duyarlı ile cümle

duyarlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çocuklar genelde özel olmayan semptomlar sergiler: irritabilite (duyarlılık) ve drowsiness (uykulu olma) gibi.De regulă, copiii prezintă numai simptome nespecifice, cum sunt iritabilitatea și somnolența.
Kulakları, en küçük hışırtıyı işitebilecek duyarlıktadır.Sensibilitatea lor e uimitoare, pot detecta cele mai mici vibrații.
Aşırı duyarlılık, optik nörit ^ Lim SA (April 2006).Al Gore, Un adevăr care deranjează (An inconvenient truth), 2006.
Sanatçılar ulusal duyarlılığı artırmak için ülkeyi gezdi.Opera sa a contribuit la dezvoltarea conștiinței naționale.
Devamlı maruz kalma sonucunda kişilerde izosiyanatlara duyarlılık oluşur.Trebuie notat că speranța de viață crește abrupt în toate cazurile pentru cei care ating pubertatea.
Görme algıları harekete çok duyarlıdır ve gördükleri her şeyi ağır çekimde algılarlar.Eu sper că oamenii judecă clar și cu mintea lor ceea ce se vede.
Çok duyarlı ve çoğu kez hasta bir çocuktu.Un altul afirmă că prințul a fost delicat și adesea bolnav.
Yönetici eleştiriye duyarlıdır.Directorul este sensibil la critici.
Bu tahliller, teşhis koymak için canlı bakterilere ihtiyaç duymadıklarından zaman duyarlı değildir.Ezek a vizsgálatok nem időérzékenyek, mivel nincs szükség élő baktériumra hozzájuk.
Directionality mikrofonun hangi yön veya yönlerden gelen seslere duyarlı olduğunu gösterir.A mikrofon iránykarakterisztikája adja meg, hogy a mikrofon milyen irányból érzékeny a hangokra.
Ne var ki, insan gözü bu spektrumun sadece bir bölümüne duyarlıdır.Az emberi szem ennek a tartománynak csak egy töredékét képes érzékelni.
Çok duyarlı ve çoğu kez hasta bir çocuktu.Gyenge testalkatú volt és gyakran betegeskedett.
Ekolojik farkındalık ve duyarlılığın topluma yayılması.A társadalomlélektan lelkifurdalása és lekiismerete.
“Isıya duyarlı mutasyonlar” olgusu bu duruma örnek olarak gösterilebilir.A protonbomlás feltételezett folyamata egy ilyen szimmetriasértés példája lehetne.
Genel olarak kanatlılar ve domuzlar tuz toksikasyonuna karşı daha duyarlıdır.Példák: A méz egészségesebb, mint a cukor.
Bu sebeple de darbelere daha duyarlıdır.Érzékei még nála is élesebbek.
Pasif manyetik kaldırma için göreceli geçirgenliğin 1’den aşağıda olması gerekir (negatif duyarlılığa göre).VIL: Maximális bemeneti feszültségszint az alacsony (LOW) jelhez.
Aynı zamanda elektron göçüne daha az duyarlıdır.A talaj iránt kevésbé érzékeny.
Güçlü bir anlatıma ve duyarlığa sahip olan şiirleri ancak 1970’lerden itibaren kitaplaşmaya başlamıştır.A 1970-es évek elejétől a költészetét erős narratívák és az érzékenység hatotta át.
Penisin en duyarlı bölgesidir.Peniksen pää on kaikkein erogeenisin alue.
Robin: Çevreye duyarlıdır.Syeniitti on syväkivi.
Komedi filmi olduğunu düşünmüyorum, milliyetçi ulusalcı duyarlılığa hitap eden bir film olduğunu düşünüyorum.Elokuvan tapahtumapaikka on kuvitteelinen Hukansalmen kunta.
Bütün memeliler yılan zehirine karşı duyarlıdır.Mangustit ovat tunnettuja vastustuskyvystään käärmeiden myrkkyjä kohtaan.
Bal içeriğinde bulunan değişik protein ve polenler duyarlı kişilerde sağlık sorunlarına yol açabilir.Sen mukanaan tuoma kuumuus ja pöly voivat aiheuttaa ihmisille terveyshaittoja.
Beyin, ağrılara nosiseptörleri olmadığından duyarlı değildir.Aivot eivät tunne kipua, sillä niissä ei ole kipua aistivia hermopäätteitä.
Yumurtlayan balıklar ve yavrular, yüksek TDS seviyelerine karşı daha duyarlı görünmektedir.Οι γόνοι των ψαριών και τα νεαρά ψάρια φαίνεται να είναι πιο ευαίσθητα σε υψηλά επίπεδα TDS.
Bu tahliller, teşhis koymak için canlı bakterilere ihtiyaç duymadıklarından zaman duyarlı değildir.Αυτά τα τεστ δεν τόσο ευαίσθητα στο χρόνο, καθώς δεν απαιτούν ζωντανά βακτήρια για να γίνει η διάγνωση.
Her hasta değişik antihistaminiğe duyarlıdır.Κάθε ασθενής επηρεάζεται από διαφορετικό συνδυασμό συμπτωμάτων.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Αλλόκοτοι άνθρωποι και άλλα διηγήματα.
Bu ödül sivil ve insan haklarına duyarlılıkları ve etkinliklerde bulunan sporculara verilmektedir.Τα βραβεία απονέμονται σε αναγνώριση της δράσης ηγετών για το περιβάλλον και σε επίπεδο πολιτικής.
Duyarlılığı bu hayatı kaldıramayacak kadar keskinleşmişti.Αυτή η εικόνα είναι πολλή για να την αντέξω.
Her organizma gibi, deniz memelileri de viral enfeksiyonlara karşı duyarlıdırlar.Τα θαλάσσια θηλαστικά είναι επίσης επιρρεπή σε λοιμώξεις από ιούς.
Bu tahliller, teşhis koymak için canlı bakterilere ihtiyaç duymadıklarından zaman duyarlı değildir.Disse test er ikke tidssensitive, da der ikke kræves levende bakterier for at stille en diagnose.
Çok duyarlı ve çoğu kez hasta bir çocuktu.Som barn var hun tit syg og sengeliggende.
Argon, azota hassas olan havaya duyarlı bileşiklerin sentezinde kullanılır.Argon bruges i syntesen af luftfølsomme forbindelser, som er følsomme over for nitrogen.
Ama yozlaştırıcı dış etkilere karşı oldukça duyarlıdırlar.Disse typer er ikke specielt følsomme overfor ydre påvirkninger.
Yakın zamandaki çalışmalarda, her nasılsa, Müntzer’in hayatının içeriğine karşı daha duyarlı olundu.Nyere studier har dog været mere opmærksom på konteksten i Müntzers liv.
Görme algıları harekete çok duyarlıdır ve gördükleri her şeyi ağır çekimde algılarlar.Spionerer og optager alt, hvad han ser.
Ekolojik farkındalık ve duyarlılığın topluma yayılması.Fremme viden om økologi og bæredygtighed.
Sudaki değişimlere karşı duyarlıdır.De er meget følsomme over for forandringer af vandkvaliteten.
Işığa duyarlıdır, bundan dolayı oldukça koyu renkle kapalı kaplarda saklanmalıdır.Det er lyssensitivt og bør derfor lagres i lukkede, mørke beholdere.
Görme algıları harekete çok duyarlıdır ve gördükleri her şeyi ağır çekimde algılarlar.Ser du ikke at sammensvergelsene er lamslåtte av at alle disse kjenner til den?
Gün ışığı ve UV'ye de duyarlıdır.Den er også svært resistent mot UV-lys.
Gümüş halidler ışığa duyarlı kimyasallardır ve genelde fotoğrafik film ve kâğıtlarda kullanılırlar.Sølvhalogenider er lysfølsomme og brukes i fotografisk film.
Mevsim değişimlerine karşı şaşırtıcı derecede duyarlıdır.Han skildret årstidenes vekslinger med sterk innlevelse.
Orada yerel soylular tarafından karşılanmışlar ve halk onları oldukça duyarlı karşılanmıştır.Di sana mereka disambut oleh bangsawan setempat, dan cukup membuat terkejut penduduk setempat.
Lamb ve Polykarp Kusch elektronun manyetik momentini duyarlı biçimde saptayabilmekteydiler.Lamb dan Polykarp Kusch dapat menentukan dengan tepat sifat-sifat elektromagnetik tertentu elektron.
Ama yozlaştırıcı dış etkilere karşı oldukça duyarlıdırlar.Sedangkan kelemahannya adalah sangat sensitif terhadap kebisingan eksternal.
Bunlar yüksek duyarlılık veya güç gerektiren devrelerdir.Hanya orang-orang yang butuh atau punya keiinginan kuat yang bisa.
Çocuklar genelde özel olmayan semptomlar sergiler: irritabilite (duyarlılık) ve drowsiness (uykulu olma) gibi.Anak-anak biasanya hanya menunjukkan gejala nonspesifik, seperti lekas marah dan mengantuk.
"Sanat izleyicisi, yaptığım şeylere karşı çok duyarlı, bu karşılıklı bir etkileşim.""Sekarang kita lihat hasilnya, gaya komunikasi yang saya lakukan.
Ekolojik farkındalık ve duyarlılığın topluma yayılması."Mengukur Kadar Kesadaran dan Toleransi Masyarakat".
2021 civarında tasarım duyarlılığını erişene kadar duyarlılığı daha da gelişmiş olacak.Độ nhạy của nó sẽ dần được nâng cao cho đến khi đạt độ nhạy thiết kế vào năm 2021.
Y. pestis birkaç antibiyotiğe, özellikle de streptomisin ve kloramfenikol'e ileri derecede duyarlıdır.Y. pestis nhạy cảm cao đối với vài loại kháng sinh, chủ yếu là streptomycin và chloramphenicol.
Orada yerel soylular tarafından karşılanmışlar ve halk onları oldukça duyarlı karşılanmıştır.Ở đây họ được quý tộc địa phương đón tiếp và giành được nhiều sự chú ý của dân trong vùng.
Her organizma gibi, deniz memelileri de viral enfeksiyonlara karşı duyarlıdırlar.Giống như bất cứ sinh vật nào, động vật có vú ở biển cũng nhạy cảm với các bệnh do virus.
Böyle bir teknik, iki yollarda da alınan mesafe ya da süre, minik değişikliklere son derece duyarlıdır.Kỹ thuật này đặc biệt nhạy với sự thay đổi rất nhỏ trong khoảng cách hoặc thời gian giữa hai quang trình.
Laboratuvar hayvanlarından kobaylar M. tuberculosis’e ve bovis’e duyarlı, M. avium’a ise direnç gösterirler.Lợn rất nhạy cảm với M. avium avium , M. bovis và M. tuberculosis , với M. avium là phổ biến nhất.
2021 civarında tasarım duyarlılığını erişene kadar duyarlılığı daha da gelişmiş olacak.この検出感度は2021年頃に設計感度に到達するまで更に向上される予定である。
Suyun ışığı filtreleme özelliği bitkilerin ışığa duyarlılığını da etkilemiştir.この水の光をフィルタリングする性質は植物の光感受性にも影響を与えた。

İlgili Sayfalar