Ana içeriğe geç
Sözlük

duygu ile cümle

duygu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Genellikle teşekkür etme yoluyla ifade edilen bir duygudur.Tiếng líu lo nhẹ nhàng thường là dấu hiệu của sự tuân phục.
Örneğin sevinç bir duygu, açlıksa bir duyumdur.Có chăng là kỷ niệm, là hạnh phúc, là khổ đau.
Yetersizlik duyguları.Cảm xúc vô hạn!
Bu duygular kısmen doğuştan gelebilir, ama kuşkusuz çoğu toplumsal olarak koşullanmıştır.Việc loại bỏ này có thể diễn ra theo nhiều cách, nhưng phổ biến nhất là hình thành các tinh thể.
Sosyal ve duygusal işlevlerse orbitofrontal kortekste lokalizedir.Triễn lãm rương trực tuyến hay ảo đang là đầu tàu trong lĩnh vực đồ xa xỉ.
Kadınlar ise daha anlayışlı, bağışlayıcı ve duygusaldır.またあなたがかれらを御赦しなされても,本当にあなたこそは,偉力ならびなく英明であられます。
Tony suçluluk duygusuyla mahvolur.ジョンは罪の意識に苦しむ。
Öznel ve duygusaldır.穏やかで誠実。
Daha çok duygularıyla hareket etmektedir.彼はもっと感動的なものに向かっている。
Duygularımı tarif edemiyorum.自分の感情をうまく表現できない。
Tüm bu duygular nereden geldi?全てのものはどこからやってきたのか?
Yetersizlik duyguları.感情が乏しい。
Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.他人に迷惑をかける事に一切の躊躇がない。
Çok soğukkanlı gözükür ama aslında çok duygusaldır.一見クールに見えるが、実は熱い性格。
Gandi için brahmaçarya "duyguların düşünce, söz ve eylemde kontrolü" demekti.ガンディーによれば、ブラフマチャリヤは「思想・言葉・行為の抑制」を意味する。
İsmail ile duygusal bir yakınlaşma yaşamıştır.イザムとの因縁が深い。
“Duygu Demeti”, 1071.「寛政重修諸家譜」巻第1071
Annelik duygusu gelişir.シママの進化形。
Kılıçları yukarı kaldırmış durumdaki babada da duygu belirtisi yoktur.3つの剣を掲げた父でさえ、感情をあらわにはしていない。
İçinde hiç acıma duygusu hissetmez.そこには恐怖心など何もない。
Ancak Stipe'ın sözleri daha duygusallaşmıştı.スタックの定義はさらに簡単である。
O kişilerin kendilerine karşı duygularının üç aşamalı bir süreç ile belirlendiğini savunmuştur.彼は彼女に求愛すると、彼女は3つの難題を課す。
İnsan; aklı ve duyguları ile, öznelliği ve nesnelliği ile, gerçekliği ve imgelemi ile bir bütündür.天馬と瑠璃男を「自分の僕(いぬ)」と公言し、ことあるごとに我侭や悪戯で周囲を振り回す。
Duygusal anlar yaşandı.感情的につっかかった。
Benim için çok güzel bir duygu.美々に気がある。
Hepsinin altında derin bir mizah duygusu yatıyor.思慮深さの奥に、激しい感情が。
1955 yılında "Milliyet Duygusunun Sosyolojik Esasları" adlı eserini yayımlandı .1955年、論文「心理機能の系的性質について」を発表。
Tanrı'nın bana ihsan ettiği yeteneğim aracılığıyla onlara biraz olsun 'kaçış duygusu' vermek amacım.主君の仇討ちという大願を果たした祭神に因み、「大願成就」の神徳で信仰を集める。
Duygusal yetiler en çok burada işleme tabi olur.白色が、それを一番多く感じられる。
Bu bir yükümlülük duygusudur.これは責任感の問題だ。
O, bir bayan arkadaşı olmadığı için duygusal olarak bunalımda olan biridir.友達がいないことを不安に感じる「少し・不安」な女の子。
Buna rağmen ustasının diğer yaşayan varlıklar için hissettiği derin duygulardan yoksundur.入手した精霊は精霊固有の技のほか固体固有の技も持っている。
İlk merkezin calışmalardan teröristlerde panik duygu yaratıldı.中西部の多くの町が恐慌の圧力を感じた。
Modal kavramı İngilizce mood (zihnin durumları, duygu) sözcüğünden gelir.馬名は英語のbelieve(信じる)に由来する。
İnsanlara öfke duygusu verir.「怒りは誰もが経験する感情だ。
Bir o kadar duygusal ve yalnız bir adam.非常に冷酷かつ独善的な男。
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.他者の姿を完璧に模擬出来る。
Sevinç duygusu bizi sarmıştı".」と喜びの雄叫びを上げていた。
"12 yilda 10 album yapmak harika bir duygu".』」全11会場12公演。
Kimse bilmesede Duygu'dan hoşlanıyor.知性を感じるものを好む。
Duygusal Sahnede Rol Yapmak.用心棒編の舞台。
Sahiplenme, bir şeyi veya birini sahiplenme duygusudur.感情を持ち、相手に憑依する事も可能。
Ama birbirlerinden hoşlanmaktadır sonunda Arslan Duygu'yu öpmüştür.しかし本人はえれなが好きで、最終的にはえれなと恋人同士になった。
Bu duygularla evden ayrılır ertesi gün eve çiçek gönderir.来日後桃花は彼の家で生活する。
Ian'dan çok daha genç olan Cate, duygusal açıdan da kırılgandır.トムよりずっと若い猫で、若さ故に思慮分別も浅い。
Hayatın Trajik Duygusu.人生の意義 幸福主義
"Avrupa Resminde Gerçek Duygusu".ヨーロッパ編〜」には実際に登場している。
Görme duyusu zayıf da olsa koku ve tat duygusu çok gelişmiştir.視力はあまり良くないが嗅覚と聴覚は発達している。
Kurama göre duygular için sağlıklı ve sağlıksız olmak bir ayrım yapılmaktadır.個人の主観によって健全と非健全の定義は異なる。
Albümün en duygusal parçası da Do You Dream of Me'dir.^ ポカリスエットCMソング「キミの夢は、ボクの夢。
Çocuk ölümden bahsettiğinde oldukça masum duygulara sahiptir.子供ならではの無邪気な残酷さを持つ。
Grupla özdeşleşme, bireyin üyesi olduğu gruba yönelik aidiyet ve bağlılık duygusu olarak tanımlanmaktadır.その資質として、所属クラブからの尊敬と信頼をえていること。
Eser aşırı duygusal ve romantik bir romandır..激しくもロマンティックな曲想。
Genellikle teşekkür etme yoluyla ifade edilen bir duygudur.博識で説明役になる事もしばしば。
Sanat bilgisi öznel bir bilgidir, duygulara ve yaratıcı akla dayalıdır.著作とは知的・芸術的創造であり、抽象的な実体である。
Genellikle derin duygusal yaşantılara doğru gidiş söz konusudur.深い感情が表現される瞬間も多々ある。
Duyguları taklit etmeye programlanmış bir robot türü.ロボットを思わせる顔をしている。
İnsanların epizodik hatırlamada felaket bozukluklara rağmen, benlik duygusunu korudukları gösterilmiştir.他人の自己嫌悪エピソードを聞くと元気を取り戻す。
Güven verici aile ortamını yitirdikleri duygusuna kapılırlar.自信家で負けず嫌いな性格。
Fazla duygu yüklü ve benim için iyi bir işti," dedi.とても幸せに感じ、私にとって大きな価値があった」 と語っている。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod