Ana içeriğe geç
Sözlük

duygusal ile cümle

duygusal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Duygusal ve cinsel tepkilerin yalan söylemez.Situations or ideas excite or repel you, whether you like it or not.
Asik, tipik burjuvanin konustugundan daha farkli bir ahlaki ve duygusal dil konusur.The lover speaks a different moral and emotional language than the typical bourgeois man does.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.We develop more emotional maturity if we play more.
Ve bu bir şekilde, Tolking Körfezi Önergesinin geçilmesi için duygusal durumu körükledi.And so this kind of gave the emotional fuel to pass the Gulf of Tonkin Resolution.
Aynı zamanda çok ciddi bir duygusal etkisi de vardır.There's also a huge emotional impact.
Şimdi size tekrar soracağım duygusal kısmınızı açmanızı.Now I'm going to ask you again to switch on the emotional bit.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.What I try to pursue now is the emotional functionality of things.
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.And we studied whether and how their emotional experiences changed as they grew older.
Genel tanımı: diğerlerinin hislerini anlama ve paylaşma yeteneği. İkinci niteliği duygusal.This is just a regular definition: the ability to understand and share the feelings of another.
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.And it's got a little bit of an emotional response here.
Duygusal ve farkındalar.They're emotional. They're aware.
Ben ekonomide duygusal etmenlerin önemli olduğuna inanıyorum.But it will be downward sloping.
Burdaki duygusal etmenlere bağlı bir değişimdi.When prices are high, people say,
[DUYGUSAL MÜZÝK BAŢLAR] Ne yapardým biliyor musun?Do you what i used to do?
Alsana aptal hayvan. Al! [DUYGUSAL MÜZÝK BÝTER]Why don't you take it stupid animal.
Tekrar birlikte ol-- [DUYGUSAL MÜZÝK BÝTER]We will be togeth...
Kızgın insanlar sizi şüphelendiriyor, farkındayım, ne kadar duygusal olduğumuzu biliyorsunuz.Appearing angry makes one suspicious, I know, and you know how emotional we are.
Muhammad Sanu Jallow birçok kişinin hislerini yansıtan duygusal bir tweet paylaştı:Muhammad Sanu Jallow sounded emotional in a tweet that echoed the views of many:
İnsan hayatının daha iyi olması için, sosyal ve duygusal öğrenme için şiir yazarım.I write poetry for the betterment of human life, for social and emotional learning.
Bosna’da kendimizi duygusal açıdan tam hissediyoruz.In Bosnia, we are emotionally full.
Sasa, Tito'nun Brijuni'yle özel duygusal bir bağı olduğunu söylüyor.Tito had a special emotional attachment to Brijuni, Sasa explains.
Benim için, bir nevi duygusal kapanış." dedi.For me, it is some kind of emotional closure," Dragojevic told SETimes.
Deleviç, "Anket, halk arasındaki mantıksal-duygusal oranı gösteriyor."The poll shows the rational-emotional ratio among citizens.
Öte yandan İsa'nın çarmıha gerilişi duygusal bir biçimde tasvir edilmiştir.1276–1282), and the Visoki Dečani monastery, built by King Stefan Uroš III (r.
14 yaşındayken fiziksel ve duygusal yorgunluk yüzünden jimnastiğe üç yıl ara verdi.At the age of 14, he took a three-year break from gymnastics due to physical and emotional fatigue.
Sosyal-duygusal gelişim ile bilişsel gelişim arasındaki bağlantıLink between social–emotional development and cognitive development
Sosyal-duygusal gelişmeSocial–emotional development
Kişinin sosyal-duygusal profiliThe social–emotional profile of a person
Bir albüm eleştirisinde şarkı "dokunaklı ve duygusal" olarak tanımlandı.[1]In a review of the album, the track was highlighted as being a touching and more emotional track.[1]
Sonuç olarak, Conor, çeşitli şov performansına gelmez ve Ned'i duygusal olarak incitir.As a result, Conor does not turn up to the variety show performance, leaving Ned emotionally hurt.
Oy verme üzerinde duygusal etki mekanizmalarıMechanisms of affective influence on voting
Duygusal uyaranların bir tepki ortaya koymadığı kabul edildi.Emotional stimuli were regarded as not eliciting a response.
Duygusal-Bütünleştirici modelEmotional-integrative model
Benzer bir özellik, travmatik olayların hafızasının duygusal uyaranlar tarafından artırılmasıdır.Another similar characteristic is that memory for traumatic events is enhanced by emotional stimuli.
Duygusal faktörler ile testTesting with emotional factors
Dikotik dinleme görevinin duygusal faktörlü bir versiyonu geliştirilmiştir.An emotional version of the dichotic listening task was developed.
Duygusal uyarılma, prososyal davranış için önemli bir başka motivasyon kaynağıdır.Emotional arousal is an additional important motivator for prosocial behavior in general.
Eşini ve çocuklarını fiziksel ve duygusal şiddet uygulayan biri olarak bilinirdi [3].He was known to physically and emotionally abuse his wife and children.[8]
Duygusal Stroop etkisi, duygulara bilgi işlemleme yaklaşımı olarak hizmet eder.The emotional Stroop effect serves as an information processing approach to emotions.
Duygusal hazırlamaAffective priming
Duygusalcılık, bilişselcilik dışının veya dışavurumculuğun bir biçimi olarak düşünülebilir.Emotivism can be considered a form of non-cognitivism or expressivism.
İyon - Duygusal Elektromanyetik Spektrumun "iradesinin" fiziksel düzenlemesi.Ion - physical embodiment of "willpower" of the Emotional Electromagnetic Spectrum.
Paralaks - Duygusal Elektromanyetik Spektrumun "korkusunun" fiziksel düzenlemesi.Parallax - physical embodiment of "fear" of the Emotional Electromagnetic Spectrum.
Duygusal bir kavuşma yaşanır ve kız kardeşi Kore'ye gelir.An emotional reunion ensues and his sister comes to Korea.
Daha karanlık, daha duygusal şarkılar "smartlap" olarak da bilinir.The darker, more sentimental songs are also known as "smartlap" (literally: "grief cloth").
Duygusal yaşamın temel ilkeleri nelerdir?What are the basic building blocks of emotional life?
Evcil hayvanlar sahiplerine (veya "velilerine" [1] hem fiziksel hem de duygusal fayda sağlarlar.Pets provide their owners (or "guardians")[1] both physical and emotional benefits.
Raye'nin kişisel hayatı karmaşık ve duygusal olarak çalkantılıydı.[1] Yedi kez evlendi.Raye's personal life was complex and emotionally tumultuous.[11] She was married seven times.
Keman çok duygusal bir enstrüman olarak görülür.The violin was seen as a very emotional instrument.
"Sosyal yaşam dağınık, belirsiz ve duygusaldır."Social life is messy, uncertain, and emotional.
Bu beni duygusal ve / veya entelektüel olarak etkiliyor mu?Does this affect me emotionally and/or intellectually?
Ağlama, fiziksel bir neden veya zihinsel (duygusal) bir neden ile birleşen fiziksel bir etkidir.Crying is a physical effect coupled with either a physical cause or a mental (emotional) cause.
Üç tür gözyaşı vardır: bazal gözyaşları, refleks gözyaşları ve duygusal gözyaşları (Hoyt 2008).There are three types of tears: basal tears, reflex tears, and emotional tears (Hoyt 2008).
Sonuncusuna, duygusal gözyaşlarına odaklanacağım.I am going to focus on the latter, emotional tears.
Ayrıca her ikisi için de çok fazla duygusal bir bedel aldı.It also took too great an emotional toll on them both.
Liseli Vada, bir okul saldırısının ardından yaşadığı duygusal serpinti içinde yolunu bulur.High schooler Vada navigates the emotional fallout she experiences in the wake of a school shooting.
Duygusal bir darbeydi ve hepimiz bunu hissettik.It was an emotional blow, and we all felt it.
Şarkıyı duygusal bir tema üzerine bestelerken bir yandan tonuyla ilgili düşünüyordum.I was just composing it from an emotional place and thinking about the tone.
Ancak tablolarının duygusal yapısı yıllar içerisinde değişimlere uğramıştır.But over the years the nature of the emotional structure of his paintings changed.
Bu tür insanların duygusal tepkileri genellikle garip veya uygunsuz görünür.The emotional responses of such people often seem strange or inappropriate.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod