Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.Na každých 100 děvčat s diagnózou nějaké emoční poruchy připadá 324 chlapců.
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.Pentru fiecare 100 de fete diagnostizate cu o tulburare emoțională, avem 324 de băieți.
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.Por cada 100 niñas con diagnóstico de trastorno emocional, hay 324 niños en igual situación.
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.Por cada 100 raparigas diagnosticadas com distúrbios emocionais, temos 324 rapazes.
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.Pour chaque centaine de filles diagnostiquées d'un désordre émotionnel, nous avons 324 garçons.
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.Voor elke 100 meisjes bij wie een emotionele storing is vastgesteld, hebben we 324 jongens.
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.Για κάθε 100 κορίτσια με διάγνωση συναισθηματικής διαταραχής, έχουμε 324 αγόρια.
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.На всеки 100 момичета с диагноза, свързана с емоционалната нестабилност, има 324 момчета.
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.На каждые 100 девочек с нестабильной психикой в анамнезе мы имеем 324 таких мальчика.
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.На кожних 100 дівчат з діагностованим емоційним порушенням маємо 324 хлопці.
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.על כל 100 בנות עם הפרעה רגשית מאובחנת, יש לנו 324 בנים
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.و لكل مئة فتاة شخصت بإضطراب عاطفي يوجد 324 شاب تم تشخيصه بنفس الاضطراب
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.女子生徒100人に対して 男子では324 それと これらの数値は黒人 貧しい家庭の出身
Duygusal, sanatsal bir çocuktum, grafiti ise sanatın ekstrem spor dalı gibiydi.Byl jsem emocionální, umělecké dítě a graffiti byl určitý extrémní druh umění.
Duygusal, sanatsal bir çocuktum, grafiti ise sanatın ekstrem spor dalı gibiydi.Egy érzelmes, művész gyerek voltam és a graffiti a művészetek extrém sportja volt.
Duygusal, sanatsal bir çocuktum, grafiti ise sanatın ekstrem spor dalı gibiydi.저는 그저 감성적인, 예술가 소년이었고, 게다가 그래피티는 예술에선 거의 익스트림 스포츠와 같은 분야였어요
Duygusal, sanatsal bir çocuktum, grafiti ise sanatın ekstrem spor dalı gibiydi.Я був емоційною, творчою дитиною і графіті було видом екстримального спорту мистецтва.
Duygusal ve cinsel tepkilerin yalan söylemez.Uno no puede mentir a sus demandas emocionales y sexuales,
Duygusal ve cinsel tepkilerin yalan söylemez.Vous ne pouvez pas mentir avec vos réponse émotionnelle et sexuelle
Duygusal ve farkındalar.Au emoții. Au conștiință de sine.
Duygusal ve farkındalar.Chúng có cảm xúc. Chúng có ý thức.
Duygusal ve farkındalar.Ils sont émotionnels. Ils sont conscients.
Duygusal ve farkındalar.동물들도 감정적이고 의식이 있습니다.
Duygusal ve farkındalar.Provano emozioni. Sono consapevoli.
Duygusal ve farkındalar.Są pełne emocji, mają wiedzę.
Duygusal ve farkındalar.Sie haben Gefühle. Sie sind sich ihrer gewahr.
Duygusal ve farkındalar.Son emocionales. Son conscientes.
Duygusal ve farkındalar.Они испытывают эмоции и всё понимают.
Duygusal ve farkındalar.הן אמוציונליות. הן מודעות.
Duygusal ve farkındalar.إنها حساسة. إنها واعية.
Duygusal ve farkındalar.種々の動物を使った数々の研究が
Duygusal yönüne gelince; ailelerine kısa notlar ile birlikte이 앱을 이용해 가족에게
Duygusal yönüne gelince; ailelerine kısa notlar ile birlikteVề khía cạnh cảm xúc, chúng ta có những người
Duygusal yönüne gelince; ailelerine kısa notlar ile birlikteבהיבט הרגשי יש לנו אנשים
Duygusal yönüne gelince; ailelerine kısa notlar ile birlikteوفي الجانب الحسي ، هناك أُناسٌ قاموا
Duygusal yönüne gelince; ailelerine kısa notlar ile birlikte家族に送る絵はがきやクリスマスカードに
Eğer Mİ çalarsan. Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Si tocara MI, todas encajan bien en esta paleta cromática emocional que estamos pintando.
EP: Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.Dat is erg ontroerend, emotioneel.
EP: Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.Ei da, este foarte înduioșător, foarte emoționant, dar nu a fost uşor să ajungem acolo.
EP: Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.É muito comovente, muito emotivo, mas não foi fácil chegar aqui!
EP: Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.EP: okay, sangat menyentuh, sangat emotional, tapi tidak mudah untuk bisa mencapainya.
EP: Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.네, 이건 매우 감동적입니다.
EP: Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.Vale, es muy conmovedor, muy emotivo, pero no fue fácil llegar ahí.
EP: Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.Vâng, rất xúc động, rất vui mừng, nhưng không phải dễ mà được như thế.
EP: Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.Εντάξει, αυτό είναι πολύ συγκινητικό, πολύ συναισθηματικό, αλλά δεν ήταν εύκολο να φτάσουμε εκεί.
EP: Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.Да, очень волнительный момент.
EP: Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.א"פ: אוקיי, זה היה מאוד נוגע ללב, מאוד מרגש,
EP: Peki, bu çok dokunaklı, çok duygusal, fakat buraya gelmek kolay olmadı.إ ي بي: حسناً، هذا مؤثر للغاية ، عاطفي جداً
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Din moment ce e un cartier vechi, si e putin emotional.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.I och med det är ett gammalt grannskap, så är det lite känslosamt.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Jest trochę melancholijne z powodu swojej starości.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Karena ini adalah lingkungan yang kuno, dan punya arti emosional.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Keďže je to staré susedstvo, je to trochu dojímevé.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Nachdem es eine alte Wohnsiedlung ist, ist es ein wenig emotional.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Nó là khu phố cổ, cũng tạo cho con chút cảm hứng. :D
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Omdat het zo'n oude buurt is heeft het zo zijn charme.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Visto che è un quartiere vecchio è un pò nostalgico.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Μιας και είναι παλιά γειτονιά, και είναι και λίγο συναισθηματική.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Здесь старые окестности, и это немного волнующе.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Тъй като е квартал със стари къщи е и малко вълнуващо.