Ana içeriğe geç
Sözlük

duygusal ile cümle

duygusal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İdam mahkumları duygusal nedenlerle ölmek istemiyorlar bu da insan haklarını ihlal ediyor.Επιβάλει ποινές σε όσους παραβαίνουν τις αρχές του φιλάθλου πνεύματος.
Ama genellikle duygusal varoluşun mutluluğu ile ilişkilidir.Det bliver ofte forbundet med følelsen af lykke.
Albüm daha duygusal temalar içeriyordu.Deres efterfølgende album indeholdt langt tydeligere punkegenskaber.
Carey’e göre beraber takıldılar ancak cinsel veya duygusal anlamda bir yakınlaşmaları olmadı.Hun fortæller at de bare hang ud og intet seksuelt eller intimt fandt sted.
Bu süreçte Klein duygusal sorunlar yaşamıştır.Fra nu af er Mikkel følelsesmæssigt afstumpet.
Duygusal Tuzaklar, 2006.Politisch-psychologischer Versuch, 2006.
Çok duygusal bir an.Le Temps sensible.
Düşünsel ve duygusal yapı.Geoteknikk og fundering.
Çeşitli duygusal durumlar öz farkındalık ile pekiştirilir.Store beslutninger træffes med følelserne.
Duygusal dengesizlik olarak da adlandırılır.Defekten kalles da ubalansert.
Duygusal Sahnede Rol Yapmak.I scener med stor følelse.
Daha sakin ve duygusal bir albüm oldu.Det som kom var et veldig seriøst og følelsesladd album.
Roma'dan gitmeden önceki son gecelerinde duygusal bir cinsel ilişki yaşarlar.De prøver å holde romantiske følelser utenfor.
Duygusal ve fiziksel yetersizliklerini keşfeder.De reagerer lett på fysiske og emosjonelle ubehageligheter.
Psikolojide bazen duygusal öz-düzenleme ya da öz-düzenleme olarak adlandırılır.Emosjonell støtte har også noen ganger blitt kalt følelsesstøtte eller evalueringsstøtte.
Fast Times 1980'lerin başında teenage jenerasyondan birçok erkek duygusal aşkla bağlanmıştır.Tidlig i 1980 kom singelen Love Will Tear Us Apart.
Marx duygusal olarak babasına çok yakındı ve ölümünden sonra babasının anısına çok saygı gösterdi.Marx telah menjadi sangat emosional kepada ayahnya dan mengenang kenangannya setelah kematiannya.
Bazı psikologlar, bir kişinin kişilik özellikleri ve duygusal işleyişini incelemek için bu testi kullanır.Beberapa psikolog menggunakan tes ini untuk mengetahui karakter dan emosional seseorang.
Duygusal hallerin hızlı değişimi.Perubahan suasana hati yang cepat.
Duygusal olarak algılanışının yanı sıra akıl ile de kavranabilir.Di samping bisa membaca pikiran orang, juga banyak akal.
Aynı zamanda aşırı derecede duygusaldır.Ia juga sangat sensitif.
Duygusal gerçekliği sembolize ettiğini düşündüğü sarı rengin onun için önemi çok büyüktü.Kuning merupakan warna yang paling penting baginya, karena dianggap melambangkan kebenaran emosional.
Yanıklar aynı zamanda duygusal ve psikolojik rahatsızlığa da neden olabilmektedir.Luka bakar juga bisa menyebabkan gangguan emosional dan psikologis.
Film bir cinayet ve bu cinayetin arkasından gelişen olayları duygusal bir biçimde anlatmaktadır.Film ini mengisahkan peristiwa sekitar serangan itu dan pergumulan hidup setelahnya.
Duygusal anlar yaşandı.Pengalaman yang dirasakan.
Bu bağ, yeni doğan çocuğun duygusal gelişimini, neredeyse tamamen iç refah üzerine kurmuştur.Sehingga pengucilan kepada orang-orang lahir baru ini terjadi hampir di segala pelosok.
Ancak Neşe ile tanıştıktan sonra aralarında duygusal bir yakınlaşma başlar.Seiring kedekatan antara Glad dan Rendi, mulailah tumbuh rasa ketertarikan di antara mereka.
Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi, Albert Ellis tarafından geliştirilmiş br psikoterapi yöntemidir.Namun vaksin yang digunakan untuk inokulasi massal adalah vaksin yang dikembangkan oleh Albert Sabin.
Çok soğukkanlı gözükür ama aslında çok duygusaldır.Bình thường trông cậu có vẻ lạnh lùng nhưng thực ra lại rất tình cảm.
Bazarov’a aşıktır fakat içine düşebileceği duygusal karmaşadan korktuğu için aşkını itiraf edememektedir.Bà yêu Bazarov, nhưng không thể thừa nhận vì sợ những cảm xúc bấn loạn có thể đến.
Duygusal anılar güncel ruh hâli ile yeniden oluşturulmaktadır.Nói cách khác, ký ức cảm xúc được tái cấu trúc lại bởi trạng thái cảm xúc hiện tại.
Olaylar, duygusal bir komedi diliyle anlatılır.Các sự kiện được thể hiện một cách hài hước theo kiểu truyện tranh.
Maria Bello - Sophie, Rebecca ve Martin'in duygusal olarak dengesiz annesi.Maria Bello vai Sophie, mẹ của Rebecca và Martin.
"Benim için (bu olayın) en duygusal yanı, Genç ailesinin tavrıdır.Bởi đề tài này rất nhạy cảm nhất là với giới trẻ.
Düşünsel ve duygusal yapı.Suy nghĩ và cảm xúc tức thời.
İsmail ile duygusal bir yakınlaşma yaşamıştır.Cô có tình cảm đơn phương với Ichigo.
Savaş sonrası dönemde gelişen modern enka, duygusal ballad müziğinin bir şeklidir.Nhạc diễn ca hiện đại, đã được phát triển trong thời sau chiến tranh, là một loại nhạc ba-lê uỷ mị.
Sosyal ve duygusal işlevlerse orbitofrontal kortekste lokalizedir.Triễn lãm rương trực tuyến hay ảo đang là đầu tàu trong lĩnh vực đồ xa xỉ.
Kadınlar ise daha anlayışlı, bağışlayıcı ve duygusaldır.またあなたがかれらを御赦しなされても,本当にあなたこそは,偉力ならびなく英明であられます。
Öznel ve duygusaldır.穏やかで誠実。
Çok soğukkanlı gözükür ama aslında çok duygusaldır.一見クールに見えるが、実は熱い性格。
İsmail ile duygusal bir yakınlaşma yaşamıştır.イザムとの因縁が深い。
Ancak Stipe'ın sözleri daha duygusallaşmıştı.スタックの定義はさらに簡単である。
Duygusal anlar yaşandı.感情的につっかかった。
Duygusal yetiler en çok burada işleme tabi olur.白色が、それを一番多く感じられる。
O, bir bayan arkadaşı olmadığı için duygusal olarak bunalımda olan biridir.友達がいないことを不安に感じる「少し・不安」な女の子。
Bir o kadar duygusal ve yalnız bir adam.非常に冷酷かつ独善的な男。
Duygusal Sahnede Rol Yapmak.用心棒編の舞台。
Ian'dan çok daha genç olan Cate, duygusal açıdan da kırılgandır.トムよりずっと若い猫で、若さ故に思慮分別も浅い。
Albümün en duygusal parçası da Do You Dream of Me'dir.^ ポカリスエットCMソング「キミの夢は、ボクの夢。
Eser aşırı duygusal ve romantik bir romandır..激しくもロマンティックな曲想。
Genellikle derin duygusal yaşantılara doğru gidiş söz konusudur.深い感情が表現される瞬間も多々ある。
Adım Marc, iç dünyada çok duygusalım ve cüzdanım boş.ボクには妹がいるのだけれど、金遣いが荒くいつも財布がピンチ!
Hatice Şendil'in ilk sinema deneyimi olan film, duygusal bir aşk hikâyesini konu ediniyor.The Girl From Hollywood 高名な映画女優が、真実の愛情を知る作品。
Duygusal bağlar, ikinci sezonda çoğalmıştır.感情成分則在第二季加重。
Kadınlar ise daha anlayışlı, bağışlayıcı ve duygusaldır.具慶下,妻王氏,兄玉,弟俊;謀;哲;睿;誠。
Bazarov’a aşıktır fakat içine düşebileceği duygusal karmaşadan korktuğu için aşkını itiraf edememektedir.她愛上巴扎羅夫,但她不能承認她的愛,因為她恐懼這些會帶來的混亂。
Bu daha çok vurgulama, filmde duygusal bir gerçek yaratma hakkındaydı," demiştir.這不是對主流電影製作的妥協,這其實是強調、為電影創造情感真相」。
Öznel ve duygusaldır.躬忠恕以及人。
Bazen duygusal olur.有时有些多愁善感。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod