[DUYGUSAL MÜZÝK BÝTER]Ела тук, ела.
[DUYGUSAL MÜZÝK BÝTER]Не, не мисля, че това е за мен.
[DUYGUSAL MÜZÝK BÝTER]Не още.
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsinizA zsigeri tudatalatti, nem vagy tudatában vele.
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsinizBản năng là thuộc tiềm thức, bạn không nhận ra được nó.
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsinizIl viscerale è subconscio, ne siamo inconsapevoli.
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsinizInstinctul se petrece in subconstient.
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsinizInstynkt jest podświadomy, nie zdajemy sobie z niego sprawy
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsinizIntuitiv ist unterbewusst, man bemerkt es nicht.
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsiniz본능 단계는 무의식입니다. 그걸 인식할 수 없죠
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsinizLe niveau viscéral est subconscient, vous n'en êtes donc pas conscient
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsinizLo visceral es subconsciente, pasa sin que te des cuenta.
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsinizVisceraal is onderbewust, je merkt het niet.
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsinizVisceral ada di bawah sadar, kita tidak memikirkannya
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsinizΤο ενστικτώδες είναι στο υποσυνείδητο, δεν το αντιλαμβάνεσαι.
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsinizИнтуитивность подсознательна — вы не осознаете её.
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsinizИнтуитивното е подсъзнателно, не сте наясно с него.
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsinizІнтуїтивне знаходиться у підсвідомості, ви не можете його контролювати.
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsinizהרמה הפנימית היא תת הכרתית, אתם לא מודעים לה
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsinizالمتعمق يحدث في اللاوعي، لا تدركه
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsiniz行動レベルも無意識で 自覚はありません
Duygusal olarak --틀린다는게 감성적인 측면에서
Duygusal olarak ne durumda olduğunu gösteren bir vektör uzayı.3차원 감정 영역을 가지고 있습니다.
Duygusal olarak ne durumda olduğunu gösteren bir vektör uzayı.מרחב וקטורי, של היכן הוא נמצא רגשית.
Duygusal olarak ne durumda olduğunu gösteren bir vektör uzayı.ومتجه للمسافة، لمكان وجوده عاطفياً.
Duygusal olarak ne durumda olduğunu gösteren bir vektör uzayı.その空間のどこにいるかを表現します
Duygusal olarak normal ve sağlıklı oldukları için seçilen çocuklar sinir krizi geçiriyordu.Anak yang kami pilih karena mereka normal dan sehat, akhirnya memiliki kerusakan emosional.
Duygusal olarak normal ve sağlıklı oldukları için seçilen çocuklar sinir krizi geçiriyordu.Des gamins qu'on a choisi parce qu'ils étaient normaux et en bonne santé, ayant des ruptures émotionnelles.
Duygusal olarak normal ve sağlıklı oldukları için seçilen çocuklar sinir krizi geçiriyordu.Männer, die ausgewählt wurden, weil sie normal und gesund waren, bekamen emotionale Zusammenbrüche.
Duygusal olarak normal ve sağlıklı oldukları için seçilen çocuklar sinir krizi geçiriyordu.Младежи, които избрахме, защото са здрави психически и физически, преживяха емоционален срив.
Duygusal olarak normal ve sağlıklı oldukları için seçilen çocuklar sinir krizi geçiriyordu.だが誰も実験をやめると言わなかった
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?Aký je to pocit -- emocionálny -- aký je to pocit, keď sa mýlite?
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?Bagaimana rasanya -- secara emosional -- bagaimana rasanya saat melakukan kesalahan?
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?Các bạn cảm thấy thế nào -- về mặt cảm xúc -- khi bị sai?
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?Come ci si sente -- emotivamente -- come ci si sente quando si sbaglia?
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?Cum vă simţiţi -- emoţional -- cum vă simţiţi când greşiţi?
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?Hoe voelt het - emotioneel - hoe voelt het aan het bij het verkeerde eind te hebben?
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?Hvordan føles det -- følelsesmæssigt -- hvordan føles det at tage fejl?
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?Jaké to je - jaký pocit - jaké to je nemít pravdu?
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?Jak to jest, emocjonalnie.. jak to jest popełnić błąd?
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?Miltä tuntuu olla väärässä?
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?Milyen érzés -- emocionálisan -- amikor tévednek?
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?Qual é a sensação, emocionalmente, qual é a sensação de estar errado?
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?Quelle impression ça fait -- du point de vue émotionnel -- quelle impression ça fait d'avoir tort?
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?¿Qué se siente, emocionalmente, qué se siente estar equivocado?
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?Wie fühlt es sich an - emotional gesehen - wie fühlt es sich an, sich zu irren?
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?Πώς νιώθετε - συναισθηματικά - πώς νιώθετε όταν κάνετε λάθος;
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?Какво е чуството - емоционално - какво е усещането да сбъркаш?
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?Каково это - эмоционально что вы чувствуете, когда ошибаетесь?
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?Яке це відчувається - емоційно - яке це - бути неправим?
Duygusal olarak --מה התחושה -- רגשית --
Duygusal olarak --كيف هو شعوركم ..
Duygusal olarak --どのように感じますか?
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.정서 장애를 가진 여학생이 100 명이라면 남학생은 324 명입니다.
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.Cứ 100 bé gái bị chuẩn đoán rối loạn cảm xúc, chúng ta có 324 bé trai.
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.For hver 100 piger diagnostiseret med en psykisk sygdom, har vi 324 drenge.
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.För varje 100 flickor med en känslomässig störning som diagnostiseras, har vi 324 pojkar.
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.Für alle 100 Mädchen mit einer Diagnose über eine emotionale Störung, haben wir 324 Jungen.
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.Minden 100 olyan lányra, akit érzelmi zavarral diagnosztizálnak 324 fiú esik.
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.Na każde 100 dziewczyn z zaburzeniami emocjonalnymi, przypada 324 chłopców.