Jeju Adası'nda sizinle ilk karşılaştığımızda... ...içimde çok garip duygular hissettim. Bayan Kim!When I first met you in Jeju Isle, I felt weird inside.
Ve bu duygu beni hâlâ terk etmedi.And that feeling hasn't left me yet.
İsa kutsadı beni... <i>Müşterilerimin çoğu duygusal olarak incinmiş kişiler.</i>Jesus blessed me with... Most of my customers have been emotionally hurt.
Biraz duygu kat.Give it some feelings.
Sevdiğin birine aşkını itiraf edememenin... ...nasıl bir duygu olduğu hakkında fikrin var mı?Do you have any idea what it feels like... ...not being able to confess one's love?
Yani sağlıklı bir vatanseverlik duygusuna sahip olmalısınız. Bu kesinlikle önemli.So, you've got to have a healthy sense of patriotism; that's absolutely important.
Maniyerism, Rönesans'ın mükemmeliyetçilik duygusuna ciddi bir tepki veriyor gibi gözüküyor.Or a sense that there was nowhere to go except to do something really different.
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim.From an early age I learned to invest myself emotionally in what unfolded before me on screen.
Temeli bu oyunların beni duygulandırmaya başlamış olması.It lies in that these games are beginning to make me emotional.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Then they use these emotions to dimensionalize the worlds they create.
Ve öğrencinin videosunun gösterdiği gibi, insanları etkileyebilir ve duygulandırabiliriz.And as the student video showed, we can impact and move.
Şizofreni, duygu durum bozukluğu ve depresyonun neden olduğu engelliliği ne harekete geçirir?What drives the disability for these disorders like schizophrenia and bipolar and depression?
Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var.For every 100 girls with an emotional disturbance diagnosed, we have 324 boys.
Suçluluk duygusuyla kıvrandığımı görmüyor muydun?!Even after seeing how I was dying of guilt?
Öyle bir serseri ki zerre insan duygusuna sahip değil.A jerk that doesn't even have one grain of human feelings.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.And, eventually, we became interested in emotions.
Duygulandığımız zaman, onu dışa yansıtırız.Now, when we have emotions, we show them.
Neden duygularımızı yansıtırız?Why do we show our emotions?
İnsanlar arasında duygusal bulaşıcılık diye bir şey var.There's emotional contagion that takes place in human populations.
Ve işte kısaca duyguları birbirimize aktardığımız son derece içgüdüsel bir yol var.And so there's a very instinctive way in which we briefly transmit emotions to each other.
Belki sosyal ağlarda dalga dalga yayılan duygusal ayaklanmalar vardır.Maybe there are emotional stampedes that ripple through social networks.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Maybe, in fact, emotions have a collective existence, not just an individual existence.
Beş genç duygusal çöküntü yaşadı.Five kids had emotional breakdowns.
Abartmaktan nefret ediyorum ve kulağa duygusal da gelsin istemiyorum; fakat sanırım bu doğru.I hate to exaggerate that, and I don't want it to sound sensational, but I think it's true.
McLuhan şöyle diyordu, "Makineler insanın duygularının uzantılarıdır."McLuhan was saying, "Machines are the extensions of the human senses."
Ben de diyorum ki, kesin bir şekilde, "İnsanlar makinelerin genişletilmiş duygularıdır."And I'm saying, "Humans are now going to be the extended senses of the machine," in a certain sense.
Duygularımızın, düşüncelerimizin ve... ...yavrulara bakmamızın temel kaynağı burası.It's a major source of our moods and emotions... ...our concern and care for the young.
Duygular ve belli davranış kalıpları... ...derinlerimize işlemiş durumda.Emotions and ritual behavior patterns... ...are built very deeply into us.
Bir çok hayvanın da duyguları var.Many other animals have feelings.
Duygu, fikir ve anılarımızı yansıtmaktalar.They reflect our emotions, ideas and memories.
Metaforlar hep bizim insan yaşamlarımız ve duygularımızla ilgili olmaz.Metaphors aren't always about our human lives and feelings.
Anne ile oğlunun arasındaki duygusal bağı görebiliyoruz.Dr. B. H: and even a kind of tenderness between the mother and son.
Duygusal ve cinsel tepkilerin yalan söylemez.Situations or ideas excite or repel you, whether you like it or not.
Asik, tipik burjuvanin konustugundan daha farkli bir ahlaki ve duygusal dil konusur.The lover speaks a different moral and emotional language than the typical bourgeois man does.
Benim sayı ve kelimeler dünyam renk, duygu ve kişilikle harmanlanmıştır.My worlds of words and numbers blur with color, emotion and personality.
Kelimelerin de , benim için, renkleri ve duyguları ve dokuları var.Words too, for me, have colors and emotions and textures.
En hafif bir harekete boyun eğerler, veya devinime veya duyguya.They yield to the slightest movement or motion or emotion.
Esas fikir: insan duygularını manipüle etmek.So the idea is to manipulate human emotion.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.We develop more emotional maturity if we play more.
Bu asalet duygusu, Helenistik dönem eserlerinde çok karşılaştığımız bir durum.That interesting emotion was very typical of the Hellenistic period.
Ve bu bir şekilde, Tolking Körfezi Önergesinin geçilmesi için duygusal durumu körükledi.And so this kind of gave the emotional fuel to pass the Gulf of Tonkin Resolution.
Duyguları bir yana bırakıp dünya üzerinde sadece analitik olarak çalışan, yeni bir kategori bu.It's a new category where we take emotion apart, and we just work analytically with the world.
Artık sana karşı hiç bir duygu beslemiyorum!I don't have any feelings for you anymore.
Asıl beni şaşkına çeviren ise, beni daha görmeden önce bana acıma duygusu beslemeseydi.She had felt sorry for me even before she saw me.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.It's a sense of privilege that the natural universe doesn't share.
Aynı zamanda çok ciddi bir duygusal etkisi de vardır.There's also a huge emotional impact.
Farkındalık duygusuna sahip olmak aslında sadece içinizdeki üç yaşındaki çocuğa sahip çıkmaktır.Having a sense of awareness is just about embracing your inner three year-old.
Suratlarının üst tarafını kullanırlar. Duygularını kulaklarıyla ifade ederler.They use the upper half of the face; the ears are very expressive.
Ama bu beni etkiledi. Duygulandırdı.But that moved me.
Zaman ve mekân olarak ben bütün duygularımı kaybettim.I lost all sense of time and space.
Bizim yön kuralına göre, duygularınız ve düşünceleriniz yönlendiriliyor.Our feelings and thoughts rule our directions.
Sen, ölümden sonra uyandığında bütün zaman duygusu kaybolur.All sense of time is lost when you wake up after dying.
Andre! O, bütün algılama duygularını sağlar.It all makes sense, André.
Bu duygumu sana hemen söylemek istedim.I just wanted to tell you this feeling.
Ve bu bir düşünce değil, bu bir duygu.And this isn't a think, it's a feel.
Şimdi size tekrar soracağım duygusal kısmınızı açmanızı.Now I'm going to ask you again to switch on the emotional bit.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.What I try to pursue now is the emotional functionality of things.
Çünkü duyularımız çalışıyor, duygularımız, hislerimiz var, acıyı duyuyor, mutluluk hissediyoruz...Because we have sensations, we have feelings, we have emotions, we fell pain, we fell happiness...
Bu bir duygu değil.This is not a feeling. Okay?
Tamam mı? Ben bir avukatım. Duygulara inanmam.I'm a lawyer; I don't believe in feelings.