eğitme ile cümle
eğitme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.人口の爆発を防ぐ最大の手段は 世界の人々をもれなく 教養のある健康な人々にすれば良いのです
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.Az a srác a piros csíkkal két évvel ezelőtt diák volt a programban -- most már tanár.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.Băiatul cu dunga roşie a fost în program acum 2 ani -- acum este instructor.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.Das Kind mit dem roten Band war im Programm vor zwei Jahren -- Er ist jetzt ein Lehrer.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.De jongen met rode strepen volgde het programma twee jaar geleden. Hij geeft nu les.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.Dzieciak z czerwonym paskiem brał udział w programie dwa lata temu -- teraz jest instruktorem.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.El joven con la raya roja estaba en el programa hace dos años— ahora es instructor.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.Il ragazzo con la banda rossa era nel programma due anni fa -- ed ora è istruttore.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.붉은색 줄무늬 옷 입은 애는 이 년 전 과정에 있었는데 지금은 강사예요.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.Le gamin avec la bande rouge était dans le programme il y a 2 ans, Il est maintenant instructeur.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.Парень с красной полоской участвовал в программе два года назад. Теперь он преподаёт.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.Хлапето с червеното рае беше в програмата преди 2 години, сега той е инструктор.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.הילד עם הפס האדום היה בתוכנית לפני שנתיים -- עכשיו הוא מורה.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.الطفل ذو الشريط الاحمر كان في البرنامج منذ عامين مضت -- الان هو مدرب.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.今はここでインストラクターをしています それに自分の高校卒業証書を 読めない子もいます
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?Bijvoorbeeld, waarom ze niet trainen om vuilnis op te pikken na stadionevenementen?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?De exemplu, de ce sa nu le dresam sa adune gunoiul dupa evenimente pe stadioane?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?For eksempel, hvorfor ikke træne dem til at samle skrald efter events i et stadion?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?일례로 경기가 끝난 경기장에서 쓰레기를 줍도록 훈련시키는 건 어떨까요?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?Miksei niitä voisi palkata poimimaan roskia stadioneilta yleisötapahtumien jälkeen?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?Napríklad, prečo ich nevyužiť na zber odpadkov po štadiónových akciách?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?Na příklad, proč je nevycvičit pro sbírání odpadků po koncertech?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?Na przykład, dlaczego by nie nauczyć ich zbierania śmieci po imprezach na stadionie?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?Per esempio, perché non addestrarli a raccogliere il pattume dopo le partite allo stadio?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?Pl. hogy felszedjék a szemetet nagyobb rendezvények után.
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?Por ejemplo, ¿por qué no entrenarlos a recoger basura después de eventos en estadios?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?Sebagai contoh, melatih mereka untuk mengumpulkan sampah di stadion setelah acara?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?Till exempel, varför inte träna dem att plocka upp skräp efter idrottsevenemang?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?Ví dụ, tại sao lại không đào tạo chúng nhặt rác ở sân vận động sau mỗi trận đấu?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?Warum sollte man ihnen zum Beispiel nicht beibringen, nach Veranstaltungen im Stadion Müll aufzusammeln?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?Zakaj jih, na primer, ne bi naučili pobirati smeti po prireditvah na stadionih?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?Για παράδειγμα, γιατί να μην τις εκπαιδεύσουμε να συλλέγουν σκουπίδια μετά από αγώνες;
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?Наприклад, чому б не навчити їх збирати сміття на стадіоні після гри?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?Например, защо не ги научим да събират боклука след големи събития?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?Например, почему бы не научить их собирать мусор на стадионе после игры?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?לדוגמא, למה שלא נאמן אותם לאסוף זבל אחרי אירועים באיצטדיונים?
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?على سبيل المثال، لماذا لا ندربهم على إلتقاط المهملات بعد حدث في ملعب رياضي؟
Mesela, niye onları maç sonrasında stadyumdaki çöpleri toplamak için eğitmeyelim ki?廃棄物から 高価なパーツを探させるとか
Milyonlarca askeri öldürme makinesi gibi eğitmek yerine sorun çözücü olarak eğitirdim.As vrea sa vad, in schimbul pregatirii a milioane de soldati sa fie masini de ucis
Milyonlarca askeri öldürme makinesi gibi eğitmek yerine sorun çözücü olarak eğitirdim.Saya ingin melihat, alih - alih melatih jutaan tentara menjadi mesin membunuh
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.Am decis să angajăm cât de mulți oameni infirmi posibil, să îi instruim.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.Decidemmo di assumere il maggior numero di invalidi e insegnar loro ogni possibile attività.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.Decidimos emplear el mayor número de discapacitados posible y entrenarlos en cualquier trabajo.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.저흰 가능한한 많은 장애인들을 고용하여 그들이 할 만한 일이라면 뭐든 훈련시키기로 결정했습니다.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.Rozhodli jsme se zaměstnat co nejvíce handicapovaných a vyškolit je pro všechny možné práce.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.Rozhodli sme sa zamestnávať čo najviac postihnutých ľudí, aby sme ich vyškolili na akúkoľvek možnú prácu.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.Zdecydowaliśmy zaangażować tak wielu niepełnosprawnych, jak to możliwe, żeby wyszkolić do różnych zadań.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.Αποφασίσαμε να προσλάβουμε όσο το δυνατό περισσότερους ανάπηρους να τους εκπαιδεύσουμε σε οποιαδήποτε δουλειά.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.Взехме решение да назначин колкото се може повече хора с увреждания, да ги обучим на всевъзможни неща.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.Мы решили брать на работу как можно больше инвалидов и учить их чему угодно.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.מדיניות חדשה ושונה לגמרי. החלטנו להעסיק כמה שיותר אנשים מוגבלים
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.قررنا أن نستخدم أكثر ما يمكن من المعوقين لتدريبهم في أي عمل محتمل.
Mümkün olduğunca fazla özürlü insan işe almaya karar verdik mümkün olan her işte eğitmek üzere.障がい者を雇用して 彼らのできる仕事に就かせること これを「肯定的差別」方針と
Neden bir eğitmen ya da bir öğretmen olmalısınız?Co ci daje bycie pomocnikiem lub nauczycielem?
Neden bir eğitmen ya da bir öğretmen olmalısınız?Entonces, ¿por qué querrían ser facilitadores o profesores?
Neden bir eğitmen ya da bir öğretmen olmalısınız?여러분은 왜 퍼실리테이터나 교사가 되어야 할까요?
Neden bir eğitmen ya da bir öğretmen olmalısınız?Prečo by ste mali byť sprostredkovateľ alebo učiteľ?
Neden bir eğitmen ya da bir öğretmen olmalısınız?「Startup Weekend」や起業家たちのために 時間を使うべき理由は何でしょう?
Neden bir eğitmen ya da bir öğretmen olmalısınız?Чому саме Ви маєте бути інструктором або вчителем?
Neden bir eğitmen ya da bir öğretmen olmalısınız?لما عليك أن تكون وسيط أو معلم؟