Ana içeriğe geç
Sözlük

duygu ile cümle

duygu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Dan'ın Linda ile duygusuz bir ilişkisi vardı.Dan had a rocky relationship with Linda.
Dan başkalarının duygularını umursamadı.Dan didn't care about the feelings of others.
Mizah duygumun olmadığını mı söylüyorsun?Are you saying I have no sense of humor?
Tom mizah duygusu var mı?Does Tom have a sense of humor?
Tom bile Mary'nin duygularını incittiğini fark etmiş gibi görünmüyordu.Tom didn't even seem to realize he'd hurt Mary's feelings.
Onların sözleri kendi duygularıyla çelişiyor.Their words contradict their own feelings.
Gelgitli, uzatmalı ilişkiler duygusal açıdan bezdirici olabilir.On-again, off-again relationships can be emotionally draining.
Herkes onunla duygularını paylaştı.Everyone sympathised with her.
Mahmurluğun en kötü türü duygusal mahmurluktur.The worst kind of hangover is emotional hangover.
Aşk kelimelerle ifade edemeyeceğin tuhaf bir duygudur.Love is a bizarre feeling that you cannot express in words.
Kızgın bir müşterinin duygularını onaylama durumun yatıştırılmasında etkili bir yoldur.Validating an angry client's feelings is an effective way of defusing the situation.
Genellikle, erkekler duyguları hakkında konuşmayı kadınlardan daha zor bulurlar.Generally speaking, men find it more difficult to talk about their feelings than women.
Hata yapma, duygu karşılıklıdır.Make no mistake, the feeling is mutual.
Duygusal yönden perişan insanlarla nasıl konuşacağımı bilmiyorum.I don't know how to talk to emotionally distraught people.
Tom duygusal zekadan yoksun.Tom lacks emotional intelligence.
Duygular bulaşıcıdır.Emotions are contagious.
Kendimi savunma duygum beni tamamen iyi uçaklardan atlamaktan alıkoyuyor.My sense of self preservation keeps me from jumping out of perfectly good airplanes.
Tom çok duyguluydu.Tom was very emotional.
Tom duygusaldı.Tom was emotional.
Duygularınız önemlidir.Your feelings are important.
Onların duygularını anlıyorum.I understand their feelings.
O tuhaf bir duyguydu.That was a weird feeling.
Tom'un karmaşık duyguları vardı.Tom had mixed feelings.
Duygularımız incindi.Our feelings were hurt.
Tuhaf bir duyguydu.It was a weird feeling.
Bu çılgınca bir duyguydu.It was a crazy feeling.
Karışık duygularım vardı.I had mixed feelings.
O duyguyu biliyorum.I know that feeling.
Tom nadiren duygu gösterir.Tom rarely shows emotion.
Tom duygu göstermedi.Tom showed no emotion.
O, duygu ile üstesinden geldi.She was overcome with emotion.
O, az duygusu olan bir kadındı.She was a woman of few emotions.
Tom'un senin duygularını incitmek niyetinde olmadığından eminim.I'm sure that Tom didn't intend to hurt your feelings.
İnanılmaz bir duyguydu.It was an amazing feeling.
Ona karşı duygular beslediğim bu kadar belli oluyor mu?Is it that obvious that I have feelings for him?
Duyguların hakkında konuşmak zor.It's hard to talk about your feelings.
Tagalog, İngilizceden daha duygusal bir dildir.Tagalog is a more sensual language than English.
Tom'un Mary için yoğun duyguları vardı.Tom had intense feelings for Mary.
Tom fiziksel ve duygusal istismara maruz kalmıştı.Tom was subject to physical and emotional abuse.
Tom için hâlâ duyguların var mı?Do you still have feelings for Tom?
Onun duygularını incitmekten korktuğum için ona tam gerçeği söylemedim.Because I was afraid of hurting his feelings, I didn't tell him the complete truth.
Tom'un senin duygularını incitmek istemediğinden eminim.I'm sure Tom didn't intend to hurt your feelings.
Neden duygularını saklamaya çalışıyorsun?Why are you trying to hide your feelings?
Mary duygularını saklamaya çalıştı.Mary tried to hide her feelings.
Ağrı tamamen kişisel bir duygudur.Pain is an entirely personal sensation.
Duygularımı ifade etmeye kelimeler aciz kalır.Words fail me in expressing my emotion.
Tom'un duygularını incitmemek için dikkatli olmanız gerekiyor.You need to be careful not to hurt Tom's feelings.
Tom ile ana sorun onun mizah duygusunun olmamasıdır.The main problem with Tom is that he has no sense of humor.
O onun mizah duygusunu sevdi.He loved her sense of humor.
Sadece insan yüzü duyguları ifade edebilir.Only the human face can express feelings.
Bu iyi bir duyguydu.It was a good feeling.
Bu güzel bir duyguydu.It was a nice feeling.
Tuhaf bir duygum vardı.I had a strange feeling.
Ben de o duyguyu biliyorum.I know that feeling, too.
O garip bir duyguydu.It was a strange feeling.
Bu çok güzel bir duygu.It's a very nice feeling.
Pozitif bir duygum var.I have a positive feeling.
Ben gerçekten bu duyguyu seviyorum.I really like that feeling.
Bu harika bir duyguydu.It was a wonderful feeling.
Bu oldukça iyi bir duygu.It's a pretty good feeling.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod