eğilim ile cümle
eğilim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Si nous pouvions le faire, voudrions-nous enlever aux gens le biais d'optimisme ?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Si podemos hacerlo, ¿querríamos quitarle a la gente la predisposición al optimismo?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Wenn wir es tun könnten, würden wir Leuten den Hang zum Optimismus wegnehmen?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Zouden we de optimisme-tendens bij mensen willen wegnemen?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Αν μπορούσαμε, θα θέλαμε να αφαιρέσουμε την προκατάληψη της αισιοδοξίας από τους ανθρώπους;
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Ако можем да направим това, дали искаме да отстраним отклонението към оптимизъм на хората?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Если бы могли так сделать, захотели ли бы мы лишить людей склонности к оптимизму?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Якщо б ми могли це зробити, чи хотіли б ми позбавити людей відхилень в оптимізмі?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?אם היינו יכולים לבצע זאת, האם נרצה להעלים את הטיית האופטימיות של אנשים?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?إن أمكننا ذلك، أنرغب في انتزاع ميل الناس للتفاؤل؟
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?楽観主義バイアスのさまざまな利点については 既に触れましたので
Bunu yapmak ne kadar eğilimli olduğumuza bağlı. . .Для того, чтобы найти S, надо определить угол его наклона.
Bu örnekler bir eğilimi belirtir.Aceste exemple indică o tendinţă.
Bu örnekler bir eğilimi belirtir. Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.אז אני מקווה שאתם מקבלים מושג מסוים.
Bu örnekler bir eğilimi belirtir.Ces exemples indiquent une tendance.
Bu örnekler bir eğilimi belirtir.Dessa exempel påvisar en trend.
Bu örnekler bir eğilimi belirtir.Deze voorbeelden geven een trend aan.
Bu örnekler bir eğilimi belirtir.Diese Vorbilder deuten einen Trend an.
Bu örnekler bir eğilimi belirtir.Estos ejemplos indican una tendencia.
Bu örnekler bir eğilimi belirtir.이런 예들은 트렌드를 보입니다.
Bu örnekler bir eğilimi belirtir.Những ví dụ này chỉ ra một xu hướng.
Bu örnekler bir eğilimi belirtir.Questi esempi indicano una tendenza.
Bu örnekler bir eğilimi belirtir.Te przykłady wskazują na trend.
Bu örnekler bir eğilimi belirtir.Tyto příklady ukazují trend.
Bu örnekler bir eğilimi belirtir.Αυτά τα παραδείγματα δείχνουν μία τάση.
Bu örnekler bir eğilimi belirtir.Тези примери показват тенденция.
Bu örnekler bir eğilimi belirtir.Эти примеры наводят на мысль о тенденции.
Bu örnekler bir eğilimi belirtir.هذه الأمثلة تبين اتجاها.
Bu örnekler bir eğilimi belirtir.私が作ったのではありませんし 偶然できたものでもありません
Burada görülen eğilimler bir olasılıkla daha sonra daha yaşlı kohortlarda görülmeye devam edecektir.De mönster som fastställdes här kommer sannolikt senare att påverka
Burada görülen eğilimler bir olasılıkla daha sonra daha yaşlı kohortlarda görülmeye devam edecektir.De mønstre, der ses her, vil formentlig senere slå igennem i ældre kohorter.
Burada görülen eğilimler bir olasılıkla daha sonra daha yaşlı kohortlarda görülmeye devam edecektir.Die hier festgestellten Muster werden sich wahrscheinlich später in den älteren Alterskohorten fortsetzen.
Burada görülen eğilimler bir olasılıkla daha sonra daha yaşlı kohortlarda görülmeye devam edecektir.Erre példa a kokainvakcina, amelyet most egy széles körű kísérletben tesztelnek Európában.
Burada görülen eğilimler bir olasılıkla daha sonra daha yaşlı kohortlarda görülmeye devam edecektir.Heidän keskuudessaan havaitut käyttötavat ilmenevät myöhemmin todennäköisesti myös vanhemmissa ikäkohorteissa.
Burada görülen eğilimler bir olasılıkla daha sonra daha yaşlı kohortlarda görülmeye devam edecektir.Patronen die hier worden waargenomen, komen later vaak terug bij oudere leeftijdsgroepen.
Burada görülen eğilimler bir olasılıkla daha sonra daha yaşlı kohortlarda görülmeye devam edecektir.Schematy obecne w tej grupie prawdopodobnie przenikną także do starszych grup wiekowych.
Burada görülen eğilimler bir olasılıkla daha sonra daha yaşlı kohortlarda görülmeye devam edecektir.Vzory, ktoré tu boli zistené, sa pravdepodobne prenesú do starších vekových skupín.
Burada görülen eğilimler bir olasılıkla daha sonra daha yaşlı kohortlarda görülmeye devam edecektir.Zde zjištěné vzorce pravděpodobně později přejdou do starších věkových skupin.
Burada söz konusu olan en önemli risk yeni bir eğilim yaratılmasıdır.En l’espèce, le risque ultime est d’inventer une nouvelle tendance inexistante.
Burada söz konusu olan en önemli risk yeni bir eğilim yaratılmasıdır.La creación de una nueva tendencia constituye el máximo riesgo en este caso.
Burada söz konusu olan en önemli risk yeni bir eğilim yaratılmasıdır.Качественные данные: контекст
Buraya gelmek ve ticaret yapmak isteyen firmaların yarattığı eğilim ve hızdaki artışı hissetmek bile güzel.아프리카로 진출하고 싶은 기업들과 교역 관련한 결정의 내용을 넓히고 속도를 증가시키기위해 대화를 하는 자리입니다
Buraya gelmek ve ticaret yapmak isteyen firmaların yarattığı eğilim ve hızdaki artışı hissetmek bile güzel.לשמוע את הדיאלוג הזה שהולך ומתגבר בעצמתו ומהירותו על החלטות בנוגע למסחר וחברות שרוצות להגיע
Buraya gelmek ve ticaret yapmak isteyen firmaların yarattığı eğilim ve hızdaki artışı hissetmek bile güzel.لسماع هذا الحوار الذي يزيد فحوى وسرعة، لقرارت عن التجارة والشركات التي تريد أن تأتي.
Buraya gelmek ve ticaret yapmak isteyen firmaların yarattığı eğilim ve hızdaki artışı hissetmek bile güzel.取引を促進し、参加したいと考える企業が増えています まず最初に、南アフリカについて少し話しましょう
Burjuvazi, her zaman özgürlüğü kaosla açıklama eğilimindedir.Buržoazie vždycky nazývala svobodu chaosem.
Burjuvazi, her zaman özgürlüğü kaosla açıklama eğilimindedir.Mamy zorganizowany entuzjazm a nie nieporządek.
Burjuvazi, her zaman özgürlüğü kaosla açıklama eğilimindedir.Mi smo irganizirali navdušenje, ne podrejenost.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Af den grund er antallet af beslaglæggelser undertiden en bedre indikator for tendenser.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.A lefoglalások száma emiatt sokszor inkább a tendenciákat jelzi.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Aus diesem Grund gilt die Zahl der Sicherstellungen zuweilen als der bessere Indikator für Tendenzen.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Av den anledningen anses det i många länder att antalet beslag är en bättre trendindikator.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.C’est la raison pour laquelle le nombre de saisies est parfois un meilleur indicateur de tendance.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Daarom is het aantal inbeslagnames soms een betere indicatie voor trends.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Daarom is het aantal vangsten soms een betere indicatie voor trends.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Därför är antalet beslag ibland en bättre indikator på trenderna.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Din acest motiv, num≤rul capturilor este uneori un indicator mai bun al tendin†elor.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Emiatt a lefoglalások száma olykor pontosabb mutatót ad a tendenciákról.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Per tale motivo il numero di intercettazioni è considerato talvolta un migliore indicatore di tendenza.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Pomemben sestavni del te podobe so različni proizvodi iz konoplje, ki so trenutno na voljo na evropskem trgu.
İlgili Sayfalar