Bu gerçekten iyi bir duygu.It's a really good feeling.
Şimdi duygularımı incittin.Now you've hurt my feelings.
O duyguyu asla unutmayacağım.I'll never forget that feeling.
O inanılmaz bir duyguydu.That was an incredible feeling.
Onun hakkında karışık duygularım var.I have mixed feelings about that.
O, duygularını sakladı.He hid his feelings.
O, duygularını gizledi.He disguised his feelings.
Mülteciler fiziksel ve duygusal olarak acı çekti.The refugees suffered physically and emotionally.
O, o filmi izledikten sonra önsezi duygusu ile doluydu.After watching that film he was filled with a sense of foreboding.
Kıskançlık tüm insan duygularının en yıkıcı olanlarından biridir.Jealousy is one of the most destructive of all human emotions.
Sözcükler olmadan bile duygularını ve düşüncelerini anladım.I understood your feelings and thoughts even without words.
Sözcükler bile olmadan onun duygularını ve düşüncelerini anladım.I understood her feelings and thoughts even without words.
O, sözcükler bile olmadan senin duygularını ve düşüncelerini anladı.He understood your feelings and thoughts even without words.
O, sözcükler bile olmadan senin duygularını ve düşüncelerini anlıyor.He understands your feelings and thoughts even without words.
Sözcükler bile olmadan duygularını ve düşüncelerini anlıyorum.I understand your feelings and thoughts even without words.
Tom'un duygusallaşma eğilimi yok.Tom doesn't tend to get emotional.
Duygularım hakkında Tom'la konuştum.I talked to Tom about my feelings.
Duygularım hakkında Mary ile konuştum.I talked to Mary about my feelings.
Duygularım hakkında Tom'la konuşmaya çalıştım.I tried to talk to Tom about my feelings.
Duygularım hakkında kafam karışık.I'm confused about my feelings.
Tom'un duyguları kırgındı.Tom's feelings were hurt.
Tom'un duyguları incindi.Tom's feelings were hurt.
Ancak bu da büyük bir duygu.However that's also the greatest feeling.
Duygularını kontrol etmeyi öğrenmelisin.You should learn to control your emotions.
Ben senin duygularını paylaşıyorum.I share your feelings.
Ben duygusallaşıyorum.I get emotional.
Ben senin duygularını incitmiş olabilirim, ama benim niyetim bu değildi.I may have hurt your feelings, but that was not my intention.
Keyifsizlik duygunun işinle ilgili olduğunu düşünüyor musun?Do you think your feeling of malaise is related to your job?
Bu hoş bir duygu.It's a pleasant feeling.
Bu çocuk duygularını içselleştirir ve bunları ifade etmez.This child internalizes his emotions and does not express them.
Feministlerin mizah duygusu yoktur.Feminists have no sense of humour.
Tom onun mizah duygusunu sevmediği için Mary ile çıkmayı bıraktı.Tom quit going out with Mary because he didn't like her sense of humor.
Tom Mary'ye onun mizah duygusunu sevmediğini söyledi.Tom told Mary that he didn't like her sense of humor.
Benim çocukluğum hakkında çelişkili duygularım var.I have conflicting feelings about my childhood.
Tom, Mary'nin duygularını incitmek istemedi.Tom didn't want to hurt Mary's feelings.
O duygularını çok çabuk dışa vuran biri.He's very touchy feely.
Duyguların hakkında konuşmayı öğrenmen gerekiyor.You need to learn to talk about your feelings.
Tom duygularıyla ilgili konuşmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like talking about his feelings.
Erkekler duyguları ifade etmeyi bazen bir zayıflık işareti olarak algılarlar.Men sometimes perceive expressing emotions as a sign of weakness.
Duygularını ifade etmek, zayıflık belirtisi değildir.Expressing your feelings is not a sign of weakness.
Tom duyguları hakkında konuşmakta iyi değildir.Tom is not good at talking about his emotions.
Tom duygularıyla ilgili konuşurken rahat hissetmez.Tom doesn't feel comfortable talking about his feelings.
Duyguları hissetmek iyidir.It's okay to feel emotions.
O, güç ve güven duygularına ilham verdi.He inspired feelings of strength and security.
Bu kadar duygusal olmayı bırak.Stop being so emotional.
Tom'un garip bir mizah duygusu vardır.Tom has a weird sense of humor.
Senin garip bir mizah duygun var.You have a strange sense of humor.
O duygu uzun sürmeyecek.That feeling won't last long.
Senin için herhangi bir duygum yok.I don't have any feelings for you.
Onun için herhangi bir duygum yok.I don't have any feelings for her.
Onun için hiç herhangi bir duygun yok mu?Don't you have any feelings for her at all?
Tom çok duygusal olur.Tom gets very emotional.
Tom'un karanlık bir mizah duygusu var.Tom has a dark sense of humor.
İnsanların duygusal yaşamları gittikçe daha istikrarsız hale geliyor.People's emotional lives are becoming more and more unstable.
Eksiksiz bir şiir, bir duygunun düşünceyi ve düşüncenin kelimeleri bulduğu yerdir.A complete poem is one where an emotion finds the thought and the thought finds the words.
Tom duygusal olarak Mary'ye şantaj yapıyor.Tom is emotionally blackmailing Mary.
Ben biraz duygusaldım.I was a bit emotional.
Ben gerçekten duygusaldım.I was really emotional.
Tom'un sapkın bir mizah duygusu var.Tom has a warped sense of humor.
Tom duygularını saklamada iyi değildir.Tom is not good at hiding his emotions.