eğitme ile cümle
eğitme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Yksi tansanialainen kouluttaja, joka siirtää taidot näille kolmelle mosambikilaiselle kaverille.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Ένας Τανζανός εκπαιδευτής, που μεταδίδει τα προσόντα σε αυτούς τους τρεις Μοζαμβικανούς φίλους.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Един Танзанийски треньор, който предава уменията си на тези три Мозамбикски сътрудници.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Один тренер из Танзании, который передает знания этим мозамбикским ребятам.
İletişim içinde olmalıyız, eğitmeliyiz, ve diyalog kurmalıyız.Debemos educarlos, interesarlos, debemos hablar con ellos.
İletişim içinde olmalıyız, eğitmeliyiz, ve diyalog kurmalıyız.Dobbiamo attirare l'attenzione, dobbiamo educare e dobbiamo dialogare.
İletişim içinde olmalıyız, eğitmeliyiz, ve diyalog kurmalıyız.Kita perlu ikut terlibat, kita perlu mendidik, dan kita perlu berdialog dengan mereka.
İletişim içinde olmalıyız, eğitmeliyiz, ve diyalog kurmalıyız.직접 참여하여, 그들을 교육하고, 그들과 대화해야 합니다.
İletişim içinde olmalıyız, eğitmeliyiz, ve diyalog kurmalıyız.Musimy ich zaangażować, edukować, podjąć dialog. Musimy ich zaangażować, edukować, podjąć dialog.
İletişim içinde olmalıyız, eğitmeliyiz, ve diyalog kurmalıyız.Nous devons nous engager, nous devons éduquer, et nous devons dialoguer.
İletişim içinde olmalıyız, eğitmeliyiz, ve diyalog kurmalıyız.Precisamos de nos comprometer, precisamos de educar, e precisamos de dialogar.
İletişim içinde olmalıyız, eğitmeliyiz, ve diyalog kurmalıyız.Trebuie să ne implicăm, să educăm şi trebuie să avem dialog.
İletişim içinde olmalıyız, eğitmeliyiz, ve diyalog kurmalıyız.We moeten ons engageren, opvoeden, en de dialoog aangaan.
İletişim içinde olmalıyız, eğitmeliyiz, ve diyalog kurmalıyız.Wir müssen uns engagieren, ausbilden, und einen Dialog beginnen.
İletişim içinde olmalıyız, eğitmeliyiz, ve diyalog kurmalıyız.Мы должны привлекать, обучать, создать диалог.
İletişim içinde olmalıyız, eğitmeliyiz, ve diyalog kurmalıyız.עלינו להיות מעורבים בעניינם, עלינו לחנך, ועלינו ליצור דו-שיח.
İletişim içinde olmalıyız, eğitmeliyiz, ve diyalog kurmalıyız.علينا أن ننخرط معهم، أن نثقفهم، وأن نتحاور معهم.
İletişim içinde olmalıyız, eğitmeliyiz, ve diyalog kurmalıyız.対話を行うのです もう少しこのブランドについての話を続けましょう
İnsanları eğitmeye odaklan, ve onlara bir birimize benzediğimiz gerçeğini göster.全ての人間は同じであり、もし平等な環境で暮らせば、 皆がより快適に生きられると気づかせる必要がある。
İnsanlık tarihini sadece eğitmekle kalmıyoruz, onu yeniden şekillendiriyoruz. Hayatımın sonunda...Si un senador o diputado recibe 25 llamadas sobre cualquier tema en cualquier día, será notable
İnsanlık tarihini sadece eğitmekle kalmıyoruz, onu yeniden şekillendiriyoruz.Ma le stiamo dando forma.
İnsanlık tarihini sadece eğitmekle kalmıyoruz, onu yeniden şekillendiriyoruz.Nestudujeme jen lidské dějiny, my je i tvoříme.
İnsanlık tarihini sadece eğitmekle kalmıyoruz, onu yeniden şekillendiriyoruz.Nie tylko uczymy się o historii, my ją kształtujemy.
İnsanlık tarihini sadece eğitmekle kalmıyoruz, onu yeniden şekillendiriyoruz.Nous ne sommes pas seulement en train d'étudier l'histoire humaine,
İnsanlık tarihini sadece eğitmekle kalmıyoruz, onu yeniden şekillendiriyoruz.We zijn niet alleen studeren menselijke geschiedenis
İnsanlık tarihini sadece eğitmekle kalmıyoruz, onu yeniden şekillendiriyoruz.אנחנו לא רק לומדים היסטוריה
İnsanlık tarihini sadece eğitmekle kalmıyoruz, onu yeniden şekillendiriyoruz.نحن لا ندرس فقط التاريخ الإنساني
İnsanlık tarihini sadece eğitmekle kalmıyoruz, onu yeniden şekillendiriyoruz.私たちが形作っているのです。
İşçilere iş öğretme ve eğitme ve işçilerin güvenliği ile ilgili sorumlulukAnsvar för arbetstagarnas inskolning och säkerhet
İşçilere iş öğretme ve eğitme ve işçilerin güvenliği ile ilgili sorumlulukDevoir d’initier les employés au travail et de veiller à leur sécurité
İşçilere iş öğretme ve eğitme ve işçilerin güvenliği ile ilgili sorumlulukResponsabilidad de familiarizar a los empleados con el trabajo y responsabilidad en materia de seguridad
İşçilere iş öğretme ve eğitme ve işçilerin güvenliği ile ilgili sorumlulukVastuu työntekijöiden perehdyttämisestä ja turvallisuudesta
İşçilere iş öğretme ve eğitme ve işçilerin güvenliği ile ilgili sorumlulukОтветственность за инструктаж и безопасность работников
İşçilere iş öğretme ve eğitme ve işçilerin güvenliği ile ilgili sorumlulukالمسؤولية عن أقلمة العمال والأمان
İşçilere iş öğretme ve eğitme ve işçilerin güvenliği ile ilgili sorumluluk负责员工培训及劳动安全
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.A feleségemnek nincs szüksége az ételre -- ő kiváló tréner, sokkal jobb nálam.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.A minha mulher não usa comida — é uma excelente treinadora, muito melhor que eu.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.제 아내는 먹을 것을 쓰지 않습니다. 그녀는 훌륭한 조련사거든요, 저보다 훨씬 더 말이지요.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Ma femme n'utilise pas de friandise. Elle est très douée en éducation, meilleure que moi.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Meine Frau braucht kein Futter -- sie ist ein toller Trainer, ein viel besserer als ich.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Mia moglie non ha bisogno del cibo — è un'addestratrice fenomenale, molto più brava di me.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Mi esposa no necesita comida para entrenarnos...
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Mijn vrouw heeft geen voedsel nodig, zij is een fantastisch trainer, veel beter dan ik.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Soţia mea nu are nevoie de hrană - e un dresor foarte bun, mult mai bun decât sunt eu.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Η γυναίκα μου δεν χρειάζεται φαγητό -- είναι πολύ καλή εκπαιδεύτρια, πολύ καλύτερη από ότι είμαι εγώ.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Моей жене не нужна еда - она великолепный дрессировщик, намного лучше, чем я.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.На жена ми не й е нужна храна - тя е страхотен треньор, много по-добър от мен.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.אשתי לא צריכה אוכל - היא מאלפת מצוינת, הרבה יותר טובה ממני.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.زوجتي لا تحتاج للطعام -- أنها مدربة عظيمة، أفضل مني.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.私よりもです。 わたしも食べ物は使わないが、通常の飼い主には必要です。
Karşımızdaki ötekileştirici güçlere rağmen birbirimizi eğitmemiz gerekiyor.Det är absolut nödvändigt att vi undervisar varandra, trots krafterna som är mot oss.
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.A mimochodem, nejlepší ochrana před populační explozí je vytvořit svět vzdělaný a zdravý.
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.A mimochodom, najlepšou obranou proti populačnej explózii je urobiť svet vzdelaným a zdravým.
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.A propósito, a maior proteção contra a explosão populacional é tornar o mundo instruído e saudável.
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.아시다시피, 인구 폭발을 방지하는 가장 좋은 방법은 세계인을 교육시키고
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.Por cierto, la mejor protección contra la explosión demográfica es dotar al mundo de educación y salud.
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.Tak poza tym, najlepszą ochroną przed boomem demograficznym jest świat wykształcony i zdrowy.
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.Và nhân tiện, giải pháp tốt nhất chống lại bùng nổ dân số là làm cho thế giới được giáo dục và khỏe mạnh.
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.ודרך אגב, ההגנה הטובה ביותר נגד התפוצצות אוכלוסין היא להפוך את העולם למשכיל
Ki bu arada, nüfus patlamasına karşı en iyi koruma dünyayı eğitmek ve sağlıklı yapmak.وعلى فكرة، أكبر حماية ضد الانفجار السكاني هو جعل العالم مثقف