Ana içeriğe geç
Sözlük

duygusal ile cümle

duygusal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.母親が送ってきた胸を打つメールを 私に見せてくれました "これは私と 夫と 息子です
"Merak etmemi sağla" -- lütfen, duygusal olarak, mantıksal olarak, estetik olarak sadece merak etmemi sağla."Zorg dat ik erom geef" -- alsjeblieft, emotioneel, intellectueel, esthetisch, zorg gewoon dat ik erom geef.
Mesaj kelimelerden ziyade duygusal ve düşünce seviyesinde veriliyor.Wiadomości są więc przekazywane na poziomie emocji czy myśli, a nie mowy.
Muhammad Sanu Jallow birçok kişinin hislerini yansıtan duygusal bir tweet paylaştı:Muhammad Sanu Jallow parecía emotivo en un tuit que recoge la opinión de muchos:
Muhammad Sanu Jallow birçok kişinin hislerini yansıtan duygusal bir tweet paylaştı:Muhammad Sanu Jallow schreef een emotionele tweet die de gevoelens van veel mensen verwoordt:
Muhammad Sanu Jallow birçok kişinin hislerini yansıtan duygusal bir tweet paylaştı:Muhammad Sanu Jallow tout excité a écrit dans un tweet reflétant les vues de beaucoup de Gambiens :
Muhammad Sanu Jallow birçok kişinin hislerini yansıtan duygusal bir tweet paylaştı:Ο Muhammad Sanu Jallow ακούστηκε συναισθηματικά φορτισμένος σε ένα tweet που απηχούσε την άποψη πολλών:
Muhammad Sanu Jallow birçok kişinin hislerini yansıtan duygusal bir tweet paylaştı:محمد سانو غالو بدا عاطفياً في تغريدته وقال معبرًا عن شعور الكثيرين:
Müzik, söylemeye bile gerek yok, çok güçlü bir duygusal etkendir ve harika bir koro eseri dinliyoruz.[האדג'יו של אלבינוני] המוסיקה, אין צורך לומר לכם, היא גורם רגשי רב-השפעה
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?Che cosa provate quando dovete lavare la macchina, che cos'è, quella sensualità che vi spinge a toccarla?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?De ce asta înseamnă că trebuie să speli mașina, ce-i asta, acea senzualitate pe care trebuie să o atingi?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?Dlaczego musisz umyć samochód, co jest tą, tą zmysłowością, że musisz go dotknąć?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?왜 차를 다듬어야 하는 것인지, 그것에 무엇인지, 뭔가
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?Miért kell lemosnod az autódat, mi az, az az érzékiség amit meg kell érintened rajta?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?¿Por qué supone que hay que lavar un coche, qué es, esa sensualidad acerca de ello que tienes que tocar?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?Que sensualidade é esta de ter que lhe tocar?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?Waarom moet je een auto wassen? Wat is die sensualiteit die je moet aanraken?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?Warum spüren Sie den Drang, Ihr Auto zu waschen; was ist diese Sinnlichkeit, die Sie Ihr Auto anfassen lässt?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?Защо то означава, че трябва да миеш една кола - каква е тази чувственост, която трябва да докоснеш в нея?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?Почему важно, что вам нужно мыть автомобиль, что означает эта чувственность, с которой вы прикасаетесь к нему?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?למה זה אומר שאתם צריכים לרחוץ מכונית, מה זה, זו חושניות
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?ما الذي يعنيه أنه عليك أن تغسل سيارة, ما هي, تلك الشهوانية
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?この触れたくなるような官能性は何なのか それこそ彫刻の本質です 官能性
O daha zarif, çok daha fazla duygusal -- biliyorsunuz, görülebilir ne, ne değil.Annyival kifinomultabb, annyival bensőségesebb, mint például, hogy mi látható és mi nem.
O daha zarif, çok daha fazla duygusal -- biliyorsunuz, görülebilir ne, ne değil.É muito mais subtil, muito mais visceral, o que é visível, e o que não é.
O daha zarif, çok daha fazla duygusal -- biliyorsunuz, görülebilir ne, ne değil.E mult mai subtil şi visceral unele lucruri sunt vizibile, altele nu.
O daha zarif, çok daha fazla duygusal -- biliyorsunuz, görülebilir ne, ne değil.Nó .... hơn và thực thi hơn rất nhiều lần. ta có thể thấy rõ được cái nào ra cái nấy.
O daha zarif, çok daha fazla duygusalC'est tellement plus subtil, tellement plus viscéral
O daha zarif, çok daha fazla duygusalEr ist viel raffinierter, und sehr viel handfester
O daha zarif, çok daha fazla duygusalEs mucho más sutil, mucho más visceral... ya saben, lo que es visible, lo que no.
O daha zarif, çok daha fazla duygusalJe mnohem propracovanější, mnohem fyzičtější
O daha zarif, çok daha fazla duygusal책상은 훨씬 미묘하고, 또 훨씬 직관적입니다.
O daha zarif, çok daha fazla duygusalLebih luwes dan mudah.
O daha zarif, çok daha fazla duygusalTastbaarder - je weet wat er is, en wat niet.
O daha zarif, çok daha fazla duygusalTo o wiele subtelniejsze i instynktowne.
O daha zarif, çok daha fazla duygusalVad som är synligt och inte till exempel.
O daha zarif, çok daha fazla duygusalΕίναι πιο οξυδερκής και βασίζεται στο ένστικτο
O daha zarif, çok daha fazla duygusalВін невловиміший і набагато інтуїтивніший
O daha zarif, çok daha fazla duygusalОн более неуловимый и намного более интуитивный
O daha zarif, çok daha fazla duygusalТо е толкова по-изтънчено, толкова по-задълбочено
O daha zarif, çok daha fazla duygusalהיא הרבה יותר מותאמת לי, והרבה הרבה יותר אינטואיטיבית
O daha zarif, çok daha fazla duygusalأنه ممتلئ للغاية، ومحشو بشدة
O daha zarif, çok daha fazla duygusal見えるもの見えないものも含めて
Olursa tekmeyle kovarým! [DUYGUSAL MÜZÝK BAŢLAR] Selamünaleyküm.Имах предвид, че ако чакате без да правите нищо,ще загубите време и пари...
Onlar için büyük bir duygusal destektiniz galiba.Deve essere stata di grande supporto morale per loro.
Onlar için büyük bir duygusal destektiniz galiba.Deve ter sido o grande apoio emocional deles.
Onlar için büyük bir duygusal destektiniz galiba.Du må have været en stor trøst for dem.
Onlar için büyük bir duygusal destektiniz galiba.Du måste ha hjälpt dem mycket känslomässigt.
Onlar için büyük bir duygusal destektiniz galiba.Musieli mieć w pani ogromne wsparcie moralne.
Onlar için büyük bir duygusal destektiniz galiba.Olit varmasti erittäin tärkeä heille.
Onlar için büyük bir duygusal destektiniz galiba.Seguro que te daban mucho apoyo.
Onlar için büyük bir duygusal destektiniz galiba.Πρέπει να τους στηρίζατε πολύ συναισθηματικά.
Onlar için büyük bir duygusal destektiniz galiba.Вы были для них большой эмоциональной поддержкой.
Onlar ürünü aldığında duygusal yanıt ne? hikaye için, boyama için--Her neyse.그것을 통해 사람들은 제품에 감정적 반응을 하게 됩니다. 또는 이야기나 그림 등에 대해서도요.
Onlar ürünü aldığında duygusal yanıt ne? hikaye için, boyama için--Her neyse.la respuesta emocional al producto, del relato, de la pintura... de lo que sea.
Onlar ürünü aldığında duygusal yanıt ne? hikaye için, boyama için--Her neyse.la storia, ll dipinto, qualunque cosa sia.
Onlar ürünü aldığında duygusal yanıt ne? hikaye için, boyama için--Her neyse.איזו תגובה רגשית משיגים למוצר, הסיפור, הציור-- כל דבר שהוא.
Onlar ürünü aldığında duygusal yanıt ne? hikaye için, boyama için--Her neyse.ماالذي يحسونه تجاه هذا المنتج, أو هذه القصة,أو الرسم-- مهما يكن.
Onlar ürünü aldığında duygusal yanıt ne? hikaye için, boyama için--Her neyse.そこに現れる感情的な反応は何なのか 私が一番興味を惹かれる分野です
O postere karşı duygusal, zevksel, estetik tepkileri değişti.Kiedy psychologowie pokazują słupki, pokazują średni wynik wielu osób.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod