Ana içeriğe geç
Sözlük

duygu ile cümle

duygu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.And we studied whether and how their emotional experiences changed as they grew older.
Senin gibi bir zavallı adam, Sadakat duygusuna sahip demek ki!A poor guy like you having a sense of honor and justice
Genel tanımı: diğerlerinin hislerini anlama ve paylaşma yeteneği. İkinci niteliği duygusal.This is just a regular definition: the ability to understand and share the feelings of another.
Bu duygular kısmen harika bir şeyi başarmanın bir parçasıdırlar.And in part, that testing feels an appropriate part of achieving something great.
Bu duyguyu muhafaza etmek zor, gerçekten zor.It's hard to hold onto this feeling, really hard.
Bu mutlulukla birlikte insan gerçekten derin bir sorumluluk duygusuyla doluyor.And with that exhilaration, comes a really deep sense of responsibility.
Kalp yeniden çiçeklendi, tam bir barış, neşe ve özgürlük duygusu içinde.The heart blossomed again, in complete peace and joy, and freedom.
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler.And so you have this question: what does this lead to issues like war crimes?
Birini sevmek, bu nasıl bir duygu?And when you love, how does it feel?
İkincisi, olumlu duygu yerleşir.Second is that positive emotion habituates.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.American women said to Len, when he dated them, "You're no fun. You don't have positive emotion.
Len, bizim olumlu duygulanım dediğimizin yüzde 5'inin dibindeydi.Len is in the bottom five percent of what we call positive affectivities.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Pleasure has raw feels: you know it's happening.
Düşünce ve duygudur.It's thought and feeling.
İlk yol, olumlu duygu.The first path, positive emotion.
Bu, bir kurumda, üretkenlik olumlu duygu, bağlılık ve anlam fonksiyonu mudur?That is, in a corporation, is productivity a function of positive emotion, engagement and meaning?
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.And it's got a little bit of an emotional response here.
RB: Gördüğünüz gibi duygularını suratıyla ve sesindeki tonlama ile ifade ediyor.So it's expressing its emotion through its face and the prosody in its voice.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.I think, a healthy insecurity.
Çünkü bu herşeydir, birşeylerin nasıl oluştuğu sorusu, bu duygu ile ilişkilidir.Because for everything, in that question of how things happen, it has to do with the feeling.
Başkan Park Dong Jae'nin suçluluk duygusunu hafifletmek için bir plan.Chairman Park Dong Jae's guilt remission project.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Art is a deception that creates real emotions -- a lie that creates a truth.
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.So they can actually inflate it and deflate it according to their emotions.
Duygusal ve farkındalar.They're emotional. They're aware.
Böyle duygularıma rağmen ben sadece... ...aynı işte çalıştığın bir Bayım!I'm merely like a next door ahjussi to PR team's So Mi.
Sana olan duygularımın değişip değişmediğini anlamaya çalışıyorsan... ...yapma.If you're testing me to see if my feelings have changed, don't.
Bir bütünlük duygusu versin diye, hayatımızdaki pürüzlü köşeleri törpülüyoruz.We polish the rough edges of our lives so that they feel whole.
Zihnim çalışıyor, karışık yüzler, sesler, duygular,My mind teems, jumbles of faces, voices, impressions,
Fakat, duygularınızı etkileyen tek ses türü müzik değildir elbette.Music is not the only kind of sound, however, which affects your emotions.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.The answer is, we respond to the feeling of security and not the reality.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.We've developed this ability because it makes evolutionary sense.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.Feeling and model in our head, reality is the outside world.
Bu da kontrol eksikliği duygusuna sebep oldu.So there was that feeling of lack of control.
Güçlü duygular yeni bir model oluşturabilir.Strong feelings can create a model.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.They can create a model instantaneously, because they're very emotive.
Duygularımın içinde bu dünyaya yer yoktu.This world had no place in my affections.
Yabancı:Çok eğlencelisin bu cidden duygularımı incitti şuan çok ciddiyim Yabancı:She's gonna make hearts with her hand ? ? Just like I planned ? ? Girl who likes 3s and hearts ? ?
Ben ekonomide duygusal etmenlerin önemli olduğuna inanıyorum.But it will be downward sloping.
Burdaki duygusal etmenlere bağlı bir değişimdi.When prices are high, people say,
Sahip olduğum bütün duyguların aslında sinir iletimi olmasını kabul etmek çok zor.I find it hard to believe that all the feelings I have, is actually only nerve connections.
Herzaman duyguların kalbimizden geldiğini söyleriz.We always say that the feelings are in our hearts.
Veya mutlu olduğumuz zaman, kalbimizde hüzünlü duygular olsada, bütün vücudumuz ile onu hissederiz.Or when we are happy, we feel it in the entire body, while sad feelings are here, in the heart.
Kararlarında seni tetikleyen duyguların olmalı.It should always be your feelings wich trigger your actions.
Duygulara odaklandığını görünce çok mutlu oldum.I got very happy when he focused on emotions.
Bu küçük duyguların sakinleşmesi ve dengelenmesi için savaş veriyorum.I am fighting for those small feelings and to be calm and balanced.
Sadece bir tane duygusuz bir reklam eklemek istiyorum --I would just like to add a crass commercial --
Gerçekten mühim olan, temelde insanların duygularıyla ulaşmak.What really matters is basically to manipulate the emotions of the people.
Dene beni, ya RAB, sına; Duygularımı, düşüncelerimi yokla.Examine me, Yahweh, and prove me. Try my heart and my mind.
Kapı deliğinden uzattı elini sevgilim, Aşk duygularım kabardı onun için.My beloved thrust his hand in through the latch opening. My heart pounded for him.
Katımızdan bir rahmet (bir acıma duygusu) ve temizlik de (verdik; o günahlardan) korunan oldu.And compassion from Us, and goodness. So he was devout,
Doğrusu İbrahim, yumuşak huylu, duygulu ve gönülden (Allah'a) yönelen biriydi.Abraham was kind, compassionate, and penitent.
Kötü duygularını kendisine tanrı edinen kimseyi gördün mü?Have you considered him who takes his own lust for his god?
Rabbiniz ruhlarınızdaki duyguları pek iyi bilir.Your Lord knows what is in your heart.
Göğüslerinden kin ve kıskançlık duygularını çıkardık.Whatever the rancour they may have in their hearts We shall (cleanse and) remove.
"Siz kadınları bırakıp erkeklere cinsel duygularla yöneliyorsunuz.In preference to women you satisfy your lust with men.
Doğrusu, İbrahim çok yumuşak, çok duygulu ve sürekli (Tanrı'ya) yönelen biriydi.Abraham was kind, compassionate, and penitent.
Doğrusu İbrahim, çok duygulu, yumuşak huyluydu.Verily Ibrahim was long-suffering, forbearing.
Kötü duygularını kendisine tanrı edinen kimseyi gördün mü? Şimdi ona sen mi vekil olacaksın?Hast thou observed him who hath taken as his god his own desire! wilt thou be over him a trustee?
İbrahim, çok duygulu ve çok şefkatli idi.Verily Ibrahim was long-suffering, forbearing.
Onu, aşağılık duygusu içinde yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün!Shall he keep her with dishonour or bury her in the earth?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod