eğitme ile cümle

eğitme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.A ses yeux, le plus grand risque était que ses enfants ne reçoivent aucune éducation.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.Bagi ayah, resiko jika putrinya tidak berpendidikan lebih besar lagi.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.Đối với ông, con cái không được học là mối nguy hiểm lớn hơn cả.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.Er sah es als ein viel größeres Risiko an, seine Kinder nicht zur Schule zu schicken.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.For ham, var der en større risiko ved ikke at uddanne sine børn.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.Han såg en större risk i att inte utbilda sina barn.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.In zijn ogen was het niet opleiden van zijn kinderen een groter risico.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.아버지한테는 자식들을 교육시키지 않는게 더 큰 위험이었습니다.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.Para ele, o risco de não educar os seus filhos era ainda maior.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.Para él, había un riesgo mayor en no educar sus hijos.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.Pentru el, era mai riscant să nu își educe copiii.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.Per lui, era molto più pericoloso lasciare i propri figli senza istruzione.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.Preňho bolo väčším rizikom svoje deti nevzdelávať.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.Számára nagyobb kockázatot jelentett az, hogy a gyerekei nem tanulhatnak.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.Większym ryzykiem dla niego było nie wykształcić swoich dzieci.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.Zanj je bilo večje tveganje, da njegovi otroci ne bi bili izobraženi.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.Za větší riziko považoval své děti nevzdělávat.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.Γι' αυτόν, ήταν μεγαλύτερο ρίσκο να μην μορφώσει τα παιδιά του.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.Відсутність освіти у дітей видавалася йому небезпечнішою проблемою.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.Для него бòльшим риском было бы, если бы дети не получили образование.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.За него липсата на образование би ги изложила на още по-голям риск.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.עבורו, הסכנה גדולה יותר כאשר הילדים אינם זוכים בחינוך.
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.بالنسبه له ، كانت هناك خطوره أكبر في أن يترك أطفاله بدون تعليم
Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.タリバンに制圧されていた当時
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Am spus ca asta era stupid, stii, poate ca ar trebui doar sa le dresam sa faca ceva util.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Azt mondtam, ez hülyeség, inkább valami hasznos dologra kéne idomítanunk őket.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Dije que eso era estúpido, quizás deberíamos entrenarlos para hacer algo útil.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Dissi che mi sembrava un'idea stupida forse avremmo solo dovuto addestrarli a fare qualcosa di utile.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Ik zei dat dat dom was, weet je, misschien moeten we ze gewoon trainen om iets nuttigs te gaan doen.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Jag sa att det var dumt, istället borde vi kanske träna dom till att göra lite nytta.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Jeg sagde det var dumt, I ved, måske skulle vi bare træne dem til at gøre noget nyttigt.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Je lui ai répondu que c'était stupide, que nous devrions les éduquer à faire quelque chose d'utile.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.저는 멍청한 소리라고 했고요. 유용한 일을 하도록 훈련시키는 게 낫겠다고 했죠.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Odvrnil sem, da je to neumno. Mogoče bi jih morali samo naučiti česa uporabnega.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Povedal som mu, že je to hlúposť, vieš, možno by sme ich mali len vytrénovať, aby robili niečo užitočné.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Řekl jsem, že je to hloupé, možná bychom je měli trénovat, aby dělaly něco užitečného.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Sanoin, että se on hölmöä, ehkä ne pitäisi vain opettaa tekemään jotain hyödyllistä.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Saya berkata itu bodoh, sebaliknya, mungkin kita harus melatih mereka melakukan sesuatu yang berguna.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Stwierdziłem, że to głupota, i może nauczymy je robić coś pożytecznego.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Tôi nói điều đó thật ngu ngốc, cậu biết đấy, có lẽ ta nên đào tạo chúng làm cái gì đấy hữu ích thì hơn.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Εγώ είπα ότι αυτό ήταν χαζό, ξέρεις, ίσως θα έπρεπε απλώς να τις εκπαιδεύσουμε να κάνουν κάτι χρήσιμο.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Аз му казах, че това е глупаво, че вместо това може би трябва просто да ги обучим да правят нещо смислено.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Я відповів, що це безглуздо. Можливо, ми повинні просто натренувати їх робити щось корисне.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.Я сказал, что это глупо и что, скорее, нам следует обучить их полезным вещам.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.אני אמרתי שזה טפשי. אולי אפשר לאלף אותם לעשות משהו מועיל.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.قلت أن ذلك فعل غبي، تعرفون، ربما ينبغي علينا فقط تدريبهم ليفعلوا شيئاً مفيداً.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.調教したら?と提案すると そんなの無理だろって言うんですね
Onlar da birer eğitmen oldular.Asa ca mi-am antrenat copii surzi, elevi mei, sa devină profesori pentru cei cu deficit de auz.
Onlar da birer eğitmen oldular.Così ho preparato i ragazzi sordi, i miei studenti, a diventare insegnanti.
Onlar da birer eğitmen oldular.교육시켜줄 사람이 될 수 있도록 가르쳤습니다.
Onlar da birer eğitmen oldular.Så jag lärde mina döva barn, mina studenter, att bli lärarna för de döva.
Onlar da birer eğitmen oldular.Поэтому я обучила моих глухих детей, моих студентов, методам преподавания для глухих.
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.Dengan kuasa-Mu yang baik Kauajar mereka. Mereka makan manna dan minum air secukupnya
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.Diste tu buen Espíritu para enseñarles. No retiraste de su boca tu maná, y les diste agua para su sed
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.또 주의 선한 신을 주사 저희를 가르치시며 주의 만나로 저희 입에 끊어지지 않게 하시고 저희의 목마름을 인하여 물을 주시사
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.ורוחך הטובה נתת להשכילם ומנך לא מנעת מפיהם ומים נתתה להם לצמאם׃
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.واعطيتهم روحك الصالح لتعليمهم ولم تمنع منّك عن افواههم واعطيتهم ماء لعطشهم
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.你 也 賜 下 你 良 善 的 靈 教 訓 他 們 、 未 嘗 不 賜 嗎 哪 使 他 們 餬 口 、 並 賜 水 解 他 們 的 渴
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.你 也 賜下 你 良善 的 靈教訓 他 們 、 未嘗不賜嗎 哪 使 他 們餬口 、 並賜 水解 他 們的渴
Öyle karmaşık bir kolu çalıştırmak için, birini eğitmek çok zaman alıyor ve çok pahalı.Cela requiert énormément de temps et d'argent pour entraîner un opérateur pour ce bras complexe.

İlgili Sayfalar