eğitme ile cümle
eğitme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Aynı zamanda her birinizi rol yapma eğitmeni olarak gelecekteki robotlar için kullanabilirim.コーチとして活用することができます 中ほどの席の方には
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Aj pre mňa je ľahké vyškoliť niekoho, kto už má skúsenosť s vlastným postihnutím.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Anche per me è facile insegnare a qualcuno che ha già affrontato l'esperienza dell'invalidità.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.A pro mě je to také snadné vyškolit někoho, kdo už prošel zkušeností handicapu.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.És könnyű nekem is, hogy olyan valakit képezzek, aki már tapasztalta a fogyatékosságot.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Et il est facile pour moi aussi de former quelqu'un qui est déjà passé par l'expérience du handicap.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Iar pentru mine e mai ușor să instruiesc pe cineva care a știut odată cum e să ai o dizabilitate.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.또한 이미 장애를 경험 해 본 사람을 훈련하는 건 어렵지가 않습니다.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Para mim também é fácil treinar alguém que já tenha passado pela experiência da incapacidade.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Và điều này cũng dễ dàng hơn cho tôi trong việc đào tạo ai đó người mà đã trải nghiệm qua sự tàn tật.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Voor mij is het ook gemakkelijk om iemand te trainen die zijn mogelijkheden al heeft leren kennen.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Wtedy i ja mam ułatwione zadanie, kiedy ćwiczę kogoś, kogo doświadczyła niepełnosprawność.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Y me resulta sencillo entrenar a alguien que ha pasado por esa experiencia.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Είναι εύκολο για μένα να εκπαιδεύσω κάποιον που έχει περάσει ήδη την δοκιμασία της αναπηρίας.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.И не е никак лесно за мен да обуча някого, който е преживял нещастието да бъде инвалид.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Мне и самому легче тренировать того, кто прошел через инвалидность.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.קל לי הרבה יותר לאמן מישהו
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.ومن السهل بالنسبة لي أيضا أن أدرب شخصا ما خضع بالفعل لتجربة الإعاقة.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.訓練する方が利にかなっているのです 本当です 覚えの早いこと- 動機が違います
Bakış açımıza göre, sıradan bir işçi olan Mildred, şimdi bir " robot eğitmeni "Dan visi kami adalah bahwa Mildred, pekerja lini produksi menjadi Mildred pelatih robot.
Bakış açımıza göre, sıradan bir işçi olan Mildred, şimdi bir " robot eğitmeni "그리고 우리의 목표는 현장 작업자인 밀드레드가 로봇 트레이너가 되는것입니다
Bakış açımıza göre, sıradan bir işçi olan Mildred, şimdi bir " robot eğitmeni "Onze visie is dat Mildred die aan de lopende band werkt, Mildred de robottrainer wordt.
Bakış açımıza göre, sıradan bir işçi olan Mildred, şimdi bir " robot eğitmeni "Und unsere Vision ist daher, dass die Fließbandarbeiterin Mildred zur Robotertrainerin Mildred wird.
Bakış açımıza göre, sıradan bir işçi olan Mildred, şimdi bir " robot eğitmeni "Và với tầm nhìn của chúng tôi thì Mildred từ người công nhân dây chuyền sẽ trở thành một huấn luyện robot.
Bakış açımıza göre, sıradan bir işçi olan Mildred, şimdi bir " robot eğitmeni "Viziunea noastră e că Mildred, care e muncitor de linie, devine Mildred, instructorul de roboți.
Bakış açımıza göre, sıradan bir işçi olan Mildred, şimdi bir " robot eğitmeni "W naszej wizji Mildred - robotnica taśmowa, staje się trenerką robotów.
Bakış açımıza göre, sıradan bir işçi olan Mildred, şimdi bir " robot eğitmeni "Έτσι το όραμά μας είναι η Μίλντρεντ από εργάτρια στην παραγωγή να γίνει η Μίλντρεντ η εκπαιδεύτρια ρομπότ.
Bakış açımıza göre, sıradan bir işçi olan Mildred, şimdi bir " robot eğitmeni "И поэтому наше видение в том, чтобы Милдред, линейный работник, стала Милдред, которая тренирует роботов.
Bakış açımıza göre, sıradan bir işçi olan Mildred, şimdi bir " robot eğitmeni "Тож на наш погляд, Мілдред, яка працює на конвеєрі, стає тренером робота.
Bakış açımıza göre, sıradan bir işçi olan Mildred, şimdi bir " robot eğitmeni "החזון שלנו הוא שמילדרד שהיא פועלת קו ייצור תהפוך למילדרד מאמנת הרובוטים.
Bakış açımıza göre, sıradan bir işçi olan Mildred, şimdi bir " robot eğitmeni "ورؤيتنا تتمثل في ميلدريد العاملة على الخط تصبح ملدريد مدربة الروبوت
Bakış açımıza göre, sıradan bir işçi olan Mildred, şimdi bir " robot eğitmeni "「ロボット訓練者」にしたいのです 労働者は技量を上げます
Belediyeler de çocuklara ve gençlere yönelik eğitmenler gözetiminde faaliyetler düzenlemektedir.Asimismo, también los ayuntamientos organizan actividades dirigidas a niños y jóvenes.
Belediyeler de çocuklara ve gençlere yönelik eğitmenler gözetiminde faaliyetler düzenlemektedir.Les communes organisent aussi des activités destinées aux enfants et aux jeunes.
Belediyeler de çocuklara ve gençlere yönelik eğitmenler gözetiminde faaliyetler düzenlemektedir.Myös kunnat järjestävät lapsille ja nuorille suunnattua ohjattua toimintaa.
Belediyeler de çocuklara ve gençlere yönelik eğitmenler gözetiminde faaliyetler düzenlemektedir.Också kommunerna ordnar aktiviteter för barn och unga.
Belediyeler de çocuklara ve gençlere yönelik eğitmenler gözetiminde faaliyetler düzenlemektedir.Коммуны также организуют для детей и молодёжи различные виды деятельности.
Belediyeler de çocuklara ve gençlere yönelik eğitmenler gözetiminde faaliyetler düzenlemektedir.كذلك تقوم البلديات بتنظيم نشاطات موجهة للأطفال وللشباب.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Ce que nous voyons probablement de plus important, ce sont les enfants qui enseignent aux parents.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Có lẽ điều quan trọng nhất chúng tôi thấy được đó là trẻ em dạy lại ba mẹ chúng.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Das wahrscheinlich Wichtigste, das wir beobachten können sind Kinder die ihre Eltern unterrichten.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.아마도 가장 중요한 변화로 꼽아야 할 것은 아이들이 그들의 부모님을 가르치기 시작했다는 것입니다
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Mungkin hal paling penting yang kami lihat adalah anak-anak mengajari orang tua mereka.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Pravděpodobně nejdůležitější věc, kterou pozorujeme, je to, že děti učí rodiče.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Prawdopodobnie najważniejsze jest jednak to, że dzieci uczą rodziców.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Probabil cel mai important lucru pe care-l vedem este copii predând părinţilor.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Probablemente lo más importante que observamos es niños enseñándoles a sus padres.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Provavelmente a coisa mais importante que vemos são as crianças a ensinar os pais.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Valószínűleg a legfontosabb dolog, amit látunk, hogy a gyerekek tanítják a szüleiket.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Waarschijnlijk het belangrijkste effect is dat kinderen hun ouders onderwijzen.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Πιθανώς, το πιο σημαντικό πράγμα που βλέπουμε είναι ότι τα παιδιά διδάσκουν τους γονείς.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Вероятно най-важното, което виждаме, е как деца обучават родителите си.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Можливо найважливіша річ, яку ми спостерігаємо, це те, що діти навчають батьків.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Наверное, самое важное из того, что мы видим, это то, что дети учат родителей.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.והדבר החשוב ביותר שראינו הוא ילדים שמלמדים את הוריהם.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.محتمل أن أهم شئ نراه هو تعليم الأطفال لآبائهم.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.子供たちが両親に教える事です 自分たちのラップトップを持ち それを自宅に持って帰る
Ben Andy Brown, bu kursun eğitmeniyim ve işte burda İtalya Siracusa'dayız.Eu sou Andy Brown, o instrutor deste curso, e estamos em Siracusa, Itália.
Ben Andy Brown, bu kursun eğitmeniyim ve işte burda İtalya Siracusa'dayız.Ich bin Andy Brown, der Dozent dieses Kurses, und ich befinde mich hier in Siracusa, Sizilien (Italien).
Ben Andy Brown, bu kursun eğitmeniyim ve işte burda İtalya Siracusa'dayız.Ik ben Andy Brown, de presentator voor deze cursus, en hier zijn we, op locatie in Siracusa, Italië.