Ana içeriğe geç
Sözlük

duygusal ile cümle

duygusal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Shane muhtemelen dizideki en duygusal karakter.Seth es probablemente el personaje más siniestro de la serie.
Çocuklara eziyet, çocuklara yönelik bedensel saldırı ya da zihinsel ve duygusal incitmeye verilen addır.La niña o niño lo vive como un atentado contra su integridad física y psicológica.
Bazen duygusal olur.Es a veces algo temperamental.
Bu romanların sonunun "duygusal tatmin edici ve iyimser biten" olması gerekmektedir.Según la RWA, debe haber un "final emocionalmente satisfactorio y optimista".
Bu albümde müzikseverler "daha duygusal bir Çelik" ile karşılaştı.El músico describió el disco como un "álbum más calmado con algunos toques de jazz".
Duygusal bir ortamda geçen maçta, MVP ödülü Magic Johnson'ın oldu.En un emotivo encuentro, Magic Johnson ganó el premio al MVP del partido.
Çok soğukkanlı gözükür ama aslında çok duygusaldır.Ella parece ser un poco fría, pero realmente tiene un buen corazón.
Bernthal, Shane'in programdaki muhtemelen en duygusal karakter olduğunu ileri sürer.Bernthal llamado Shane "probablemente es el personaje más emotivo en la serie televisiva."
Ben fahişe olmak için yaratılmamışım, hassas ve duygusalım.Nuestro fenómeno no es genital, es más de sensibilidad, de actitud.
Kâbus en genel olarak uyurken kişiye güçlü bir duygusal rahatsızlık veren rüyalardır.El acostarse del lado del corazón ocasiona malos sueños.
Ancak Neşe ile tanıştıktan sonra aralarında duygusal bir yakınlaşma başlar.A pesar de ello, continúa con él y comienza a haber una atracción sentimental entre ellos.
Duygusal elegeianın kurucusudur.Mercadotecnia de sensaciones.
Duygusal dengesizlik olarak da adlandırılır.También se les denomina anémonas incrustantes.
Duygusal olarak bir anda üzüntüden sevince değişmesi görülebilir.A nivel personal, me siento indescriptiblemente triste.
Toplum yalnızca bilişsel değil, fakat duygusal ve harekete geçiren becerilere de ihtiyaç duyar.La sociedad necesita todo tipo de habilidades que no son sólo cognitivas, son emocionales, son afectivas.
Buna rağmen, duygusal durumların oluşturulmasında, davranışın rolü önemlidir.Sin embargo, debido a circunstancias personales, debe abandonar el papel.
Akılcı-duygusal terapi: Kuramsal bir inceleme.Vision Multidimensional del Abuso Sexual: un Estudio Exploratorio.
İnsanlar onun hakkında iyi şeyler düşünmezler ama o çok duygusaldır.No sabe qué es, pero será fantástico.
Tom bazen çok duygusal olur.Tom a volte è troppo emotivo.
İnsanlar seni hiç aşırı duygusal olarak suçlar mı?La gente ti accusa mai di essere troppo emotivo?
Bu yüzden de, sessel ve duygusal katmanları ayrı ayrı görmek ve saymak çoğu zaman zor." dedi.Di conseguenza, gli strati sonori ed emotivi sono spesso difficili da indagare separatamente ed a numerarli".
Bu en çok duygusal travmalar açısından önemlidir.Questo è molto importante in termini di trauma emotivo.
İsmail ile duygusal bir yakınlaşma yaşamıştır.Ha una relazione sentimentale con Isabel.
Bazen duygusal olur.A volte è infestante.
Duygusal bir adamdır.È un uomo molto emotivo.
Çok soğukkanlı gözükür ama aslında çok duygusaldır.Sembra fredda, ma in realtà è piacevole e gentile.
Duygusal yetiler en çok burada işleme tabi olur.Il loro rapporto sentimentale procede volgendosi al meglio.
Bununla birlikte duygusal olarak kırılmıştım ki yazmaya yazmaya başladım.Voglia scusarmi se mi sono preso la libertà di scriverle all'improvviso.
Güçlü sesi ve duygusal tarzı nedeniyle Blues'un Kraliçesi olarak anılır.Ritenuta come la Regina del Blues, per la sua voce ruggente.
Üstelik kitap Anna'nın duygusal fırtınalarına da ışık tutmaktadır.Nel letto però c'è anche il corpo imbalsamato di Anna.
1955 yılında psikanaliz üzerine çalışmayı bırakmış , Akılcı Duygusal Terapi üzerine çalışmaya başlamıştır.Nel 1965 inizia a sperimentare l'uso della danza con pazienti in cura psichiatrica.
Bir süre sonra tüm otel sakinleride onlara katılınca komik ve duygusal olaylar başlar.Col tempo tutti i componenti del castello trovano la situazione normale e divertente.
Duygusal bir düzeyde katılıyorum ama pragmatik düzeyde katılmıyorum.На эмоциональном уровне я согласен, но на прагматичном - не согласен.
Bu romanların sonunun "duygusal tatmin edici ve iyimser biten" olması gerekmektedir.Кроме того, любовный роман должен иметь «эмоционально удовлетворительный и оптимистичный финал».
Yanlı yorumlama yalnızca duygusal açıdan önemli konularla sınırlı değildir.Предвзятая интерпретация не ограничивается эмоционально важными темами.
Bazen duygusal olur.Порой сентиментален.
İsmail ile duygusal bir yakınlaşma yaşamıştır.Состоит в близких отношениях с Имир.
Sosyal ve duygusal işlevlerse orbitofrontal kortekste lokalizedir.В людях и других приматах социальная и эмоциональная обработка локализуется в орбитофронтальной коре.
Bu duygusal kırılma da ancak ihanetle mümkündü.У нас провалы могли бы быть только из-за предательства.
Duygusal ve fiziksel yetersizliklerini keşfeder.Остро ощущают душевную и психическую недостаточность.
Sakin, duygusal olarak dengeli ve kalıcı olumsuz histen uzak olma eğilimi gösterirler.Они обычно спокойны, эмоционально стабильны, и свободны от постоянных негативных чувств.
Duygusal elegeianın kurucusudur.Комфортная эмоциональная атмосфера.
Aynı zamanda aşırı derecede duygusaldır.Но и в высшей степени глубоким.
Grubun en zayıf ve duygusal üyesi.Самый старший и низкий участник в группе.
Çok soğukkanlı gözükür ama aslında çok duygusaldır.Всем он кажется строгим, но на самом деле он очень устал.
Bruno ile Eva arasında duygusal bir ilişki de başlamıştır.Между Шерри и Эйбом начинают завязываться романтические отношения.
İkisi de birbirlerinin duygusal dengesizliklerini ve eksik yönlerini tamamlamaktadırlar.Они начинают чувствовать физическую боль и чувства друг друга.
Ayrıca, ana karakter kendi içerisinde duygusal bir yüzleşme geçirmektedir.Помимо основного имеется лично-притяжательное склонение.
Marx duygusal olarak babasına çok yakındı ve ölümünden sonra babasının anısına çok saygı gösterdi.كان ماركس عاطفياً على مقربة من والده، واعتز بذكراه بعد وفاته.
Duygusal anılar güncel ruh hâli ile yeniden oluşturulmaktadır.يعاد تشكيل الذكريات العاطفيّة بواسطة الحالات العاطفيّة الحاليّة.
Duygusal bellek bilinçli olarak ulaşılabilirdir, fakat güçlü, bilinçdışı fizyolojik tepkiler oraya çıkarır.الذكريات العاطفية متوفرة بوعي، ولكنها تثير رد فعل فسيولوجي قوي لا واعي.
Yanlı yorumlama yalnızca duygusal açıdan önemli konularla sınırlı değildir.لا ينحصر التفسير الانحيازي في الموضوعات الهامَّة عاطفيًا.
Öznel ve duygusaldır.الآخرة والعقل.
Fiziksel döngü 23 gün, duygusal döngü 28 gün ve zihinsel döngü ise 33 gün uzunluğundadır.وهذه الإيقاعات الحيوية هي: 1- دورة بدنية لـ 23 يومًا 2- دورة عاطفية لـ 28 يومًا 3- دورة عقلية لـ 33 يومًا.
Voldemort'un isteyerek yarattığı Hortkulular'ın hepsi kendince önemi olan veya duygusal değeri olan şeylerdir.يعتقد دمبلدور أن كل هوركروكسات فولدمورت هي أشياء لها بعض الأهمية أو القيمة العاطفية له.
Genellikle derin duygusal yaşantılara doğru gidiş söz konusudur.عادة ما تتجنب معظم النزاعات والمحادثات العاطفية العميقة.
Yanıklar aynı zamanda duygusal ve psikolojik rahatsızlığa da neden olabilmektedir.وقد تكون الحروق سببا للاضطراب العاطفي والنفسي أيضا .
Şeytan, fiziksel, zihinsel veya duygusal haz veren günah diye bilinen herşeyi temsil eder!شيطان يمثل جميع الذنوب المزعومة، التي تؤدي إلى ارتياح جسدي، عقلي أو نفسي.
Lisa'ya odaklanan çoğu bölümün bir duygusal yapısı mevcuttur, bunlardan ilki "Moaning Lisa" bölümüdür.معظم الحلقات تركز علي طبيعة ليزا العاطفيه والجزء الأول منها "أنين ليزا " .
Duygusal Sahnede Rol Yapmak.مسرحية مطرب العواطف.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod