Ana içeriğe geç
Sözlük

duygusal ile cümle

duygusal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Anne ile oğlunun arasındaki duygusal bağı görebiliyoruz.Y también existe cierta ternura entre madre e hijo.
Annesine karşı hiçbir duygusal tepki yok çünkü görme bölümlerinden duygusal bölümlere giden bağlantı kopmuş.Fără reacţie emoţională la mama sa, pentru că firul de la ariile vizuale la cele emoţionale e întrerupt.
Annesine karşı hiçbir duygusal tepki yok çünkü görme bölümlerinden duygusal bölümlere giden bağlantı kopmuş.그의 어머니에게 아무런 감정적 반응이 없다는 것이지요. 왜냐하면, 시각영역에서 감정 중추로의 연결이 끊어졌기 때문입니다.
Annesine karşı hiçbir duygusal tepki yok çünkü görme bölümlerinden duygusal bölümlere giden bağlantı kopmuş.Nie ma reakcji emocjonalnej na widok matki, bo połączenie między ośrodkami jest zerwane.
Annesine karşı hiçbir duygusal tepki yok çünkü görme bölümlerinden duygusal bölümlere giden bağlantı kopmuş.Tunnereaktio äitiin puuttuu, koska yhteys visuaalisilta alueilta emotionaalisiin keskuksiin on poikki.
Annesine karşı hiçbir duygusal tepki yok çünkü görme bölümlerinden duygusal bölümlere giden bağlantı kopmuş.אין שום תגובה רגשית לאמא שלו. כי הקישור בין אזורי הראיה לאזורי הרגש במוח נקטע.
Annesine karşı hiçbir duygusal tepki yok çünkü görme bölümlerinden duygusal bölümlere giden bağlantı kopmuş.ليس هناك أي رد فعل عاطفي تجاه أمه لأن السلك من مناطق الرؤية إلى المراكز العاطفية مقطوع.
Annesine karşı hiçbir duygusal tepki yok çünkü görme bölümlerinden duygusal bölümlere giden bağlantı kopmuş.視覚エリアから感情の中枢への線が切れているからです 視覚エリアは正常なので視覚も正常で
Arabalara da, tıpkı sanat gibi, duygusal bağlamda sanatın S si ile yaklaşılmalı - tabi kabul ederseniz.그래서 차는, 예술의 형태로 존재할 때 감성적인 면을 가져다 줍니다 -- 하지만 이를 받아 들였을 때만 가능하죠 -- 차를 예술과 같은 단계로 취급하며 받아들였을 때를 말입니다
Arabalara da, tıpkı sanat gibi, duygusal bağlamda sanatın S si ile yaklaşılmalı - tabi kabul ederseniz.また 車も芸術と同様に感情移入できるものだとするなら 芸術と同等に扱うべきでしょう ミケランジェロの作品を見てください
Aşağı Doğu Yakası'na doğru- günışığının altında ağır bir duygusal çöküntü yaşadım문신 가게를 나서자마자, 밝은 대낮에 브로드웨이와 커널 거리, 길 한가운데
Aşağı Doğu Yakası'na doğru- günışığının altında ağır bir duygusal çöküntü yaşadımla doar câteva mile de aici în Lower East Side-- şi am avut o cădere emoţională masivă în plină zi
Aşağı Doğu Yakası'na doğru- günışığının altında ağır bir duygusal çöküntü yaşadımב-לואר איסט סייד -- הייתה לי התמוטטות עצבים לאור היום,
Aşağı Doğu Yakası'na doğru- günışığının altında ağır bir duygusal çöküntü yaşadımفي منطقة الجنوب الشرقي حتى حدث لي إنهيار عصبي تام في وضح النهار
Aşağı Doğu Yakası'na doğru- günışığının altında ağır bir duygusal çöküntü yaşadım真っ昼間なのに感情の糸が切れてしまったのは イースト・ブロードウェイとカナル・ストリートの交差点でした。
Aslında onları çok fazla duygusal, (Kahkaha)Ich finde sie nämlich viel emotionaler - (Gelächter)
Aslında onları çok fazla duygusal, (Kahkaha)Je les trouve, en fait, beaucoup plus émouvants -- (rires)
Aslında onları çok fazla duygusal, (Kahkaha)사실 저는 영사기가 훨씬 감정을 자극할 수 있고 (웃음)
Aslında onları çok fazla duygusal, (Kahkaha)Mie chiar mi se par mult mai emoţionale -- (Râsete)
Aslında onları çok fazla duygusal, (Kahkaha)Slajdy wydają mi się dużo bardziej emocjonalne -- (Śmiech)
Aslında onları çok fazla duygusal, (Kahkaha)אני באמת חושב שהן הרבה יותר מרגשות-- [צחוק]
Aslında onları çok fazla duygusal, (Kahkaha)في الواقع انا أجدهم أكثر إحساساَ (ضحك)
Aslında onları çok fazla duygusal, (Kahkaha)(笑) 親しみが持てるから いいなって思うんです
Aynı zamanda böylece ekonomideki duygusal etmeni çıkarabilirsiniz Bu, ekonomik döngüleri açıklamanın bir yolu.To jeden ze sposobow na jaki mozna wytlumaczyc cykl ekonomiczny.
Aynı zamanda çok ciddi bir duygusal etkisi de vardır.Dochodzi tu też ogromny wstrząs emocjonalny.
Aynı zamanda çok ciddi bir duygusal etkisi de vardır.E c'è anche da considerare l'enorme impatto emotivo.
Aynı zamanda çok ciddi bir duygusal etkisi de vardır.Er is ook een enorme emotionele impact.
Aynı zamanda çok ciddi bir duygusal etkisi de vardır.Es gibt auch eine große emotionale Auswirkung.
Aynı zamanda çok ciddi bir duygusal etkisi de vardır.Hay también un gran impacto emocional.
Aynı zamanda çok ciddi bir duygusal etkisi de vardır.Il y a aussi un énorme impact émotionnel.
Aynı zamanda çok ciddi bir duygusal etkisi de vardır.또한 정서적 충격도 엄청납니다..
Aynı zamanda çok ciddi bir duygusal etkisi de vardır.Mai există şi un impact enorm emoţional.
Aynı zamanda çok ciddi bir duygusal etkisi de vardır.Tiếp đó là ảnh hưởng nghiêm trọng về cảm xúc.
Aynı zamanda çok ciddi bir duygusal etkisi de vardır.Υπάρχει επίσης τεράστιος συναισθηματικός αντίκτυπος.
Aynı zamanda çok ciddi bir duygusal etkisi de vardır.Въздействието върху емоционалното ви състояние също е огромно.
Aynı zamanda çok ciddi bir duygusal etkisi de vardır.Прибавим глубокое эмоциональное потрясение.
Aynı zamanda çok ciddi bir duygusal etkisi de vardır.ישנה גם השפעה נפשית גדולה.
Aynı zamanda çok ciddi bir duygusal etkisi de vardır.وهناك أيضاَ تأثيرٌ نفسيٌ واضح.
Aynı zamanda çok ciddi bir duygusal etkisi de vardır.私の診療室では 身体的不自由さと
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Anche questa si trova sulla tavolozza emozionale che usiamo per dipingere.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Deze noten liggen allemaal binnen dit emotionele palet dat we 'schilderen'.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.이것도 우리가 그리는 다양한 감정들의 색들에 자연스럽게 들어 맞죠.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Lihat, semuanya terletak di dalam palet emosioanl umum yang sedang kita gambar.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.One wszystkie leżą wewnątrz tej szerokiej emocjonalnej palety, którą się posługujemy.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Sehen Sie, alles liegt genau im Rahmen dieser grundlegenden, emotionalen Palette, die wir malten.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Thấy không, tất cả vẫn đều nằm bên trong một bảng màu âm cảm xúc chung mà chúng tôi đang vẽ lên.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Toate astea se armonizează cu gama emoțională generală pe care o pictăm.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Veem, elas cabem bem dentro desta grande paleta emotiva que estivemos a pintar.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Vidíte, tieto všetky pasujú do emocionálnej palety, ktorú sme maľovali.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Vidíte, všechny leží přímo uvnitř této obecné emocionální palety, kterou malujeme.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Vous voyez, elles se trouvent toutes dans cette palette émotionnelle générale avec laquelle nous peignions.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Бачите, усі вони належать цій загальній емоційній гамі, яку ми малюємо.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Видите, и она звучит органично в этой общей палитре, которую мы создали.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Виждате ли, всичко това лежи вътре в тази обща емоционална палитра, която рисувахме.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.רואים, כל הצלילים הללו מתאימים לאותו מצע רגשי שאנו צובעים.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.ترون كل هذا الضوء يوجد تماما داخل هذه اللوحة العاطفية التي كنا نرسم.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.全ての音が正しいものなのです ところが「ファ#」をならしてみると・・・
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.A má tu malú emocionálnu odozvu.
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.A taky to dostalo trochu emocionální odezvy.
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.Et on remarque ici qu'il a une sorte de petite réaction émotionnelle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod