İnsan hayatının daha iyi olması için, sosyal ve duygusal öğrenme için şiir yazarım.Escribo poesía para mejorar la vida humana, para el aprendizaje social y emocional.
İnsan hayatının daha iyi olması için, sosyal ve duygusal öğrenme için şiir yazarım.J’écris de la poésie pour améliorer la vie humaine, pour apprendre socialement et émotionnellement.
İnsan hayatının daha iyi olması için, sosyal ve duygusal öğrenme için şiir yazarım.Γράφω ποίηση για τη βελτίωση της ανθρώπινης ζωής, για κοινωνική και συναισθηματική μάθηση.
İnsan hayatının daha iyi olması için, sosyal ve duygusal öğrenme için şiir yazarım.Я пишу стихи для улучшения жизни людей, для социального и эмоционального обучения.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.Ada penularan emosi yang berlangsung dalam populasi manusia.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.Aici este contagiunea sentimentală care are loc în populaţiile umane.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.Avviene un contagio emotivo, nei gruppi umani.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.Có sự lây truyền về cảm xúc diễn ra trong xã hội loài người.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.Der finder emotionel smitte sted i de menneskelige befolkninger.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.Er bestaat zoiets als emotionele besmetting die plaatsvindt bij menselijke bevolkingsgroepen.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.Érzelmi ragály terjed az emberi populációkban.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.Es gibt eine emotionale Ansteckung, die in menschlichen Populationen stattfindet.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.Existe um contágio emocional que ocorre em populações humanas.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.Hay un contagio emocional que se produce en las poblaciones humanas.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.Ide o akúsi emocionálnu nákazu medzi ľudskou populáciou.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.Il y a une contagion émotionnelle parmi les populations humaines.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.사람들 사이에 발생하는 감정 전염이라는 것이 존재합니다.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.U ludzi występuje emocjonalne zarażanie.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.Υπαρχει μια ταχεως εξαπλουμενη συναισθηματικη επιρροη που συμβαινει αναμεσα στους πληθυσμους.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.Заразительные эмоции охватывают человеческое сообщество.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.Има емоционална зараза, която се случва в човешките популации.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.אבל אנחנו לא רק חווים אותם, אנחנו מראים אותם.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.هناك عدوى عاطفية تحدث في المجتمعات البشرية.
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.集団のなかで起こるのです したがって感情の持つ機能というのは
Isak çok iyi ve ince, ahlaklı ve duygusal.Han är så hemskt fin och moralisk och känslosam.
Isak çok iyi ve ince, ahlaklı ve duygusal.Isaac est si bien. Il est tellement bien, et moral et si délicat.
Isak çok iyi ve ince, ahlaklı ve duygusal.Isak e atât de delicat ºi de bun, aºa de moral ºi de sensibil.
Isak çok iyi ve ince, ahlaklı ve duygusal.Isak es tan guapo y bueno, ...tan moral y sensible.
Isak çok iyi ve ince, ahlaklı ve duygusal.Isak ist so nett. Er ist schrecklich nett. Und moralisch und gefühlvoll.
Isak çok iyi ve ince, ahlaklı ve duygusal.Isak ist so nett. Er ist schrecklich nett. Und moralisch und gefühlvoll.
Isak çok iyi ve ince, ahlaklı ve duygusal.Isak on niin hyvä. Hän on niin valtavan hyvä ja moraalinen ja tunteellinen.
İsa kutsadı beni... <i>Müşterilerimin çoğu duygusal olarak incinmiş kişiler.</i>Dostałam od boga... Większość moich klientów jest emocjonalnie zraniona
İsa kutsadı beni... <i>Müşterilerimin çoğu duygusal olarak incinmiş kişiler.</i># Gesù mi protegge Egli mi ha benedetto... Alla maggior parte di loro hanno spezzato il cuore.
İsa kutsadı beni... <i>Müşterilerimin çoğu duygusal olarak incinmiş kişiler.</i>Jésus m'a béni avec... Beaucoup de mes clients ont besoin de réconfort.
İsa kutsadı beni... <i>Müşterilerimin çoğu duygusal olarak incinmiş kişiler.</i>Jesus me bendijo con... La mayoria de mis clientes han sido heridos sentimentalmente.
İsa kutsadı beni... <i>Müşterilerimin çoğu duygusal olarak incinmiş kişiler.</i>Jesus me bendijo con... La mayoria de mis clientes han sido heridos sentimentalmente.
İsa kutsadı beni... <i>Müşterilerimin çoğu duygusal olarak incinmiş kişiler.</i>Yesus memberkatiku dengan... kebanyakan pelangganku terluka secara emosional
İsa kutsadı beni... <i>Müşterilerimin çoğu duygusal olarak incinmiş kişiler.</i>السيد المسيح أنعم علي بـ أغلب زبائني لديهم مشاكل عاطفية
İşe yaramaz duygusallık?Che sentimento inutile.
İşe yaramaz duygusallık?Det er en værdiløs følelse!
İşe yaramaz duygusallık?Nic nie warte sentymenty?
İşe yaramaz duygusallık?Qué sentimiento más inútil.
İşe yaramaz duygusallık?Se on turha tunne.
İşe yaramaz duygusallık?Um sentimento indigno?
İşe yaramaz duygusallık?Värdelös känsla!
İşe yaramaz duygusallık?Бесполезное чувство?
İşitsel halüsinasyonlar, hayaller ya da duygusal baskılar yüzünden.Z powodu halucynacji, depresji, stresu emocjonalnego.
İşitsel halüsinasyonlar, hayaller ya da duygusal baskılar yüzünden.Εξαιτίας ακουστικών παραισθήσεων, ψευδαισθήσεων, ή συναισθηματικής σύγχυσης.
Kendine gel. Duygusallığı kes. Pısırık olma."Спрячь эмоции!" "Не будь тряпкой!\" "Не позволяй никому унижать тебя!"
Kiminle konuţuyorsun? [DUYGUSAL MÜZÝK BÝTER]С кого говориш?
Kızgın insanlar sizi şüphelendiriyor, farkındayım, ne kadar duygusal olduğumuzu biliyorsunuz.Apparire arrabbiati ci rende sospetti, lo so, e sa quanto siamo emotivi.
Kızgın insanlar sizi şüphelendiriyor, farkındayım, ne kadar duygusal olduğumuzu biliyorsunuz.Avoir l'air en colère rend les gens suspicieux, je sais, et vous savez à quel point nous sommes sensibles.
Kızgın insanlar sizi şüphelendiriyor, farkındayım, ne kadar duygusal olduğumuzu biliyorsunuz.Boosheid is verdacht, dat weet ik, en u weet hoe emotioneel wij zijn.
Kızgın insanlar sizi şüphelendiriyor, farkındayım, ne kadar duygusal olduğumuzu biliyorsunuz.Lucir enojada me hace ver sospechosa, lo sé, y ya sabe lo emocionales que somos.
Kızgın insanlar sizi şüphelendiriyor, farkındayım, ne kadar duygusal olduğumuzu biliyorsunuz.No jo, zloba budí podezření, však víte, jak dokážeme být emocionální.
Kızgın insanlar sizi şüphelendiriyor, farkındayım, ne kadar duygusal olduğumuzu biliyorsunuz.Parecer brava faz com que a pessoa pareça suspeita, eu sei, e você sabe o quanto nós somos emocionais.
Kızgın insanlar sizi şüphelendiriyor, farkındayım, ne kadar duygusal olduğumuzu biliyorsunuz.Το να φαίνομαι οργισμένη με κάνει ύποπτη, το ξέρω, και ξέρετε πόσο συναισθηματικοί είμαστε.
Kızgın insanlar sizi şüphelendiriyor, farkındayım, ne kadar duygusal olduğumuzu biliyorsunuz.Злость наводит на нас подозрения, знаю, а вы знаете, какие мы эмоциональные.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.Al pari della cocaina, di una dieta molto grassa e dello stress emotivo.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.Det gør kokain også, det gør en fed kost også, det gør følelsesmæssig stress også.