlü (Elite Four) isimli oldukça güçlü 4 eğitmene karşı mücadele verilir.Naast de Pokémon-league is er in veel regio's ook een groep genaamd Elite Vier (Engels: Elite Four).
Kendimizi eğitmeli, uyanmalı ve bununla ilgili bir şeyler yapmalıyız.Ze worden geacht er te werken, onderwijs te volgen en voor een deel voor zichzelf te zorgen.
Pikachu ile pokemon eğitmenliğine başlanılır.Hier is Pikachu de pokémon waarmee het spel wordt begonnen.
Daha sonra koreograf ve dans eğitmeni olarak çalışmıştır.Hierna was zij actief als choreografe en danseres.
1983'te, Kaliforniya Sanat Enstitüsü'nde (Valencia, Kaliforniya) ileri video eğitmeni oldu.In 1983 werd Viola videodocent aan het California Institute of the Arts in Valencia, Californië.
1930’da geri dönüp piyano ve beste eğitmeni olarak hocalık yapmaya başlamıştır.In 1923 kwam hij terug naar de Verenigde Staten en werkte als pianist en begeleider.
Besteci ve müzisyen olmanın yanı sıra, Fityan müzik eğitmeni olarak da engin bir tecrübeye sahiptir.Naast componist en muzikant heeft Fityan ook een brede ervaring als muziekdocent.
Alman bir eğitmen tarafından yetiştirildi.Daar zou ze door een Duitse arts worden behandeld.
Bir yandan da Avustralya tiyatro eğitmenliği yapıyordu.De musical speelde ook in Australische theaters.
Bu şampiyonu yenen eğitmen Pokémon Ustası (Pokémon Master) ve yeni şampiyon olur.De winnaar van de Pokémonleague-kampioenschappen krijgt de titel Pokémon Meester.
Sanatçı aynı zamanda eğitmenlik ve seslendirmede yapmaktadır.Hij zou werken via repetitie en dialoog.
Aynı zamanda Terry Taylor onun "ana eğitmen" denilen kişiydi.Trenował również z Terrym Taylorem, którego nazywał „głównym trenerem”.
Tam kendi başıma devam etmeye karar vermişken karşıma başka bir ‘eğitmen’ çıkmıştı.Właśnie zdecydowałem się kontynuować naukę samodzielnie i nagle pojawia się nowy 'nauczyciel'.
Ekim 1933 yılında tahliye olduktan sonra, Yunanistan'daki birçok alanda parti eğitmeni olarak çalıştı.Zwolniony w październiku 1933 podjął pracę instruktora partyjnego w wielu regionach Grecji.
Ayrıca, Hint astronot Rakesh Sharma'nın eğitmenidir.Kosmonautą badaczem został natomiast Rakesh Sharma.
Aerobik eğitmeni.Był instruktorem aerobiku.