Ana içeriğe geç
Sözlük

duygusal ile cümle

duygusal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O postere karşı duygusal, zevksel, estetik tepkileri değişti.감정적, 쾌락적, 심미적 인상 자체를 바꿔버립니다.
O postere karşı duygusal, zevksel, estetik tepkileri değişti.là họ thực sự, thực sự thay đổi phản ứng trước bức tranh trên cả phương diện cảm xúc, hưởng thụ hay thẩm mỹ.
O postere karşı duygusal, zevksel, estetik tepkileri değişti.le loro reazioni affettive, edonistiche ed estetiche a quel poster.
O postere karşı duygusal, zevksel, estetik tepkileri değişti.leur réaction affective, hédoniste et esthétique envers cette reproduction.
O postere karşı duygusal, zevksel, estetik tepkileri değişti.את התגובה - החיבה האסתטית שלהם לתמונה.
O postere karşı duygusal, zevksel, estetik tepkileri değişti.ردة فعلهم الجمالية والوجدانية لهذه اللوحة
O postere karşı duygusal, zevksel, estetik tepkileri değişti.自分の絵だからそうしているのではないのです
Örneğin yüksek tecrübe, uzmanlık ve en önemlisi; duygusal algımız.De emotionele aspecten van ons leven verbeteren.
Örneğin yüksek tecrübe, uzmanlık ve en önemlisi; duygusal algımız.지식이나 전문성, 그리고 삶의 감정적인 부분이 나아집니다.
Örneğin yüksek tecrübe, uzmanlık ve en önemlisi; duygusal algımız.Zyskujemy także ze strony uczuciowej.
Örneğin yüksek tecrübe, uzmanlık ve en önemlisi; duygusal algımız.ידע רב יותר, מומחיות -- וההיבטים הרגשיים של החיים משתפרים גם הם.
Örneğin yüksek tecrübe, uzmanlık ve en önemlisi; duygusal algımız.زيادة في المعرفة، خبرة -- وبالتالي تحسن الجوانب العاطفية للحياة.
Örneğin yüksek tecrübe, uzmanlık ve en önemlisi; duygusal algımız.それに生活での感情的側面が好転するのです そう まさに
O şekilde duygusal bir kızFROZENFIRE (gefrorenes Eis)
O şekilde duygusal bir kızLatro style
Oyuncağı ne zaman gördüğünü anlayabiliyorsunuz. Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.Тук има малко емоционален отклик.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Che sviluppiamo maggiore maturità emotiva se giochiamo di più.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Desenvolvemos uma maior maturidade emocional, se brincarmos mais.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Dezvoltăm mai multă maturitate emoțională dacă ne jucăm mai mult.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Jobb érzelmi érettséget érünk el, ha többet játszunk.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Kita lebih mengembangkan kedewasaan emosional jika lebih banyak bermain.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.우리가 더 많은 놀이를 하면, 감정적으로 더욱 성숙해 집니다.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Nous développons plus de maturité émotionnelle si nous jouons plus.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Osiągamy większą dojrzałość emocjonalną, jeśli bawimy się więcej.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Rozvíjíme emocionální zralost, když si více hrajeme.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Si jugamos más, desarrollamos mayor madurez emocional.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.We ontwikkelen meer emotionele maturiteit als we meer spelen.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Wir entwickeln uns mehr emotionale Reife, falls wir mehr spielen.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Αναπτύσσουμε περισσότερη συναισθηματική ωριμότητα όσο περισσότερο παίζουμε.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Ние ставаме по-емоционално зрели ако се забавляваме повече.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Чем больше мы играем, тем более развитыми становимся в эмоциональном плане.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Якщо ми граємо - ми отримуємо більшу емоційну зрілість.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.כתוצאה מכך מה קורה? אנחנו מפתחים יותר בגרות רגשית אם אנחנו משתעשעים יותר.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.إننا نطور نضجنا العاطفي بشكل أكبر إذا لعبنا أكثر.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.また たくさん遊ぶことで
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.我哋情感更加成熟,
Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.Okay, das ist sehr berührend, sehr emotional, aber der Weg dorthin war nicht leicht.
Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.Ok, c'est très touchant, très émouvant, mais ça na pas été facile d'y arriver.
Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.OK, è tutto molto toccante, emozionante, ma non è stato facile riuscirci.
Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.Ok, je to dojemné, velice emotivní, ale nebylo lehké to vyhrát.
Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.To był bardzo wzruszający moment, ale ciężko musieliśmy na to zapracować.
Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.Добре, това е много вълнуващо, много емоционално, но не беше лесно да се стигне до там.
Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.Що ж, це дуже розчулююче, емоційно, але було нелегко добитися цього.
Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.しかしこれは簡単なことではありませんでした
Sana soran oldu mu, duygusal işgüzar?Alguém te perguntou alguma coisa, ignorante sentimentalão?
Sana soran oldu mu, duygusal işgüzar?¿A quién le importa la opinión de un iluso sentimental?
Sana soran oldu mu, duygusal işgüzar?E chi te l'ha chiesto, stupido sentimentalone?
Sana soran oldu mu, duygusal işgüzar?Hvem spurgte dig, din sentimentale nul?
Sana soran oldu mu, duygusal işgüzar?Kto cię prosił, sentymentalny abnegacie?
Sana soran oldu mu, duygusal işgüzar?Kuka sinulta kysyi, tunteellinen hölmö?
Sana soran oldu mu, duygusal işgüzar?Vem frågade dig, din sentimentala nolla?
Sana soran oldu mu, duygusal işgüzar?Ποιος σας το ζήτησε, συναισθηματικοί άσχετοι;
Sana soran oldu mu, duygusal işgüzar?А тебя кто спрашивал, сентиментальный незнайка?
Sanat bu. Sanat, inancınızın en önemli fikirleriyle karşılaşımanın duygusal bir yolu.A to je umění, niterné setkání s hlavními myšlenkami vaší víry.
Sanat bu. Sanat, inancınızın en önemli fikirleriyle karşılaşımanın duygusal bir yolu.Dat is kunst: een niet-rationele ontmoeting met de belangrijkste ideeën van je geloof.
Sanat, inancınızın en önemli fikirleriyle karşılaşımanın duygusal bir yolu.A arte é um encontro visceral com as ideias mais importantes da vossa fé.
Sanat, inancınızın en önemli fikirleriyle karşılaşımanın duygusal bir yolu.A művészet egy zsigeri találkozás a hited legfontosabb eszméivel.
Sanat, inancınızın en önemli fikirleriyle karşılaşımanın duygusal bir yolu.Arta e o confruntare profundă cu ideile importante ale credinţei tale.
Sanat, inancınızın en önemli fikirleriyle karşılaşımanın duygusal bir yolu.El arte es un encuentro visceral con las ideas más importantes de la fe.
Sanat, inancınızın en önemli fikirleriyle karşılaşımanın duygusal bir yolu.예술은 종교의 가장 중요한 생각과 여러분과의 본능적인 만남입니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod