eğilim ile cümle
eğilim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Buna eğilimim var.J'ai cette tendance.
Buna eğilimim var.Yo tengo la tendencia.
Buna ne diyeceksiniz? Burjuvazi, her zaman özgürlüğü kaosla açıklama eğilimindedir.Η αστική τάξη πάντα έχει την τάση να προσδιοριζει της ελευθερίας με το χάος
Buna ne diyeceksiniz? Burjuvazi, her zaman özgürlüğü kaosla açıklama eğilimindedir.Буржоазията винаги е склонна да идентифицира свободата като хаос.
Bu ne demek açıklayacağım. Üç eğilime bakıyoruz.Chúng tôi nhìn vào 3 xu hướng.
Bu ne demek açıklayacağım. Üç eğilime bakıyoruz.그 뜻을 설명하자면, 우리는 세 가지 트랜드를 보고 있습니다.
Bu ne demek açıklayacağım. Üç eğilime bakıyoruz.אני אסביר מה זה אומר. אנחנו מדברים על שלוש מגמות.
Bu ne demek açıklayacağım. Üç eğilime bakıyoruz.سأشرح ماذا يعني ذلك , نحن نبحث في ثلاث إتجاهات مختلفة.
Bu ne demek açıklayacağım. Üç eğilime bakıyoruz.これが 今 ゲーム産業で行われていることです
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.그래서 2012년 올림픽 예산을 낙관주의적 편견 때문에 조정을 했습니다.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Also haben sie das Budget für die Olympischen Spiele 2012 auf den Hang zum Optimismus angepasst.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Aşa că au ajustat bugetul olimpic pentru 2012 pentru înclinaţia optimistă.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Dostosowali więc budżet Olimpiady 2012 do optymistycznego nastawienia.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Dus hebben ze het budget voor de Olympische Spelen aangepast aan de optimisme-tendens.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Éppen most igazították ki a 2012-es olimpia költségvetését az elfogult optimizmus figyelembe vételével.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Ils ont donc adapté le budget des JO de 2012 en fonction du biais d'optimisme.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Por isso ajustaram o orçamento para as Olimpíadas de 2012 em função da tendência para o otimismo.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Proto upravili rozpočet olympijských her 2012 s ohledem na optimistická očekávání.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Quindi hanno adeguato il budget per le Olimpiadi del 2012 all'inclinazione all'ottimismo.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Så de har justerat budgeten för de olympiska spelen 2012 på grund av optimistiska förväntningar.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Så de har justeret det Olympiske budget for 2012 på grund af den optimistiske tilbøjelighed.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Takže upravili rozpočet pre Olympijské hry 2012 pre optimistické skreslenie.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Vì thế họ điều chỉnh ngân sách của Olympic 2012 bởi vì khuynh hướng lạc quan.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Οπότε έχουν προσαρμόσει τον προϋπολογισμό των Ολυμπιακών Αγώνων του 2012 στην προκατάληψη της αισιοδοξίας.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Поэтому бюджет Олимпиады 2012 года был отредактирован с учётом склонности к оптимизму.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Так, вони встановили бюджет проведення Олімпійських ігор 2012 року за оптимістичними упередженнями.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Те измениха бюджета за Олимпийските игри през 2012 г. заради отклонението към оптимизъм.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.ועל כן, הם שינו את התקציב לאולימפיאדת 2012 כך שתתאים להטיית האופטימיות.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.فقد قاموا بتعديل ميزانية الألعاب الأولمبية 2012 باعتبار الميل للتفاؤل.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.楽観主義バイアスを考慮して調整しました 数週間後に結婚する私の友達も
Bu nedenle bu eğilimdir.A to je ten trend.
Bu nedenle bu eğilimdir.Então esta é a tendência.
Bu nedenle bu eğilimdir.Esa es la tendencia.
Bu nedenle bu eğilimdir.그것이 경향이다.
Bu nedenle bu eğilimdir.Ta strzałka pokazuje trend.
Bu nedenle bu eğilimdir.Und das war's auch.
Bu nedenle bu eğilimdir.Ось це і є наша закономірність.
Bu nedenle bu eğilimdir.لذا فهذا هو التدرج
Bu ne gazetecilik yapmak için bir eğilim vardır.É essa a tendência do jornalismo.
Bu ne gazetecilik yapmak için bir eğilim vardır.Αυτό είναι δημοσιογραφία τι έχει την τάση να κάνει.
Bunlar eğimin bütün çeşitleridir fakat umuyorum ki takdir edersiniz bunlar eğilimi ölçüyor.Det er alt sammen forskellige måder at skrive hældningen på.
Bunlar eğimin bütün çeşitleridir fakat umuyorum ki takdir edersiniz bunlar eğilimi ölçüyor.너가 이것들은 경사 값이라는 것을 이해했기를 바래 좌우로 조금 이동하는 동안 톤만큼 올라갈 거야
Bunlar eğimin bütün çeşitleridir fakat umuyorum ki takdir edersiniz bunlar eğilimi ölçüyor.Toto jsou různé způsoby zápisu směrnice, která vyjadřuje sklon.
Bunlar eğimin bütün çeşitleridir fakat umuyorum ki takdir edersiniz bunlar eğilimi ölçüyor.Тези всичките са различни вариации на наклона, но дано разбирате, че те измерват наклонеността.
Bunlar meydana gelen eğilimlerdir.Astea sunt tendințele din prezent.
Bunlar meydana gelen eğilimlerdir.Ce sont les tendances qui sont en train de se mettre en place.
Bunlar meydana gelen eğilimlerdir.Das sind die aktuellen Trends.
Bunlar meydana gelen eğilimlerdir.Estas son tendencias que están teniendo lugar.
Bunlar meydana gelen eğilimlerdir.이것이 오늘날의 트렌드입니다.
Bunlar meydana gelen eğilimlerdir.Sono queste le tendenze in corso.
Bunlar meydana gelen eğilimlerdir.To są aktualne trendy.
Bunlar meydana gelen eğilimlerdir.Toto sú dominantné trendy súčasnosti.
Bunlar meydana gelen eğilimlerdir.Αυτές είναι οι τάσεις που λαμβάνουν χώρα.
Bunlar meydana gelen eğilimlerdir.Вот такие процессы происходят.
Bunlar meydana gelen eğilimlerdir.Това са тенденциите понастоящем.
Bunlar meydana gelen eğilimlerdir.אלו הדברים שקורים
Bunlar meydana gelen eğilimlerdir.هذا هو الإتجاه الذي يأخذ مكانه.
Bunlar meydana gelen eğilimlerdir.しかし、投資を決める際にする質問は主に
Bunu burada TED' de duydum. İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.Druhým základem je "férovost na obě strany".
Bunun bir kısmını harcayacaklardır. Burada marjinal tüketme eğilimi devreye girer.사람들은 더 소비한다는 거고, 한계소비성향이 등장하죠. 우린 이 성향이 일정할 것이라고 가정하고 있습니다.
İlgili Sayfalar