eğilim ile cümle
eğilim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Por esta razão, o número de apreensões é, por vezes, um melhor indicador das tendências.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Por esta razón, en ocasiones el número de incautaciones es un mejor indicador de las tendencias.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Pour cette raison, le nombre de saisies réalisées est parfois un meilleur indicateur des tendances.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Tästä syystä takavarikkojen lukumäärä kertoo enemmän suuntauksista.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Zato je število zasegov včasih boljši kazalec trendov.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Z tego powodu liczba konfiskat jest czasem lepszym wskaźnikiem trendów.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Z tohoto důvodu je někdy lepším ukazatelem trendu počet záchytů.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Z tohto dôvodu je niekedy počet zachytení lepším ukazovateľom trendov.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Για το λόγο αυτόν, ο αριθµός των κατασχέσεων είναι µερικές φορές καλύτερος δείκτης τάσεων.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Για το λόγο αυτό ο αριθµός των κατασχέσεων είναι µερικές φορές καλύτερος δείκτης τάσεων.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Поради тази причина броят на конфискациите понякога е по-добър индикатор за тенденциите.
Bu sebeple, ele geçirmelerin sayısı bazen eğilimlerin daha iyi bir göstergesidir.Поради тази причина броят на конфискациите понякога е по-добър показател за тенденциите.
Bu sembol de yine, bu balık benzeri sembollerce takip edilme eğiliminde.그리고는 이런 물고기 모양의 형상, 그리고 다른 형상들이 나오는데
Bu sembol de yine, bu balık benzeri sembollerce takip edilme eğiliminde.אחרי סימן זה יכולים לבוא סימנים אלה דמויי דגים וכמה סימנים אחרים,
Bu sembol de yine, bu balık benzeri sembollerce takip edilme eğiliminde.يمكن هذا الرمز بدوره يتبع بواسطة هذه الرموز، مثل الأسماك وبعض العلامات الأخرى،
Bu sembol de yine, bu balık benzeri sembollerce takip edilme eğiliminde.魚のような記号や その他の記号が現れますが 下にある記号は決して現れません
Bu sistem ayrıca psikoaktif madde kullanımındaki potansiyel olarak zararlı yeni eğilimleri de izlemektedir.Detta system övervakar också potentiellt skadliga nya trender i användningen av psykoaktiva ämnen.
Bu sistem ayrıca psikoaktif madde kullanımındaki potansiyel olarak zararlı yeni eğilimleri de izlemektedir.Dette system overvåger også potentielt skadelige nye tendenser i brugen af psykoaktive stoffer.
Bu sistem ayrıca psikoaktif madde kullanımındaki potansiyel olarak zararlı yeni eğilimleri de izlemektedir.Dit systeem volgt tevens potentieel schadelijke nieuwe trends in het gebruik van psychoactieve stoffen.
Bu sistem ayrıca psikoaktif madde kullanımındaki potansiyel olarak zararlı yeni eğilimleri de izlemektedir.Po številu zasegov in količini zaseženega amfetamina je bilo Združeno kraljestvo vedno država, kjer se je
Bu sistem ayrıca psikoaktif madde kullanımındaki potansiyel olarak zararlı yeni eğilimleri de izlemektedir.Tento systém tiež monitoruje potenciálne škodlivé nové trendy v užívaní psychoaktívnych látok.
Bu sistem ayrıca psikoaktif madde kullanımındaki potansiyel olarak zararlı yeni eğilimleri de izlemektedir.Το σύστηµα αυτό piαρακολουθεί εpiίσης δυνητικά εpiιβλαβείς νέες τάσεις στη χρήση ψυχοδραστικών ουσιών.
Bu sistem ayrıca psikoaktif madde kullanımındaki potansiyel olarak zararlı yeni eğilimleri de izlemektedir.По отношение на броя на конфискациите и иззетите количества, Обединеното кралство неотменно е на първо място
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.Ficámos admirados com estes resultados porque pudemos eliminar uma tendência arraigada nos seres humanos.
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.저희는 인간에게 뿌리 깊이 심어져 있던 편견을 제거 할 수 있었기에 매우 놀라웠습니다.
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.Tyto výsledky nás velmi překvapily, protože se nám povedlo odstranit hluboce zakořeněnou lidskou tendenci.
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.We waren echt verbaasd door deze resultaten want we konden een diepgewortelde neiging wegnemen in mensen.
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.Zadziwił nas taki wynik badań. Byliśmy w stanie zatrzymać proces zakorzeniony w naturze człowieka.
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.Бяхме удивени от тези резултати, защото можахме да отстраним дълбоко вкоренено отклонение в хората.
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.Ми були дуже здивовані цими результатами, тому, що ми могли виключити глибоко вкорінені упередження в людей.
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.היינו די בהלם מהתוצאות הללו מכיוון שהצלחנו לבטל הטייה הטבועה עמוק בטבע האדם.
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.لقد دُهشنا تماماً لهذه النتائج لأنّنا تمكنّا من إقصاء ميلٍ إنسانيّ متجذّرٍ.
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.人間の脳に奥深く根付くバイアスを 取り除くことに成功したからです この時点で実験を止めて 考えました
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).Aceasta corespunde tendin†elor raportate privind num≤rul de pacien†i sub tratament (vezi Capitolul 2).
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).Dane te są zgodne z tendencjami dotyczącymi liczby pacjentów poddawanych leczeniu (patrz rozdział 2).
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).Detta motsvarar rapporterade trender för antalet klienter i behandling (se kapitel 2).
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).Dette er i tråd med de indberettede tendenser med hensyn til antallet af klienter i behandling (se kapitel 2).
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).I quantitativi consumati si sono stabilizzati in entrambe le regioni tra il 1997 e il 2000, ma da
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).Tämä vastaa hoidossa olevien asiakkaiden määrissä havaittuja suuntauksia (katso luku 2).
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).To odpovídá hlášeným trendům v počtu klientů podstupujících tuto léčbu (viz kapitola 2).
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).Toto sa zhoduje s trendmi uvádzanými v počtoch liečených pacientov (pozri kapitolu 2).
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).To ustreza zabeleženim trendom glede števila oseb na zdravljenju (glej poglavje 2).
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).Αυτό συνάδει µε τις αναφερόµενες τάσεις όσον αφορά τον αριθµό των ατόµων υpiό θεραpiεία (βλέpiε κεφάλαιο 2).
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz.Това съответства на отчетените тенденции за броя на пациентите, подложени на лечение (вж. Глава 2).
Bu yeni eğilimi kullanarak, yeni kriterlerle따라서 이러한 새로운 관점을 가지고
Bu yeni eğilimi kullanarak, yeni kriterlerleאז הודות לתפנית חדשה זו, לאמת-מידה חדשה זו,
Bu yeni eğilimi kullanarak, yeni kriterlerleوباستخدام هذه النظرة الجديدة
Bu yeni eğilimi kullanarak, yeni kriterlerleスターリングエンジンを再検討し
Bu yol daha net, daha kolay ve hataya daha az eğilimli bir yoldur. -זאת דרך הרבה יותר אלגנטית, הרבה יותר פשוטה, עם הרבה פחות אפשרויות לטעות, לחיבור או חיסור של שני וקטורים.
Büyük şirketlerin geçmiş başarıları takviye etme eğilimi vardır.As grandes empresas têm uma tendência intrínseca para reforçar os êxitos do passado.
Büyük şirketlerin geçmiş başarıları takviye etme eğilimi vardır.Companiile mari au o tendinţă înnăscută de a recrea succesul din trecut.
Büyük şirketlerin geçmiş başarıları takviye etme eğilimi vardır.Große Unternehmen haben eine eingebaute Tendenz, vergangene Erfolge zu untermauern.
Büyük şirketlerin geçmiş başarıları takviye etme eğilimi vardır.Grote organisaties hebben een ingebouwde neiging om een vorig succes te versterken.
Büyük şirketlerin geçmiş başarıları takviye etme eğilimi vardır.대기업은 과거의 성공을 유지하려는 경직성이 내재되어 있습니다.
Büyük şirketlerin geçmiş başarıları takviye etme eğilimi vardır.Korporacje zwykle wykorzystują tylko sprawdzone rozwiązania.
Büyük şirketlerin geçmiş başarıları takviye etme eğilimi vardır.Las grandes compañías tienen una tendencia a reforzar el éxito del pasado.
Büyük şirketlerin geçmiş başarıları takviye etme eğilimi vardır.Le grandi aziende tendono di natura a insistere sui successi del passato.
Büyük şirketlerin geçmiş başarıları takviye etme eğilimi vardır.Les grosses sociétés ont une tendance intrinsèque à renforcer les succès passés.
Büyük şirketlerin geçmiş başarıları takviye etme eğilimi vardır.Những công ty lớn có một khuynh hướng muốn củng cố thành công trong quá khứ.
Büyük şirketlerin geçmiş başarıları takviye etme eğilimi vardır.Perusahaan besar secara internal cenderung berusaha mengulang sukses masa lalu
İlgili Sayfalar