duyarlı ile cümle
duyarlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Virüs özellikle sodyum hipoklorit içeren dezenfektanlara çok duyarlıdır.El virus es sensible a desinfectantes, en especial al hipoclorito de sodio.
Kuzular da koyunlardan daha duyarlıdır.Sabía más sobre ovejas que las mismas ovejas.
İnsanların büyük bölümünün kulakları bu derece duyarlı değildir.El oído humano no es muy sensible a la fase.
Ana madde: Aşırı duyarlılık Aşırı duyarlılık, vücudun kendi dokularına zarar veren bir bağışıklık yanıtıdır.La hipersensibilidad es una inmunorespuesta que daña los tejidos propios del cuerpo.
Araştırmaları çok duyarlı değildi ve sadece daha küçük, daha yakındaki bir süperkümeyi ortaya çıkardı.Pero al no disponer más datos he querido dar una fecha menos aproximada pero más segura.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Complejidad de las situaciones y personajes.
Oysa aynı değerlerdeki 200 ASA'lık film 100 ASA'lık filmden iki kat duyarlıdır.Así, una película de 400 ASA, tiene el doble de sensibilidad que una de 200 ASA.
Alerjik reaksiyon doza bağlı değildir, kişinin aşırı duyarlılığına bağlıdır.Las amatoxinas actúan lentamente, no importa lo elevada que sea la dosis.
Hızlı ve daha duyarlıdır.Es más rápido y seguro.
Bunun için özellikle Cansu’ya karşı çok duyarlıdır.Esta última medida afectará especialmente a Hugo.
Her organizma gibi, deniz memelileri de viral enfeksiyonlara karşı duyarlıdırlar.Come ogni organismo, i mammiferi marini sono suscettibili alle infezioni virali.
Halihazırda depresyona duyarlı, semptomları evlilik ve annelik tarafından azdırıldı.Già soggetta alla depressione, i suoi sintomi furono inaspriti dal matrimonio e dalla maternità.
Sayısal imzalar, doğum günü akınına duyarlı olabilmektedirler.Le firme digitali possono essere vulnerabili ad un attacco del compleanno.
Bu tahliller, teşhis koymak için canlı bakterilere ihtiyaç duymadıklarından zaman duyarlı değildir.Questi test non sono time-sensitive, in quanto non necessitano di batteri viventi per fare la diagnosi.
Ancak evcil hayvanların duyarlılığı biraz daha farklıdır.Le zanne dei due animali, però, sono piuttosto differenti.
Kurşun stifnat özellikle kıvılcım ve statik elektrik deşarjına duyarlıdır.Lo stifnato di piombo è particolarmente sensibile al fuoco e alle scariche di elettricità statica.
Bunlara örnek olarak, demire-duyarlı represör Fur (İng.Grazie ad una di queste (difettosa) compare Kon.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Personaggi e vicende.
Ana madde: Aşırı duyarlılık Aşırı duyarlılık, vücudun kendi dokularına zarar veren bir bağışıklık yanıtıdır.Le reazioni di ipersensibilità sono una risposta immunitaria che danneggia i tessuti del corpo.
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.È sensibile alla luce.
Erkeklere karşı agresif, kızlara karşı nazik ve duyarlı davranır.Rispetto al marito, è più comprensiva e dolce nei confronti dei suoi figli.
Son çalışmalara göre, duyarlılığının (sensitivitesinin) %50'lerde olduğunu gösterilmiştir.Il primo è la presenza della notte che ridurrebbe (indicativamente) del 50% l'efficienza dell'impianto.
Soğuğa karşı çok duyarlıyım.Я очень чувствителен к холоду.
Çocuklar herhangi bir sahteliğe karşı çok duyarlıdır.Дети очень чутки ко всякой фальши.
Bunların aksine, SNO deneyi her üç nötrino çeşidine de duyarlıydı.Эксперимент в Садбери, напротив, был чувствителен ко всем трём видам нейтрино.
Her organizma gibi, deniz memelileri de viral enfeksiyonlara karşı duyarlıdırlar.Как и другие организмы, морские млекопитающие восприимчивы к вирусным инфекциям.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Хроника событий и люди.
Halihazırda depresyona duyarlı, semptomları evlilik ve annelik tarafından azdırıldı.Состояние Шарлотты, и без того подверженной депрессии, усугубляется браком и материнством.
İyicil nodüllerdeki duyarlılığı ise %96 ve özgüllüğü %88 olarak bulunmuştur.Это было более очевидно для негров, чем для белых с соответствующим риском в 16 % и 9 %, соответственно.
Kuzular da koyunlardan daha duyarlıdır.Баск: А мои овцы мне ещё важнее.
Özellikle ortadaki adam (MitM) saldırılarına karşı duyarlı değildir.Она является атакой «человек посередине» (MITM).
Çok duyarlı ve çoğu kez hasta bir çocuktu.Ребёнком он был худым, слабым и часто болел.
Bunun için özellikle Cansu’ya karşı çok duyarlıdır.Она испытывает очень сильные чувства к Кадзуме.
Ne var ki, insan gözü bu spektrumun sadece bir bölümüne duyarlıdır.Кроме того, к лучам этой части спектра меньше чувствительность глаза человека.
Mevsim değişimlerine karşı şaşırtıcı derecede duyarlıdır.Чётко выражена смена сезонов года.
Ancak evcil hayvanların duyarlılığı biraz daha farklıdır.Для домашних животных это немного некорректно.
"Sanat izleyicisi, yaptığım şeylere karşı çok duyarlı, bu karşılıklı bir etkileşim."Будут организационные выводы достаточно жесткие, включая меня».
Tüm omurgasızlar gibi bal arıları da viral enfeksiyonlara oldukça duyarlıdırlar.Как и все беспозвоночные, медоносная пчела чувствительна ко многим вирусным инфекциям.
Hızlı ve daha duyarlıdır.Является быстрым и весьма чувствительным.
Erkeklere karşı agresif, kızlara karşı nazik ve duyarlı davranır.Дружелюбна к девушкам, но с мужчинами ведет себя резко и грубо.
Mayer böylece ekolojik duyarlığı artırmayı amaçladı.Считается, что оджас стимулирует развитие интеллектуальных способностей.
Mayer böylece ekolojik duyarlığı artırmayı amaçladı.ويهدف ماير إلى زيادة الاهتمام بالبيئة.
Ancak on yıl sonra, şiirde şiirsellik, duyarlılık, duygu, süslem ve imge aranır oldu.إلا أنه بعد 10 سنوات أصبحو يبحثون عن الشعرية والحسية والشعورية والزخرفة والتخيلية في الشعر.
Değişiklik ancak dikkatli ve duyarlı bir "semptomatik okuma" ile açığa çıkarılabilir.يمكن الكشف عن هذا التحول بواسطة "قراءة عوارضية" متأنية.
ARMUTLU YARIMADASI’NDA MANYETİK DUYARLIK ÇALIŞMALARI.نظريّة الشّعْر عند سعيد عقل.
Denizyıldızları ve diğer derisi dikenliler deniz kirliliğine karşı duyarlıdırlar.أهالي المعدية وإدكو يستغيثون من تلوث البحر.
Şiirlerinde insancıl bir duyarlık ve gözüpek bir gerçekçilik görülür.في هذا الكتاب ستقرأ أسماء وهمية وأحداثًا واقعية.
Hastalığa daha çok genç atlar duyarlıdır.المراهقون هم أكثر عرضة للأمراض النفسية.
Calgary'da çok güçlü bir terörizm karşıtı duyarlılık vardı.Em Calgary, havia um forte sentimento antiterrorismo.
Duyarlılık genelde görünür sisteme ve kullanılan dedektörler ile filtrelere bağlıdır.A sensibilidade normalmente depende do sistema óptico, detectores e filtros utilizados.
Konfüçyüs, o zamanlar mevcut sınıf ilişkilerine karşı duyarlılığı tavsiye etti.Confúcio defendia uma sensibilidade à realpolitik das relações de classe na sua época.
Sayısal imzalar, doğum günü akınına duyarlı olabilmektedirler.Assinaturas digitais podem ser suscetíveis a um ataque do aniversário.
Her organizma gibi, deniz memelileri de viral enfeksiyonlara karşı duyarlıdırlar.Mamíferos marinhos também são suscetíveis a infecções virais.
ARMUTLU YARIMADASI’NDA MANYETİK DUYARLIK ÇALIŞMALARI.Refeição Divina. in Bestiário Ilustríssimo.
Ailesi İslâmî duyarlılığa sahip bir aileydi.Sua família é de origem muçulmana.
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.É sensível à luz.
Hızlı filmler ise daha duyarlı olduklarından daha az ışıkla çekim yapabilirler.Outros permitem a captação com menos luz.
Robin: Çevreye duyarlıdır.Universos Sensíveis.
Deneyime açık olan insanlar, entelektüel olarak meraklı, sanatı takdir eden ve estetiğe duyarlı kişilerdir.As pessoas com elevada abertura são intelectualmente curiosas, apreciadoras da arte, e sensíveis à beleza.
Kuraklığı orta derecede duyarlı fakir topraklara adapte olabilir.Alternativamente poderia ter se enriquecido na Terra através de meteoritos condríticos.