Eser aşırı duygusal ve romantik bir romandır..The novel is a lightweight romantic fantasy.
Dokumaacının duygularını, karakterini ya da becerisini ayırt edebilmek güçtür.It is difficult to discern the weaver's emotion, character or skill.
Bu mektup Ferdindand’ın eline geçer ve kıskançlık gibi kindar duygular uyanmaya başlar.This letter is leaked to Ferdinand and deliberately evokes jealousy and vengeful despair in him.
Doğasına sadıktı, duyguları kontrollüydü.His realism was objective, true to nature, and emotionally controlled.
Dansçıların duygulu yüklemleri bulanık ve neşenin ikisini de kapsar.Emotional attributes of the dances include both somberness and joy.
Titanik sadece duygulandırmayı başardı," dedi.It's kind of got a Tarantino feel, really."
Öte yandan Robin'in Ted'e karşı hissettiği duygular su yüzüne çıkmıştır.Max was angry about what happened to Ted in Iraq.
İnsanlara öfke duygusu verir.The book enrages people.
Kitlesel duygudaşlık içinde sevgiyi kaybeden insan yalnız olabilmelidir.A support group might help with feelings of being alone in the loss.
Hafızası da duyguları kadar kuvvetlidir Ceylan’ın.Its weaknesses are as instructive as its strengths.”
Duygusaldır ve Rocky'e motivasyon verir.It is hinted he may have feelings for Rocky.
Kılıçları yukarı kaldırmış durumdaki babada da duygu belirtisi yoktur.Even the father, who holds up three swords, shows no emotion.
Çok güçlü ve sert görünmesine rağmen duygusal biridir.Sometimes she seems too large and too strong to be a human.
Erkeksi bir kız olması rağmen o çok duygusaldır.He's a "ladies man" although very sensible.
Mefistofeles, Faust'u gençleştirir ve ona aşk duygusunu tattırır.Mefistofeles seizes Faust and drags him down to Hell.
Bir gizem duygusunun bulunduğu şarkı, yumuşak ve yavaşça çalan bir piyano ile başlamaktadır.The song has a sense of mystery and starts off softly and slowly with a piano introduction.
Bilgilerimiz duygularımızla alabildiğimiz kadardır, bunda öteye geçmez.Knowledge through our senses only gives us knowledge of our senses, not of any unperceived things.
Ayrıca Duygu Asena'nın dedesidir.Furthermore, she also looks like Asuna.
Duygu'nun kendisine ilgi göstermeyeceğini düşündüğünden ona açılmıyor.He will not involve himself in anything he finds uninteresting.
Bu his, üzüntü, şefkat ve sevgi kavramlarının oluşturduğu karmaşık bir duygudur.This highlights the loyalty, affection and love which make up this character.
Ve, sonuç olarak, kişi fiziksel, akılsal ve duygusal olarak da sağlıklı hale gelir.Otherwise, patients appear healthy, both psychiatrically and medically.
Duygularımın ve hissettiklerimin kötüleştiği zamanlar oldu.I'm sorry for the pain and suffering I have caused.
Bunu vokal, performans ve duygular için yapıyorum.""Intermedia Art, Writing and Performance".
Hayal kırıklığı genellikle geçici bir duygudur.Usually it is just temporary satisfaction.
Öyle ki bu korku duygusu nedeniyle karşısına fazla düşman çıkmaz.In the face of this terror we must not bow to fear.
Bruno ile Eva arasında duygusal bir ilişki de başlamıştır.A casual relationship begins between Dave and Evelyn.
Bu, kişinin hissettiği içsel duygularla ilgilidir.And, I know the sense of helplessness that people feel.
Bütün bu şartlar resme bakana bir yalnızlık duygusu verir.All the individuals nevertheless experience a sense of loneliness.
İnsanlar onun hakkında iyi şeyler düşünmezler ama o çok duygusaldır.Although not very pretty, she has something enchanting about her.
İkizlerden birinin hissettiği bir duyguyu, diğeri de hissetmektedir.As a result, one felt what the other felt, including pain.
Bu dizi aynı zamanda sevinç, üzüntü ve öfke gibi duyguları da içerir.Often these stereotypes are associated with emotions such as fear and anger.
Estetik duygu yoksunluğu.El indispensable exceso de la estética.
Tim Burton'ın önceki filmden dolayı karışık duyguları vardı.Tim Burton's Nightmare Before Christmas.
Duygu (Miray Daner) : Okulun en güzel kızı.Sara Ludlow: The hottest girl in school.
Mutluluk duygusunun zıddı olarak görülebilir.So people can experience an feeling of thrill.
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.He never disappointed her hopes.
Ancak bu terim de bir küçük görme duygusuyla konulmuştur.However, these compliments are to be regarded with some skepticism.
Mobbing duygusal bir saldırıdır.The godeme is obviously an aggressive attack.
Düşünce ve duyguların merkezi, beyin değil, kalp olarak görüldü.The heart, rather than the brain, was considered the seat of thoughts and emotions.
Ancak bu arada Harpagon, oğlunu Mariane'ye duygularını ilan ederken duyar.Harpagon wants Cleante to tell him his feelings about Mariane.
Bu duyguyu tekrar hatırlayınca içimin mutluluk, keder ve arzunun şiddeti ile dolduğunu hissediyorum.Now, as I recall these old memories, I feel grief and sorrow.
Başlık şarkısı o duygulu şarkısı seslendirdi ilk kez.Yours, she performed the song live for the first time.
Edward aslında inatçı ve insani duyguları çok sevecen olan bir karakterdir.This is what makes him extremely popular and loved character by the ladies.
Bu konuda hissettiğim suçluluk duygusunu tarif etmeye kelimeler yetmez.I can't describe the comfort they've given me.
Ülgenin oğulları içinde en duygulu olanıdır.The deal is for the soul of one of his unborn offspring.
Kadınlar ise daha anlayışlı, bağışlayıcı ve duygusaldır.The tone is one of endurance, forgiveness and understanding.
Ayrıca, ana karakter kendi içerisinde duygusal bir yüzleşme geçirmektedir.However, mianzi has also an emotional facet.
Tabii ki, yaşadıklarına ilişkin olarak duygusal problemler yaşıyordu.The kid had all the emotional problems that you would associate with that.
Tabi ki bu böyle olmadı, ama bu duygusal olarak doğruydu.Now of course that's not what happened, but that's the emotional truth.
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.And out of that sense of failure, I remember, I would always examine the patient.
Bu gerçekten olağanüstü bir duygu, çünkü normalde büyük bir şeyin, bir uçağın, içindesiniz.It's really an unreal feeling, because normally you have a big thing, a plane, around you.
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""I am so much better off physically, financially, mentally and in almost every other way."
"Gördüğüm şeye karşı güçlü ya da duygusal bir tepki gösteriyorum" dediğiniz yerdir.I have a strong or emotional reaction to whatever I'm seeing."
Duygularını ona itiraf etmeye çalıştın mı?Have you tried confessing your feelings?
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.My new life is trying to understand what beauty is about, and "pretty," and "emotions."
Bu durumda ben "tasarım duygu" yazıyorum ve benim web sitem yine birinci değil.So I type "design emotion" and my website wasn't first again.
Benim duygusal duzey diye adlandirdigim bir sey var.There's something I call the visceral level of processing, and there will be visceral-level design.
Soz konusu olan, edindigimiz duygusal tecrube.It's all about the visceral experience.
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsinizVisceral is subconscious, you're unaware of it.
Ya da sehvet uyandiran bir duygu.Or the sensual feeling.