Faskin proteini kalsiyuma duyarsızdır ve monomeriktir.It is calcium insensitive and monomeric.
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.The plant does not need large amounts of light or water to survive.
Denizyıldızları ve diğer derisi dikenliler deniz kirliliğine karşı duyarlıdırlar.Starfish and other echinoderms are sensitive to marine pollution.
Duyargaları 5 segmentli, 2. ve 3. segmentler eşit uzunluktadır.The sections for 3 point, 4 point, and 5 point questions are equally divided.
Penisin en duyarlı bölgesidir.The brain is the most sensitive.
O kadar gurur duyar ki, herhangi bir şeyin sanatını yenebileceğini reddeder.He admits, however, that he does not believe that art itself has the power to change anything.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.The group becomes confused and decides to leave.
İnsan uzay yolculuğu yeryüzünden büyük ölçüde altyapı desteğine ihtiyaç duyar.Human spaceflight currently requires a great deal of supporting infrastructure on Earth.
Çok uzaktaki şeyleri duyar ve görebilirler ayrıca karanlıkta da görürler.You can totally see that and hear that in my voice.
Kuraklığı orta derecede duyarlı fakir topraklara adapte olabilir.It can adapt to living in moderately degraded areas.
Çarlık Ordusu'ndan gelmiş olmasına karşın Stalin ona güvenir ve saygı duyardı.Serving under the Khans, they gained confident from them.
Ölüm defterine dokunan her insan Ölüm Meleğini görür ve Ölüm Meleğinin sesini duyar.On the sixth day he hallucinates that he sees the angel of death.
O anda Tanrı’nın sesini duyar."He Says He Hears God".
Burt, tesadüfen hakaretleri duyar ve Finn'i duyarsızlığından ötürü öfkeyle azarlar.Instead, Uncle Joe shows up and inadvertently embarrasses Finn with his crudeness.
Bazı duyarlılaşmış kişilerde şiddetli astıma bağlı ölüm bildirilmiştir.Other refugees had witnessed a close relative being killed.
İçedönükler, sadece, dışadönüklerden daha az dürtüye ve daha fazla yalnız zamana ihtiyaç duyarlar.Introverts need less stimulation, and more time alone than extraverts.
Grup bir süre dinlendikten sonra uzaklardan gelen bir çığlık sesi duyarlar.As the group recollects themselves, they hear screaming in the distance.
Tüm köpek ırkları farklı uzunluklarda günlük egzersize ihtiyaç duyarlar.Like all dogs, Bulldogs require daily exercise.
Bunun için özellikle Cansu’ya karşı çok duyarlıdır.This is terrifying them especially Johan.
Baki Duyarlar, Barbaros Erköse gibi ustaların arasında darbuka çalarak yer alır.Eventually, she finally reaches a bar where the likes of myth such as barbarians are there.
Arıların duyargaları o kadar hassastır ki 2 km mesafeden balın kokusunu alırlar.The odor from the plant was so noxious that it could be smelled from miles away.
Fakat Joe gittikten sonra pişmanlık duyar.When he returns however, Julie is gone.
Sudaki değişimlere karşı duyarlıdır.He has a complicated approach to climate change.
Kahramanlar yetmediğinde dünya efsanalere ihtiyaç duyar.The World Still Needs Heroes.
Film hassasiyeti ASA duyarlığı ^ Özön, Nijat.Fantastic Fiction entry for Ghost Trouble D'Ammassa, Don.
Çok duyarlı ve çoğu kez hasta bir çocuktu.The child was weak and often sickly.
Bir gün çektikleri bir kaseti dinleyince arkada sesler duyar ve inanmaya başlar.Later, he finds a tape of him recording the incident and begins to remember.
Bu sayede CPU daha az dahilî mantık gereksinimi duyar.The ICWA requires a higher standard of reasonable doubt.
Ancak bu arada Harpagon, oğlunu Mariane'ye duygularını ilan ederken duyar.Harpagon wants Cleante to tell him his feelings about Mariane.
Sonra, onlara doğru birinin geldiğini duyarlar.He understands how to reach the men under his command correctly.
Yazar, öykülerinde genellikle kadın duyarlılığını yansıtıyor.Her writing often addresses women's experiences.
Özellikle İskandinavya halklarına ilgi duyarak bu konuda çalışmalar yapmıştır.I was tremendously interested in what they had done in Scandinavia along those lines.
Jack tökezler ve Claire'in çığlığını duyar, o sırada Ethan'la karşılaşır.Christine hears the Stranger's voice, but eventually finds Jack with Adam.
Grup, ormanda fısıltılar duyar.They then hear something toward the woods.
Nadir olarak iyoda karşı bazı kişilerde iyoda aşırı duyarlılık oluşabilir.Sometimes he can be too silly for his own good.
Ve çocukken, şu bildiğiniz şarkıyı duyardım,And as a child, I'd hear that song, you know,
"Dinle, eğer olur da bundan para toplayabilirsen, bunu almaktan gurur duyarız." (Kahkahalar)"Listen, if you happen to raise any money out of this, we'll gladly take it." (Laughter)
Ve bunu cevreye karsi duyarli oldugunuz icin alabilirsinizAnd the reason you might buy it now is because you care about the environment.
Bu önemlidir çünkü dünyadaki çevre problemlerini de çözmek için ona gereksinim duyarsınız.It's important because you need it to solve the world's environment problems.
Siz aptal mısınız yoksa sadece duyarsız mısınız?Are you stupid or just thick skinned?
Daha duyarlı olmak için ne yapabilirsiniz şimdikinden farklı olarak?What can you do that is more responsible than what you're doing now?
Duyulara duyarlı ol, hiçbir şey söyleme, gözlerini açma, tamam.Be aware of the sensations, don't say anything, don't open your eyes, OK.
İhtiyaç duyarım.I need to.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.If you wanted to make a film, you needed a mass of equipment and a Hollywood budget.
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.You see, the scale of the suffering numbs us into a kind of indifference.
Kullandığımız bu finansal modelin, buraya gireceğiniz varsayıma çok duyarlı olduğunu söylemeliyim.Or you could say the model is very, very, very sensitive to that assumption.
Bana ihtiyaç duyarsan, tüm numaralarım orada.If you need me, all my numbers are on there.
Bir şeye ilgi duyarlar.They get interested in something.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.But perhaps the enthusiastic sensibility of young women of her age also played a role.
Bunu duyar duymaz beni ara.Just call me as soon as you hear this.
Ne yazık ki, birçok insanın deneyimi duyarsızlıkta.Unfortunately, a lot of people's experience is in apathy.
Yaratıcılık esinlenmeye ihtiyaç duyar.Creation requires infuence
ActivistSun ˛u anda bulunduu yerden gurur duyar, Outher Heaven.ActivistSun is proud to announce our aquisition of Outer Heaven.
Evet, bunu çok duyarım.Yeah, I get that a lot.
Eğer bir şey kaçırdıysanız, size bu ipuçlarının listesini yollamaktan mutluluk duyarım.If you missed anything, I'll be happy to send you the list of these tips.
Değişim elektriği daha da kolaylaştıracaktı eğer daha azına ihtiyaç duyarsak.Changing how we make electricity gets easier if we need less of it.
Aktiflerimizin toplamı 1,000 birim altına eşit. Bazen, 2'ye 1 kaldıraç gibi bir şey duyarsınız.So, assets are equal to 1,000 gold pieces.
Buradaki amaç makinelerde sezgiselliğe ulaşmak ve bu sadece duyarlılık değil, aynı zamanda empati.So the goal here is to achieve sentience in machines, and not just sentience, but empathy.
Onun yaşadığına ve duyarlı olduğuna inanmaya başlayacaksınız.You start to believe that it's alive and aware.
Fizikçilerin ve matematikçilerin tekillikler hakkında konuştuklarını duyarsınız.And you'll hear physicists and mathematicians talk about singularities.