Eğer bu abartma gibi duyuluyorsa Fermi ile ilgili her şey abartma gibi duyulur.”Ha ez túlzásnak hangzik, akkor Fermiről bármi túlzásnak hangzik".
Bazı durumlarda, güvenli servisler sağlayabilmek için atılması gerekli olan ek adımlara ihtiyaç duyulur.Néhány helyzetben további lépéseket kell alkalmazni, hogy biztonságos szolgáltatásokat nyújthassunk.
Bu sırada yaklaşan trenin sesi duyulur.Tudja, hogy mikor jön a következő vonat?
Gece hoş sesleri duyulur.Hallom az este hangjait.
Yazları Almanca ve İtalyanca da sık duyulur.Hivatalos nyelv a katalán és a spanyol, de nyáron igen gyakori a német és az olasz.
Dolayısıyla çok sayıda çoban köpeğine ihtiyaç duyulurdu.Nyilvánvaló, hogy a grönlandi kutyának sok mozgásra van szüksége.
Durum köyde duyulur.A faluban emléktáblája látható.
Zaten bir süre sonra da polis sirenleri duyulur.A távolból halljuk a megérkező rendőrautók szirénáját.
Geceleri tüyler ürperten sesler duyulur.Éjszaka puskaropogás hangjait lehetett hallani.
Waltraute uzaklaşırken uzaktan Siegfried’in borusu duyulur.A stroopwafel-sátrat messziről fel lehet ismerni a meleg szirup illatáról.
Büyük kahin Calchas'ın sesi koronun karmaşık sesleri üzerinden duyulur.Toisaalta kornetin äänen kirkkautta on lisätty päinvastaisilla toimenpiteillä.
Eğer akınıt yok iste iki kritere ihtiyaç duyulur.Jos epäily on perätön, joutuu nostamaan kaksi.
Carl geyiğe doğru yaklaşırken, uzaktan bir silah sesi duyulur.Alicen paetessaan metsään, kuulemme kaukaisia aseenlaukauksia.
Geceleri tüyler ürperten sesler duyulur.Myöhemmin yöllä lapset heräävät äänekkääseen räsähdykseen.
Ardından bir silah sesi duyulur.Ύστερα από λίγο ακούγεται ένας πυροβολισμός.
Büyüklere ve özellikle anne babaya çok saygı duyulur.Αυτό πρέπει πολύ σοβαρά να προσέξουν οι γονείς και προ παντός η μητέρα.
Olay ülkenin gündemine oturur ve ismi tüm yurtta duyulur.Ξεπέρασε τα σύνορα της πατρίδας του και ακούστηκε σε όλο τον κόσμο.
Özellikle bir aktivite ile uğraşırken suya ihtiyaç duyulur.Εννοώ, περπάτημα πάνω στο νερό; Χρειάζεται... μια πράξη πίστης.
Fransa'da Fontainebleau ormanında kış Bir prelüd ve odun kesen işçilerin ve karılarının korosu duyulur.Το δάσος του Φονταινεμπλώ τον χειμώνα Πρελούδιο και χορωδία ξυλοκόπων και των συζύγων τους ακούγεται.
Jack, Kate'in çadırdan çıktığını görür ve silah sesi duyulur.Jack ser Kate forlade teltet og de hører et pistolskud.
Genellikle geceleri duyulur.Den høres ofte om natten.
Temel biçim, teknik bir ortam yoluyla insan tarafından görülür/duyulur/hissedilir hale getirilir.Alt vises/fortælles fra et realistisk synspunkt.
Mezarlıklar her zaman kutsal yerler olarak görülür ve saygı duyulur.Helgener holdes i minde og ære af de troende.
Bu konumda ses sinyalleri daha iyi duyulur.Og er signalet stærk nok høres lydsignalet.
(Türkçe: Hadi üstündekileri çıkar!) sözleri duyulur.Fortrinnsvis i fremmedord høres der ao (uttalt som , av og til som ).
Jack, Kate'in çadırdan çıktığını görür ve silah sesi duyulur.Jack ser Kate forlate teltet, og hører pistolen bli avfyrt.
Ardından bir silah sesi duyulur.Øyeblikk senere hørtes et skudd.
Antik Mısır'da müzik tapınaklarda sıkça duyulurdu.Vi hører skrekkhistorier fra iranske fengsel.
Bu konumda ses sinyalleri daha iyi duyulur.Til gjengjeld blir det mer støy i signalet.
Filmin sonunda geleneksel bir şarkı duyulur.Den synges til en tradisjonell melodi.
Ona saygı duyulur.BagiNya pujaan.
Genellikle geceleri duyulur.Tidak jarang pula suara ini terdengar di malam hari.
Tam bu sırada davul sesleri duyulur.Disaat itu suara kembang api sudah terdengar.
Bu sesler oldukça yumuşak ve tatlı duyulur.Suaranya lembut dan manis.
İlk beş dakikasında Nocturne in C Sharp Minor duyulur.Lalu diikuti dengan tema berikutnya di tangga nada C-sharp minor.
Filmin sonunda geleneksel bir şarkı duyulur.Lagu ini biasanya disertai dengan sebuah dansa tradisional.
Ormandan bir boru sesi duyulur.Dia mendengar suara aneh dari hutan.
Simlish, SimCity 4, SimCity Societies ve SimCity (2013) oyunlarında da duyulur.Simlish cũng được nghe thấy trong SimCity 4, SimCity Societies và SimCity (2013), nhưng không thường xuyên.
Uzaklaşmakta olan Escamillo'nun bir şarkı söylediği duyulur.Khi anh đi, có tiếng hát của Escamillo ở đằng xa.
Ardından bir silah sesi duyulur.Ít lâu sau, họ nghe một tiếng súng lục.
Tanrı Neptün'ün sesi duyulur.Tên của nó được đặt theo tên của vị thần Neptune.
Aynı etkiyi yapması için daha fazla içkiye gereksinim duyulur.同じ酩酊を感じるのに要する飲酒量が増大する。
Birdenbire üç tüfek sesi duyulur.3発の祝砲が鳴る。
Ardından bir silah sesi duyulur.その直後に銃声が聞こえた。
Büyüklere ve özellikle anne babaya çok saygı duyulur.尊属、特に父母宛に用いる。
Civarda bir guguk kuşunun sesi duyulur.そこになにやら犬の鳴き声が聞こえてくる。
Bu sırada koro kızı Roxie Hart'ın gece kulübüne sık sık uğrayan sevgilisi Fred Casely'yi öldürdüğü duyulur.その頃コーラス・ガールのロキシー・ハートは彼女を捨てたナイトクラブの常連客で愛人のフレッド・ケイスリーを射殺し逮捕される。
Ses insan kulağına geldiğinde duyulur.そして、私の言葉はいつか人々の耳に届く。
La telinden elde edilen sesler, tatlı ve ılımlı duyulur.この鐘の音色を聞いた者は、穏やかで優しい気持ちになる。
Bir akşam, Antonio’nun dairesinden silah sesleri duyulur.叔父の家から銃声が聞こえた。
Tam bu sırada bir gezici sirkin gelişi duyulur.今は、サーカスのピエロが登場する。
Uzaktan askerlerin gittikçe yaklaşan yürüyüş sesleri duyulur.日暮れが近く、遠くの行軍の音が聞こえ、それが近づいてくる。
(Türkçe: Hadi üstündekileri çıkar!) sözleri duyulur.湊(武尊)が独り言を聞いてもらう相手。
Geceleri tüyler ürperten sesler duyulur.夜にはライオンの雄叫びが聞こえることもある。
Ona saygı duyulur.彼を尊敬している。
Dışarıda ahalinin eğlenme sesleri duyulur.遥か遠くの話声が聞こえる能力を持つ。
Uzaktan eğlenen halkın sesleri duyulur.遠くまでよく通る声が自慢。
Geceleri tüyler ürperten sesler duyulur.整夜听着鼓声。
Ne yaşıyorsanız çaldığınızdan o duyulur.我只是聽到什麼就彈什麼。
Bu sırada yaklaşan trenin sesi duyulur.同時變更通過列車接近時的警告音音程。