Ana içeriğe geç
Sözlük

duygu ile cümle

duygu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Mary duygularını maskelemede iyi değildir.Mary is not good at masking her emotions.
Senin için duygularım değişmedi.My feelings for you haven't changed.
Kendimi hep duygusal olarak kötüye kullanılmış hissettim.I always felt emotionally abused.
Rahat bir duygu değildi.It wasn't a comfortable feeling.
Tom'un ciddi duygusal sorunları vardı.Tom had severe emotional problems.
Duygu muhtemelen karşılıklı.The feeling is probably mutual.
Bu çok ödüllendirici bir duygu.It's a very rewarding feeling.
Tom hâlâ çok duygusallaşıyor.Tom still gets very emotional.
O duyguyu açıklayamam.I can't explain that feeling.
O müthiş bir duyguydu.That was an awesome feeling.
İnsanlar oldukça duygusallaşıyor.People get pretty emotional.
Açıkçası duygular yüksektir.Obviously emotions are high.
Tom'un çelişkili duyguları vardı.Tom had conflicting feelings.
Bu inanılmaz bir duygu.This is an amazing feeling.
Benim de garip bir duygum vardı.I had a weird feeling, too.
O gerçekten duygusaldı.It was really emotional.
Karışık duygularım var.I have mixed emotions.
Tom duygu ile ağladı.Tom wept with emotion.
Bu harika bir duygu.It's a great feeling.
Bu duygudan nefret ettim.I hated that feeling.
Tom çok duygulandı.Tom got all emotional.
Duyguyu biliyoruz.We know the feeling.
Bu güzel bir duygu.It's a nice feeling.
Rakunlar duygusal hale geldi.Raccoons have become sentient.
Tom'un macera duygusu yok.Tom has no sense of adventure.
Bunun hakkında duygusal konuşma yaparım.I get emotional talking about it.
Bunun hakkında karışık duygularım var.I have mixed emotions about this.
Onun duygularına daha fazla dikkat etmem gerekirdi.I should have paid more attention to her feelings.
Jamal duygularını kontrol edemedi.Jamal lost control of his emotions.
Duygularını incitmek istemiyorum.I don't wanna hurt your feelings.
Sadece duygularını kontrol et.Just control your emotions.
Tom duygularını incitti.Tom got his feelings hurt.
İnsanların duygularını karıştıramazsın.You can't mess with people's feelings.
Tom duygularını kontrol edemiyor.Tom can't control his emotions.
Tom aşırı duygusal davrandığımı söyledi.Tom said I was being overemotional.
Çok duygulandım.I'm so moved.
Fadıl başkalarının duygusal acılarından keyif alıyordu.Fadil enjoyed the emotional suffering of others.
Tom bana duygusal destek vermeyi başaramadı.Tom has never failed to give me emotional support.
Tom, Mary'nin duygularını incitebileceğinden korkuyor.Tom is afraid he might hurt Mary's feelings.
Sami'nin duygusal olgunluk sorunları vardı.Sami had emotional maturity issues.
Tom mizah duygusu ile tanınır.Tom is known for his sense of humor.
Benim için duyguların yokmuş gibi davranmaya devam edemezsin.You can't keep pretending you don't have feelings for me.
Senin için duygularım yokmuş gibi davranmaya devam edemem.I can't keep pretending that I don't have feelings for you.
Senin için duygularım yokmuş gibi davranamam.I can't pretend I don't have feelings for you.
Neden duygularımla oynuyorsun?Why do you play with my feelings?
Ben çok duygusaldım.I was very emotional.
Başka birinin duygusal bir varlık olduğunu nereden bilirim?How do I know that anyone else is a sentient being?
Duygularımı kontrol etmekte zorlanıyorum.I have trouble controlling my emotions.
Keşke duygularımı kontrol edebilsem.I wish I could control my emotions.
Duygularımı kontrol etmek benim için zordur.It is difficult for me to control my emotions.
Duygularımı kontrol etmeyi zor buluyorum.I find it difficult to control my emotions.
Duygularımı kontrol etmek benim görevim değil.Controlling my emotions is not my forte.
Duygularımın kararımı gölgelemesine izin vermemeye çalışıyorum.I try not to let my emotions cloud my judgment.
Biz duygusal yaratıklarız.We are emotional creatures.
İnsanlar temelde duygusaldır.Humans are fundamentally emotional.
Duygularımın eylemlerime karışmasına izin veremem.I cannot allow my emotions to interfere with my actions.
Duygularımızın eylemlerimize müdahale etmesine izin veremeyiz.We can't allow our emotions to interfere with our actions.
İnsanlar olaylara duygusal tepki verme eğilimindedirler.People tend to react emotionally to events.
Mary kolayca duygusallaşan bir kızdır.Mary is a girl who gets emotional easily.
Leyla duygusal olarak hasarlıydı.Layla was damaged emotionally.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod