Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor..בגלל שזאת שכונה ישנה, ויש בה קצת רגש
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.بما أنه حي قديم ووجداني
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.そうね
- Evet, biliyorum. - Çok yetenekli ve zekiydi, duygusaldı.Ráadásul olyan tehetséges, értelmes volt... ...olyan érzéki is volt.
- Eyvallah. [DUYGUSAL MÜZÝK BÝTER]Знаеш ли на колко ненужни хора плащам, за да ми казват това, което той току-що каза?
Fakat sizin de anlayacağınız üzere, bu duygusal durumlar evrenseldir.Aber Sie können sehen, dass diese emotionalen Bedürfnisse ganz universell sind.
Fakat sizin de anlayacağınız üzere, bu duygusal durumlar evrenseldir.Ale jak widzicie te stany emocjonalne są jak najbardziej uniwersalne.
Fakat sizin de anlayacağınız üzere, bu duygusal durumlar evrenseldir.Dar, după cum vedeţi, aceste stări emoţionale sunt universal valabile.
Fakat sizin de anlayacağınız üzere, bu duygusal durumlar evrenseldir.하지만 여러분이 보시다시피 이 감정적인 요구들의 상태는 진정 보편적입니다.
Fakat sizin de anlayacağınız üzere, bu duygusal durumlar evrenseldir.Maar zoals je kunt zien, zijn deze emotionele behoeften werkelijk universeel.
Fakat sizin de anlayacağınız üzere, bu duygusal durumlar evrenseldir.Ma come potete vedere, questi stati di bisogno emozionale sono davvero universali.
Fakat sizin de anlayacağınız üzere, bu duygusal durumlar evrenseldir.Mais comme vous pouvez le voir, ces états de besoin émotionnels sont vraiment universels.
Fakat sizin de anlayacağınız üzere, bu duygusal durumlar evrenseldir.Mas como podem ver, estes estados de necessidades emocionais são verdadeiramente universais.
Fakat sizin de anlayacağınız üzere, bu duygusal durumlar evrenseldir.Nhưng bạn có thể thấy rằng, những nhu cầu xúc cảm này thực sự phổ biến trên toàn thế giới.
Fakat sizin de anlayacağınız üzere, bu duygusal durumlar evrenseldir.Pero como pueden ver, estos estados de necesidad emocionales son universales.
Fakat sizin de anlayacağınız üzere, bu duygusal durumlar evrenseldir.Tapi seperti yang bisa Anda lihat, keadaan kebutuhan emosi ini benar-benar universal.
Fakat sizin de anlayacağınız üzere, bu duygusal durumlar evrenseldir.Αλλά όπως βλέπετε, αυτές οι καταστάσεις συναισθηματικής ανάγκης είναι οικουμενικές.
Fakat sizin de anlayacağınız üzere, bu duygusal durumlar evrenseldir.Але як ви бачите, ці емоційні стани є всезагальними.
Fakat sizin de anlayacağınız üzere, bu duygusal durumlar evrenseldir.Но как вы видите, эти эмоциональные состояния универсальны.
Fakat sizin de anlayacağınız üzere, bu duygusal durumlar evrenseldir.Но както става ясно тези емоционални състояния на нужда са наистина универсални.
Fakat sizin de anlayacağınız üzere, bu duygusal durumlar evrenseldir.אך כמו שאתם יכולים לראות, הצרכים הרגשיים הללו הם אונברסליים.
Fakat sizin de anlayacağınız üzere, bu duygusal durumlar evrenseldir.ولكن كما يمكن أن ترون، هذه الحاجة العاطفية عالمية حقا.
Fakat sizin de anlayacağınız üzere, bu duygusal durumlar evrenseldir.ここで求められるような感情はユニバーサルです また事実として
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerimle çok daha iyiyim." "Bir dakikama bile üzülmüyorum."전 신체적, 재정적, 감정적, 정신적으로 다른 모든 면에서 더 나아졌습니다. "한 순간도 후회한 적 없죠. 영광스런 경험이었어요."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerimle çok daha iyiyim." "Bir dakikama bile üzülmüyorum."По-добре съм физически, финансово, емоционално." "Не съжалявам. Беше великолепно."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerimle çok daha iyiyim." "Bir dakikama bile üzülmüyorum."אני במצב כל כך יותר טוב פיזית, כלכלית, רגשית, מנטלית וכמעט מכל בחינה אחרת."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerimle çok daha iyiyim." "Bir dakikama bile üzülmüyorum." انا الان افضل فيزيائيا , اقتصاديا , نفسيا , عقليا .. وفي كل مجال آخر " ولا املك اي دقيقة قد أندم عليها
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerimle çok daha iyiyim." "Bir dakikama bile üzülmüyorum.'何ひとつ後悔はない" "栄光のある経験をしたと思っている" '結果的にベストだったと信じている"
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Cítím se o tolik líp fyzicky, finančně, emocionálně, mentálně a skoro ve všech dalších ohledech."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Estou muito melhor física, financeira, mentalmente e em quase tudo o resto."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Jag har det så mycket bättre fysiskt, ekonomiskt, mentalt och på nästan alla andra sätt."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""전 신체적, 재정적, 감정적, 정신적으로, 다른 모든 면에서 더 나아졌습니다."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Mir geht es physisch, finanziell, mental und in fast jeder anderen Art so viel besser."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Pärjään paljon paremmin fyysisesti, taloudellisesti, henkisesti ja miltei kaikin muin tavoin."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim."¿Qué dice sobre eso después de todos estos años?
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Saya lebih baik secara fisik, finansial, mental dan hampir dalam hal lainnya."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Sokkal jobban vagyok fizikailag, pénzügyileg, mentálisan és majdnem minden más területen is."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Som na tom lepšie finančne, fyzicky, psychicky, takmer vo všetkých ostatných ohľadoch."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Sto davvero molto meglio fisicamente, finanziariamente, mentalmente e in quasi ogni altro modo."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Sunt cu mult mai bine fizic, financiar, emoţional, mental şi în aproape orice alt fel."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Tôi khá hơn rất nhiều về thể chất, tài chính, tình cảm, tinh thần và hầu hết mọi thứ khác."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Toliko sem bolje fizično, finančno, mentalno in na skoraj vseh ostalih področjih."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Είμαι πολύ καλύτερα έτσι, σωματικά, οικονομικά, συναισθηματικά, ψυχικά και με κάθε άλλο τρόπο."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Мне гораздо лучше в физическом, финансовом, ментальном, да и во всех иных смыслах".
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Я себе почуваю набагато, набагато краще фізично, фінансово, еміціойно, розумово і в усіх інших сенсах".
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""אני במצב כל כך יותר טוב פיזית, כלכלית, רגשית, מנטלית וכמעט מכל בחינה אחרת."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim."" انا الان افضل فيزيائيا , اقتصاديا , نفسيا , عقليا .. وفي كل مجال آخر "
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim."ほぼ全てにおいて向上した" これ以上一体何を向上させることができるでしょう
Genel tanımı: diğerlerinin hislerini anlama ve paylaşma yeteneği. İkinci niteliği duygusal.'Het vermogen de gevoelens van een ander te begrijpen en te delen.' ... en het emotionele deel.
Gerçekten kötü bir şey, sanırım. Annemi niye ağlattın? Gittikçe yaşlanıyor, duygusallaşıyor.Nie mogę stać z boku, gdy mówisz źle o mojej matce.
Gittikçe yaşlanıyor, duygusallaşıyor.Llora porque es vieja.
"Gördüğüm şeye karşı güçlü ya da duygusal bir tepki gösteriyorum" dediğiniz yerdir.Aku punya reaksi yang kuat atau emosional terhadap hal ini."
"Gördüğüm şeye karşı güçlü ya da duygusal bir tepki gösteriyorum" dediğiniz yerdir.Am o reacție puternică sau emoțională la ceea ce văd".
"Gördüğüm şeye karşı güçlü ya da duygusal bir tepki gösteriyorum" dediğiniz yerdir.Czuję coś silnego, silnie reaguję na to co widzę."
"Gördüğüm şeye karşı güçlü ya da duygusal bir tepki gösteriyorum" dediğiniz yerdir.Ich habe eine starke oder emotionale Reaktion zu dem Gesehenen."
"Gördüğüm şeye karşı güçlü ya da duygusal bir tepki gösteriyorum" dediğiniz yerdir.Ik heb een sterke of emotionele reactie op dat wat ik zie."
"Gördüğüm şeye karşı güçlü ya da duygusal bir tepki gösteriyorum" dediğiniz yerdir.어떤 상을 보았을 때, 감정적인 반응을 불러 일으키는 영역입니다.
"Gördüğüm şeye karşı güçlü ya da duygusal bir tepki gösteriyorum" dediğiniz yerdir.Mám silnú, emocionálnu reakciu na to, čo vidím".
"Gördüğüm şeye karşı güçlü ya da duygusal bir tepki gösteriyorum" dediğiniz yerdir."Oh! Estou a ter uma reação emocional àquilo que estou a ver."
"Gördüğüm şeye karşı güçlü ya da duygusal bir tepki gösteriyorum" dediğiniz yerdir."Oh! Ho una reazione forte o emotiva a quello che sto vedendo".