eğitme ile cümle
eğitme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gerçekten eğitmen diploman mı var?Vous avez vraiment un diplôme d'enseignant ?
Gerçekten eğitmen diploman mı var?Αλήθεια έχεις πιστοποιητικό διδασκαλίας;
Gerçekten eğitmen diploman mı var?لذيك حقا مؤهلات للتدريس؟
Girişimcinin, işçilerinin işleriyle ilgili eğitme ve öğretme sorumluluğu vardır.Como empresario, es su responsabilidad que los trabajadores se familiaricen con la tarea a realizar.
Girişimcinin, işçilerinin işleriyle ilgili eğitme ve öğretme sorumluluğu vardır.En tant qu’entrepreneur, la responsabilité d’initier vos employés aux tâches de travail vous incombe.
Girişimcinin, işçilerinin işleriyle ilgili eğitme ve öğretme sorumluluğu vardır.Som företagare har du ansvaret för att ge arbetstagarna inskolning i arbetsuppgifterna.
Girişimcinin, işçilerinin işleriyle ilgili eğitme ve öğretme sorumluluğu vardır.Yrittäjänä sinulla on vastuu työntekijöiden perehdyttämisestä tehtäviin.
Girişimcinin, işçilerinin işleriyle ilgili eğitme ve öğretme sorumluluğu vardır.Предприниматель несёт ответственность за ознакомление своих сотрудников с их служебными обязанностями.
Girişimcinin, işçilerinin işleriyle ilgili eğitme ve öğretme sorumluluğu vardır.كممارس للعمل الحر فإنك مسؤول عن أقلمة العمال على وظائفهم.
Görevim, sizi uzaydaki fiziksel ve ruhsal zorluklara karşı eğitmek.Sen lisäksi valmistan teitä avaruustyön kovuuteen-
Görevim, sizi uzaydaki fiziksel ve ruhsal zorluklara karşı eğitmek.- skal jeg lære jer at klare påvirkningerne i rummet -
Görevim, sizi uzaydaki fiziksel ve ruhsal zorluklara karşı eğitmek.?כמה זה עלה, 400 דולר
Görevim, sizi uzaydaki fiziksel ve ruhsal zorluklara karşı eğitmek.مهمتى أن أدربكم على التعامل مع العقل والطبيعية الجسدية للعمل في الفضاء
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Ada harus mendidik warga.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.A népességet kell oktatni.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Bisogna istruire la popolazione.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Hay que educar a la población.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Je moet de bevolking opleiden.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Ludność trzeba edukować.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Man måste utbilda befolkningen.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Man muss die Bevölkerung aufklären.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Man skal uddanne befolkningen.
Halkı eğitmeniz gerekiyor. Şeyh Sayid bunu oldukça iyi bir şekilde yaptı.E o Xeque Sayed fê-lo de uma forma francamente boa.
Halkı eğitmeniz gerekiyor. Şeyh Sayid bunu oldukça iyi bir şekilde yaptı.Phải giáo dục nền dân số. và Sheikh Sayed đã làm điều đó khá tốt.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Trebuie să educi populaţia.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Vous devez éduquer la population.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Πρέπει να ενημερώσεις τον πληθυσμό.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Повышать осведомленность населения.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Треба відповідно виховувати населення.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Трябва да образовате населението.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Alors on a finit par trouver une super solution: on forme des grands-mères.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Aşa că am venit cu o soluţie grozavă: să instruim bunicile.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Joten löysimme hienon ratkaisun: opetetaan isoäitejä.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Našli jsme skvělé řešení: školíme babičky.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Por eso se nos ocurrió una gran solución: enseñar a las abuelas.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Por isso, desencantámos uma ótima solução: treinar as avós.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Quindi abbiamo trovato una soluzione grandiosa: insegniamo alle nonne.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Så vi kom på en god løsning: træn bedstemødre.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Támadt tehát egy remek ötletünk: tanítsuk be a nagymamákat.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Vì thế, chúng tôi đã phát hiện ra một phương pháp rất hay: đào tạo những bà cụ.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Znaleźliśmy rozwiązanie: uczymy babcie.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.И така, измислихме перфектното решение: да обучаваме баби.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Поэтому мы пришли к замечательному решению — обучать бабушек.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.Тож ми знайшли чудове рішення: навчати бабусь.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.我哋諗到一個好辦法,就係訓練阿婆
Hiç kimse yurttaşını, kardeşini, Rabbi tanı diye eğitmeyecek. Çünkü küçük büyük hepsi tanıyacak beni.또 각각 자기 나라 사람과 각각 자기 형제를 가르쳐 이르기를 주를 알라 하지 아니할 것은 저희가 작은 자로부터 큰 자까지 다 나를 앎이니라
Hiç kimse yurttaşını, kardeşini, Rabbi tanı diye eğitmeyecek. Çünkü küçük büyük hepsi tanıyacak beni.ולא ילמדו עוד איש את רעהו ואיש את אחיו לאמר דעו את יהוה כי כולם ידעו אותי למקטנם ועד גדולם׃
Hiç kimse yurttaşını, kardeşini, Rabbi tanı diye eğitmeyecek. Çünkü küçük büyük hepsi tanıyacak beni.ولا يعلّمون كل واحد قريبه وكل واحد اخاه قائلا اعرف الرب لان الجميع سيعرفونني من صغيرهم الى كبيرهم.
Hiç kimse yurttaşını, kardeşini, Rabbi tanı diye eğitmeyecek. Çünkü küçük büyük hepsi tanıyacak beni.他 們 不 用 各 人 教 導 自 己 的 鄉 鄰 、 和 自 己 的 弟 兄 、 說 、 你 該 認 識 主 . 因 為 他 們 從 最 小 的 到 至 大 的 、 都 必 認 識 我
Hiç kimse yurttaşını, kardeşini, Rabbi tanı diye eğitmeyecek. Çünkü küçük büyük hepsi tanıyacak beni.他 們 不 用 各 人 教導 自己 的 鄉鄰 、 和 自己 的 弟兄 、 說 、 你 該認識 主 . 因為 他 們從 最 小 的 到 至 大 的 、 都 必 認識我
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Een Tanzaniaanse trainer, die de vaardigheden aanleert aan drie Mozambikaanse kerels.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Ein tansanischer Trainer, der sein Wissen an diese drei einheimischen Kollegen weitergibt.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Jeden tanzański treser, który przekazuje swoje umiejętności trzem mozambijskim współpracownikom.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Jeden tanzánsky tréner, ktorý učí zručnosti týchto troch mozambických kolegov.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Seorang pelatih dari Tanzania, yang mentransfer keahliannya kepada ketiga orang Mozambik ini.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Tanzániai szakemberünk három mozambiki társának tanítja meg az alapokat.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Um treinador da Tanzânia, o qual transfere o conhecimento para estes três companheiros de Moçambique.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Un entraîneur tanzanien, qui transmet ses compétences à ces trois collègues mozambicains.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Un entrenador de Tanzania, quien transmite sus habilidades a estos 3 compañeros de Mozambique.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Un istruttore della Tanzania che addestra questi tre Mozambicani.