Ana içeriğe geç
Sözlük

duyulur ile cümle

duyulur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ardından bir silah sesi duyulur.Dann ist ein Schuss zu hören.
Doğadan Yer Su'ların "gööç.. gööç" diye sesleri duyulur.Aus der Natur hören sie plötzlich die Stimmen der Yer Su (Erd- Wassergeister).
Carl geyiğe doğru yaklaşırken, uzaktan bir silah sesi duyulur.Am Ort angekommen, hört er in der Ferne zwei Schüsse.
Büyüklere ve özellikle anne babaya çok saygı duyulur.Es muss dem Wort der Autoritäten, vor allem der Eltern, vertrauen.
Ormandan bir boru sesi duyulur.Aus dem Wald erklingen Hörnerrufe.
Uzaktan eğlenen halkın sesleri duyulur.In der Ferne sind die Freudenrufe des Volkes zu hören.
Birdenbire üç tüfek sesi duyulur.Plötzlich hört man mehrere Pistolenschüsse.
Daha dolgun seslere ve daha uzun yankılanma sürelerine ihtiyaç duyulur.Sie müssen Längen riskieren und ausufernde Wiederholungen.
Aynı etkiyi yapması için daha fazla içkiye gereksinim duyulur.Sie sollten so stark wie möglich trinken.
Civarda bir guguk kuşunun sesi duyulur.Einige Vogelstimmen sind hier zu hören.
İğne düşse duyulurdu; o kadar sessizdi.C'était si calme qu'on aurait entendu tomber une épingle.
(Türkçe: Hadi üstündekileri çıkar!) sözleri duyulur.Do They Hear You When You Cry.
Zaten bir süre sonra da polis sirenleri duyulur.Soudain les sirènes de voitures de la police se font entendre.
Bastien'in geldiği duyulur ve Bastienne kendini saklar.Entendant venir Bastien, Bastienne se cache.
Yazları Almanca ve İtalyanca da sık duyulur.Durant la période estivale, l'italien et l'allemand sont largement utilisés.
Mahzene kiliseni icinde dua eden kadinlarin koro sesleri duyulur.Écoute la prière que ton serviteur fait en ce lieu.
Mısır'da, melodik şarkısı geceleyin duyulur ve kuş neredeyse asla görülmez.En Égypte, la nuit, on entend souvent la mélodie de son cri, bien que l'on ne le voie presque jamais.
Uzaktan askerlerin gittikçe yaklaşan yürüyüş sesleri duyulur.On découvre cependant de plus en plus de corps mineurs s'approchant très près du Soleil.
Hemen ardından bir inleme duyulur.Immédiatement après apparaît l'attention.
Eşşek kelimesini duyulur duyulmaz herkes elini masanın üstüne koyar.Si on ne veut pas pousser, on tapera de la mains sur la table.
Simlish, SimCity 4, SimCity Societies ve SimCity (2013) oyunlarında da duyulur.La série a connu deux suites, SimCity Sociétés (2007) et SimCity (2013).
Yaratılıştaki kaosun bitip düzenin başladığı için bir anlamda mutluluk duyulur.C’est à partir du désordre que se crée l’ordre.
Durum köyde duyulur.Vue sur le village.
Tam bu sırada bir gezici sirkin gelişi duyulur.Ce jour-là, justement, on vient d'arrêter un voyageur temporel.
Yağmura her yerde ihtiyaç duyulur.La lluvia es necesaria en todas partes.
Aslında,güneşin ve onun gökyüzündeki yolunun kesin incelemelerine ihtiyaç duyulurdu.Por este motivo se necesitaban observaciones precisas del Sol y de su trayectoria en el cielo.
Zaten bir süre sonra da polis sirenleri duyulur.Instantes después, las sirenas policiales lo alarman.
Fransa'da Fontainebleau ormanında kış Bir prelüd ve odun kesen işçilerin ve karılarının korosu duyulur.El bosque de Fontainebleau, Francia en invierno Se oye un preludio y coro de leñadores con sus esposas.
Efendi Meriadoc'un Edoras'a gittiği ve o sonbahar Kral Eomer ölürken yanında olduğu duyulur.Se dijo que el Señor Meriadoc llegó a Edoras y estuvo con el Rey Éomer antes de que éste muriera en el otoño.
Gece olunca evden çok sayıda ses duyulur ve Bill'in arkadaşları birer birer kaybolmaya başlar.A medida que transcurre la noche, los ruidos crecen, y los amigos de Bill comienzan a desaparecer.
Ormandan bir boru sesi duyulur.Radio La Voz de la Selva.
Genellikle geceleri duyulur.Tradicionalmente se toma de noche.
Ses insan kulağına geldiğinde duyulur.Después susurrará algo en su oído.
Bu sesler oldukça yumuşak ve tatlı duyulur.El sonido es dulce y suave.
Ahizeden ton sesi duyulur.El sujeto escucha voces.
Simlish, SimCity 4, SimCity Societies ve SimCity (2013) oyunlarında da duyulur.Además puedes exportar ciudades de SimCity 2000 a Streets of SimCity.
Ansızın sahne dışından bir silah sesi duyulur, Dorn bakmaya gider.C'è uno sparo improvviso fuori scena e Dorn va a vedere che cosa è successo.
Karşıkonu cevapla aynı anda duyulursa, cevabın perdesine transpoze edilir.Scaduto il minuto disponibile, la parola passa all'altro contendente.
Zaten bir süre sonra da polis sirenleri duyulur.Proprio in quel momento, da fuori si sentono le sirene della polizia.
Mezarlıklar her zaman kutsal yerler olarak görülür ve saygı duyulur.I cimiteri sono, in genere, considerati luoghi sacri o di rispetto.
Ardından bir silah sesi duyulur.Subito dopo, si sente uno sparo.
Ormandan bir boru sesi duyulur.La sera sente un fischio provenire dalla foresta.
O bembeyaz ekranda İngilizce Doktor Elizabeth McNeil’in şu sözleri duyulur: “ Marine, eve hoş geldin. ”Il marine viene accecato, e sente la voce della dottoressa McNeil dire "Marine...marine, bentornato a casa!".
Bir süre sonra tepeden bir silah sesi duyulur.Poco dopo si sente uno sparo dietro le quinte.
Hemen ardından bir inleme duyulur.Poco dopo, si sente uno sparo.
Geceleri tüyler ürperten sesler duyulur.Di notte si possono sentire le sue urla provenienti dal castello.
Bu sırada depremsi gürültüler ve yer sarsıntıları duyulur.Si odono grida e rumori di colluttazione.
Doğadan Yer Su'ların "gööç.. gööç" diye sesleri duyulur.Dalla natura odono improvvisamente le voci degli Yer Su (spiriti della terra e delle acque).
Ses insan kulağına geldiğinde duyulur.Quando pensiamo all'orecchio, pensiamo all'udito.
Sonra ilk defa Kutsal Kase motifi ve sonra pirinç çalgılar sesli itikat motifi duyulur.Per la prima volta sentì il profumo del cibo, per la prima volta ascoltò il suono delle risate.
Ghost oyunda ilk olarak telsizden duyulur.Sonra koşarken otobüsün arkasından koşarak geldiği görülür.Sentono al telegiornale quello che sta accadendo e tornano indietro di corsa dimenticando le borse.
Ne yaşıyorsanız çaldığınızdan o duyulur.Suonalo come te lo ricordi.
Bu sırada yaklaşan trenin sesi duyulur.Тем временем уже слышен шум приближающегося поезда.
Zaten bir süre sonra da polis sirenleri duyulur.Слышатся звуки полицейской сирены.
İlkbahar ve yaz aylarında kuşlar gün içinde dönem dönem aktif olur ve besin arayışında şakımaları duyulur.Весной и летом птицы в течение дня активны на рассвете и во время охоты поют песни.
Söz konusu konuşulan çok sayıda dil de Balkanlar’ın çeşitli kısımlarında duyulur.Следует помнить, что очень немногие слова имеют различные значения в разных языках Западных Балкан.
Ona saygı duyulur.Уважают его у нас.
Ardından bir silah sesi duyulur.После они услышали выстрел.
Yukarılardan "Sauve! (kurtuldu)" diye bağıran bir ses duyulur.Установлен колокол Благовест, чей звон слышен и жителям соседних сел.
Ormandan bir boru sesi duyulur.В лесу слышны голоса.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod