Ana içeriğe geç
Sözlük

duygu ile cümle

duygu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tüm bu duygular nereden geldi?Но откуда исходили эти уверения?
Diğerlerinin duygularını hissederim.Немного чьих-то чувств.
Utanç duygusunu yaşama eylemine ise utanma adı verilir.Под тяжестью позора он исчезает.
Bir gizem duygusunun bulunduğu şarkı, yumuşak ve yavaşça çalan bir piyano ile başlamaktadır.В песне есть ощущение тайны, она начинается тихо и медленно с введением на фортепиано.
Her ne olursa olsun dikkatimi başka her şeyden çekip 'Ben' duygusunda kalmaya devam ettim.Что бы ни происходило, я отводил от этого своё внимание и оставался с чувством „я есть“.
İsmail ile duygusal bir yakınlaşma yaşamıştır.Состоит в близких отношениях с Имир.
Dorothy Parker nükteli bir şekilde "Katharine Hepburn A'dan B'ye her duyguyu görüp geçiriyor." diye yazdı.Критик Дороти Паркер сказала: «Она управляет гаммой эмоций на всём пути от А до Б».
Ana duygu bir metnin özünü oluşturur.Характер мысли определяет форму.
Bilim insanları fillerin ne derecede duyguları olduğunu tartışmaktadır.Учёные говорят, что слоны очень эмоциональны.
Yetersizlik duyguları.Негативные эмоции.
Çok iyi yön duyguları vardır.Обладают отличным чувством ориентации.
Örneğin farklı duygular yaşadığı zaman saç rengini değiştirebilmektedir.С помощью наушников может изменять цвет волос.
Şarkı "biz diğerleriyiz" ve bir birliktelik duygusu taşıyan bir şarkı olması gerekiyordu.Я предполагала написать песню о том «что мы иные» и о чувстве единения.
Uzun yıllar boyunca onun yüreğinde kadınlara karşı bir korku duygusunun oluştuğunu anlar.Много лет в нём сидит боязнь женщин.
Sosyal ve duygusal işlevlerse orbitofrontal kortekste lokalizedir.В людях и других приматах социальная и эмоциональная обработка локализуется в орбитофронтальной коре.
Bu duygusal kırılma da ancak ihanetle mümkündü.У нас провалы могли бы быть только из-за предательства.
Duygusal ve fiziksel yetersizliklerini keşfeder.Остро ощущают душевную и психическую недостаточность.
Merhamet duygusu yoktur.Не обладает любовными чувствами.
Duygularımı tarif edemiyorum.У меня нет слов, чтобы выразить свои чувства.
Ancak, sözcüğün utanç duygusuyla da çok yakın ilgisi vardır.В её душе стыд ещё борется с любопытством.
Sakin, duygusal olarak dengeli ve kalıcı olumsuz histen uzak olma eğilimi gösterirler.Они обычно спокойны, эмоционально стабильны, и свободны от постоянных негативных чувств.
Duygusal elegeianın kurucusudur.Комфортная эмоциональная атмосфера.
Onların gerçek duyguları oldu.Мне нужны настоящие эмоции.
Aynı zamanda aşırı derecede duygusaldır.Но и в высшей степени глубоким.
Kendilerine yapılanı engellemeye çalışmadıklarından suçluluk duygusuna kapılıp sessizleşebilirler.Человек может не одобрять того, что он вознамерился сделать, даже сам того не осознавая.
Öyle ki bu korku duygusu nedeniyle karşısına fazla düşman çıkmaz.Такую страсть переживать Не пожелаешь и врагам...
Füruğ Ferruhzad şiirlerinde derin bir yalnızlık duygusu dikkat çeker.В результате долгого пребывания у Врат Времени страдает от глубокого чувства одиночества.
Umut kelimesi aşağıdaki anlamlara geliyor olabilir: Umut, ummaktan doğan duygu, ümit.Они должны смотреть вперёд только с единственным чувством — чувством надежды.
Ülkede milliyetçi duyguların güçlenmesine katkıda bulundu.В народе усиливались национально-патриотические настроения.
Grubun en zayıf ve duygusal üyesi.Самый старший и низкий участник в группе.
Dini duyguların seslendirilmesidir.Оскорбление религиозных чувств.
Anne ve babaları iş için ABD'ye giden Havuç'la Duygu anneannesiyle dedesinin evine yerleşir.«Деда с бабушкой перевезли на чью -то, не помню, квартиру.
Beck'e göre yanlı bilgi işleme süreci depresif duygudurumunda bir faktördür.Согласно Беку, фактором депрессии является предвзятая обработка информации.
Çok soğukkanlı gözükür ama aslında çok duygusaldır.Всем он кажется строгим, но на самом деле он очень устал.
Annelik duygusu gelişir.Развит родительский инстинкт.
İnsanlara öfke duygusu verir.Он наводит ужас на людей.
Ebeveynleri ve hizmetliler bir bayram yemeği hazırlarken yüzünde çeşitli duygular belli olur.Неизвестно, делали ли работники и рабы обеденную паузу.
Merak ve sürpriz duygularına benzeyen bir duygudur.Вот это вещь! — выражение удивления или заинтересованности.
Yıllar sonraki karşılaşmaları eski duygularını alevlendirir.Спустя годы судьба снова сводит бывших влюблённых.
Ben bir İtalyan olarak duygularaim çaresiz bir tutku gibidir."От моей гордости за итальянского рабочего я не мог ожидать так много».
Bu pınar Tanrıya şükür, ana ve babaya minnet ve küçüklere şefkat duygularını ifâde edermiş.И родители благодарны ему за то, что научил ребят силе духа и воле».
Bu yüzden psikiyatride manik depresif duygu durumunu temsil eder.Том находился в состоянии маниакально-депрессивного психоза.
Bazı durumlarda gözlerin karşı karşıya gelmesi güçlü duygular doğurur.В отдельных случаях могут наблюдаться явления раздражения слизистых оболочек глаза.
İçimde öyle bir duygu vardı.Но это ощущение сохранилось во мне.
Duygularını pek açığa çıkaran birisi değil.Никому не показывает своих эмоций.
Meroko ona aşıktı fakat duyguları karşılıklı değildi.Эдек по-настоящему влюбляется в Монику, но их чувства не взаимны.
Ceday kodu: Duygu yoktur, barış vardır.Кодекс Ситхов звучит так: Спокойствие — ложь, есть только страсть.
Şehvet cinsel istek duygusudur.Спячка стимулирует половое поведение.
Bruno ile Eva arasında duygusal bir ilişki de başlamıştır.Между Шерри и Эйбом начинают завязываться романтические отношения.
Aşkın gözü kör olabilir, ama duygularının olduğu yadsınamaz.Возможно, они были счастливы, однако не показывали своих чувств.
Şehvet bir duygudan çok cinsel isteklerin genellemesine verilen bir addır.Любовь к чему-то более созидательная мотивация, чем ненависть.
İlk merkezin calışmalardan teröristlerde panik duygu yaratıldı.Уже в первый день на вокзалах царила паника.
Gerçeklik duygusundan hiç uzaklaşmadık.Он никогда не поддавался давлению реалий.
İkisi de birbirlerinin duygusal dengesizliklerini ve eksik yönlerini tamamlamaktadırlar.Они начинают чувствовать физическую боль и чувства друг друга.
Diğer kişilerin duygularını anlayabilir.Она может с лёгкостью чувствовать эмоции других людей.
Bu duyguların beden üzerindeki yansıması bedenin genel duruşu, yüz ifadesi ve kas hareketlerinde gözlenebilir.Это поле можно почувствовать по его действию на волоски на руках или лице.
Ayrıca, ana karakter kendi içerisinde duygusal bir yüzleşme geçirmektedir.Помимо основного имеется лично-притяжательное склонение.
Estetik duygu yoksunluğu.Эстетические дефекты.
Konya Ayaklanması Din duygusu kullanılarak kışkırtmalarla çıkmıştır.Логика доводов вытесняется эмоциональностью.
Marx duygusal olarak babasına çok yakındı ve ölümünden sonra babasının anısına çok saygı gösterdi.كان ماركس عاطفياً على مقربة من والده، واعتز بذكراه بعد وفاته.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod