Ana içeriğe geç
Sözlük

duygusal ile cümle

duygusal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.En ook door cocaïne, een vet dieet en emotionele stress.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.Igual la cocaína, una dieta alta en grasas y el estrés emocional.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.코카인, 높은 지방의 식단, 스트레스등도 같은 효과를 냅니다.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.Kokain auch, oder eine fettreiche Diät, oder emotionaler Stress.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.La fel si cocaina, la fel si alimentatia bogata in grasimi, la fel stress-ul emotional.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.Tak samo jak kokaina, dieta wysokotłuszczowa i stres emocjonalny.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.Tout comme la cocaïne , une alimentation trop grasse, et le stress émotionnel.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.Το ίδιο κάνει και η κοκαΐνη, και η υψηλή σε λιπαρά διατροφή και το συναισθηματικό στρες.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.Същото го прави и кокаина, и високо-мастната диета, както и емоционалния стрес.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.Так же как кокаин, как жирная пища и как стресс.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.כך גם קוקאין, ותזונה עתירת-שומן, ומתח רגשי.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.أيضاً الكوكاين والغذاء عالي الدهون والضغط النفسي يسبب ذلك
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.社会では"格好良い"とされていることが 実は
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim.De la o vârstă fragedă am învăţat să mă implic emoţional în ceea ce se desfăşura în faţa mea pe ecran.
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim.Depuis mon enfance j'ai appris à m'investir émotionnellement dans ce qui se déroule à l'écran.
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim.Desde edad temprana aprendí a invertir emocionalmente en lo que la pantalla me revelaba.
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim.Kiskoromtól fogva megtanultam érzelmileg beleélni magam abba, ami a képernyőn kibontakozott előttem.
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim.어릴 때부터 나는 화면에서 펼쳐지는 것에 스스로 정서를 부여하는 법을 배웠다.
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim.Od młodości uczyłem się emocjonalnego zaangażowania w to, co dzieje się na ekranie przede mną.
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim.Od raného mládí jsem se naučil emocionálně věnovat tomu, co se odvíjelo přede mnou na obrazovce.
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim.Sejak usia dini saya belajar untuk terlibat secara emosional pada apa yang saya lihat di layar.
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim.Sin da piccolo ho imparato a predispormi emozionalmente per ciò che appariva sullo schermo.
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim.Van jongs af aan leerde ik om me emotioneel te binden aan wat er op het scherm voor me gebeurde.
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim.Από μικρός έμαθα να επενδύω συναισθηματικά σε ότι ξετυλίγονταν μπροστά μου.
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim."З раннього віку я звик емоційно викладатися в те, що розгортається на екрані.
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim.От малък се научих да се потапям емоционално в онова, което ми се разкрива на екрана.
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim.С ранних лет, я привык эмоционально сопереживать, всему, что я вижу на экране перед собой.
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim.מגיל צעיר למדתי להתמסר רגשית למה שנגלה לפני על המסך.
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim.منذ نعومة أظافري تعلمت أن أستثمر عواطفي في ما كشف لي على شاشتي
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim.感情移入するようになった 感情をあおるように計算されたテレビを見続けて20年
Kuzey gözünü kapadý. [DUYGUSAL MÜZÝK BÝTER]Πάρε αυτό.
lütfen, duygusal olarak, mantıksal olarak, estetik olarak sadece merak etmemi sağla."Få mig att bry mig"- snälla, känslomässigt, intellektuellt, konstnärligt, bara få mig att bry mig.
lütfen, duygusal olarak, mantıksal olarak, estetik olarak sadece merak etmemi sağla.제발, 감정적으로, 지성적으로, 심미적으로, 내가 신경쓰게 해라.
lütfen, duygusal olarak, mantıksal olarak, estetik olarak sadece merak etmemi sağla.làm ơn đấy, bằng cảm xúc, bằng trí tuệ, bằng thẩm mỹ, chỉ cần làm tôi quan tâm.
lütfen, duygusal olarak, mantıksal olarak, estetik olarak sadece merak etmemi sağla.Пожалуйста, эмоционально, интеллектуально, эстетически — заинтересуй меня.
lütfen, duygusal olarak, mantıksal olarak, estetik olarak sadece merak etmemi sağla.בבקשה, בדרך רגשית, אינטלקטואלית, אסתטית, פשוט עשה שיהיה לי אכפת.
lütfen, duygusal olarak, mantıksal olarak, estetik olarak sadece merak etmemi sağla.رجاء، عاطفيا، وفكريا وجماليا، فقط اجعلني أهتم.
lütfen, duygusal olarak, mantıksal olarak, estetik olarak sadece merak etmemi sağla.美しさの面であれ ただただ関心を引きつけるということ もちろんなかなか気を惹けません
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.매티는 저 사진에 나오는 어머니로 부터 받은 감동적인 이메일을 저에게 보냈습니다.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Matty a împărtăşit cu mine un mail emoţional pe care l-a primit de la mama din acea imagine.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Matty berbagi dengan saya sebuah email emosional yang dia terima dari seorang ibu di foto itu.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Matty chia sẻ với tôi một email đầy cảm động mà cậu nhận được từ bà mẹ trong bức hình đó.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Matty compartió conmigo un e-mail emotivo que recibió de la madre en esta fotografía.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Matty delade med sig av ett känslosamt mejl han fick från mamman i den här bilden.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Matty delte en emotionel email han havde fået med mig, fra moderen på dette billede.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Matty ha condiviso con me un'emozionante email che ha ricevuto dalla mamma ripresa su quella foto.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Matty maakte me deelgenoot van een emotionele e-mail die hij kreeg van de moeder op die foto.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Matty megosztotta velem ezt a megható e-mailt, amit a képen látható anyukától kapott.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Matty partilhou comigo um email emocionado que recebeu da mãe nesta fotografia.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Matty podzielił się ze mną bardzo osobistym mailem od matki z tego zdjęcia.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Matty sa so mnou podelil o jeden dojímavý mail, ktorý dostal od matky na tomto obrázku.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Matty se se mnou podělil o dojemný příběh, který dostal od matky na této fotce.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Matty teilte mit mir eine emotionale E-Mail, die er von der Mutter in dem Bild bekommen hatte.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Matty 同我分享 呢張相裡面嘅媽媽發嚟嘅 一封非常感人嘅郵件
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Ο Μάττι μοιράστηκε μαζί μου ένα μήνυμα όλο συναίσθημα, που έλαβε απ' την μητέρα στην φωτογραφία.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Мати сподели с мен един прочувствен е-мейл, който е получил, от майката на тази снимка.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Метті поділився зі мною зворушливим листом, який написала мати з тієї світлини.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.Мэтти поделился со мной взволнованным сообщением от женщины на этой фотографии.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.מאטי חלק איתי אימייל מרגש שקיבל מהאמא שבתמונה.
Matty fotoğraftaki anneden aldığı duygusal bir e-postayı benimle paylaştı.شاركني ماتي بريدا إلكترونيا عاطفيا استقبله من الأم في تلك الصورة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod