Sanırım Tom içeri girseydi kapının açıldığını duyardım.I think I would've heard the door open if Tom had come in.
Onlar neden bunu yapmaya ihtiyaç duyarlar?Why would they need to do that?
Ailen gurur duyardı.Your parents would be proud.
Annen gurur duyardı.Your mother would be proud.
Diğerlerini duyduğunda kendini de duyarsın.When you hurt others, you also hurt yourself.
Bir çocuk bir anneye ihtiyaç duyar.A child needs a mother.
Ben haberi duyar duymaz cesur kaldım.I remained undaunted as soon as I heard the news.
Biri kulaklarıyla duyar.One hears with one's ears.
Baban da seninle gurur duyardı.Your father would also be proud of you.
Ben romanı okumaktan mutluluk duyarım ama zamanım yok.I would be glad to read the novel, but I don't have the time.
Ben soğuğa karşı gerçekten duyarlıyım. Bir yorgan daha alabilir miyim?I'm really sensitive towards the cold. Could I get another quilt?
Eğer alarm duyarsan, yürü, koşma.If you hear the alarm, walk, don't run.
Her duyarlı yaratık şefkati hak ediyor.Every sentient creature deserves compassion.
Hepimiz zaman zaman yardıma ihtiyaç duyarız.We all need help from time to time.
Size göstermekten memnuniyet duyarım.I'll be glad to show you.
Eğer sessiz olmazsan seni duyarlar.If you're not quiet, they'll hear you.
Beyin hücreleri oksijen kaybına karşı özellikle duyarlıdır.Brain cells are particularly sensitive to a loss of oxygen.
Sıcaklıklar yükseldikçe, serin tutmak için bitkiler daha fazla suya ihtiyaç duyarlar.As temperatures rise, plants need more water to keep cool.
Tom'un seçici bir işitmesi var. O sadece duymak istediğini duyar.Tom has selective hearing. He only hears what he wants to hear.
Herkes Tom'a saygı duyar.Everyone respects Tom.
Tom Mary'ye saygı duyar.Tom respects Mary.
Tom benimle gurur duyardı.Tom would be proud of me.
Tom laktoza duyarlı.Tom is lactose intolerant.
Tom ve ben birbirimize saygı duyarız.Tom and I respect each other.
Benzer kişiliğe sahip insanlar birbirlerine sempati duyar.People who have similar personalities feel sympathy for one another.
Onların hepsi gerçekten bana saygı duyarlar.They all really look up to me.
Bu şirketin şikayetime karşı duyarlılığı zayıftır.This company's responsiveness to my complaint is poor.
Bazen sesler duyarım.Sometimes I hear voices.
Rakiplerime saygı duyarım.I respect my opponents.
Denizciler veya kaptanlar hakkında bir şarkı daha duyarsam bir köprüden atlayacağım.If I hear one more song about sailors or captains, I'm going to jump off a bridge.
Baban seninle gurur duyardı.Your father would be proud of you.
Annen seninle gurur duyardı.Your mother would be proud of you.
Bu duyarlı bir varlık, tıpkı senin gibi.It's a sentient being, just like you.
Duyarlı bir varlık olduğumu nasıl biliyorsun?How do you know I'm a sentient being?
Duyarlı bir varlık olduğunu nasıl biliyorum?How do I know you're a sentient being?
Bitkiler suya ve güneş ışığına ihtiyaç duyar.Plants need water and sunlight.
Tom nasıl bu kadar duyarsız olabilir?How could Tom be so insensitive?
Leyla oğlanlara ve sekse ilgi duyar hale geldi.Layla became interested in boys and sex.
Bunu yapmaktan memnuniyet duyarım.I'd be pleased to do that.
Tom'un yardımına ihtiyaç duyarsın onu çağır.If you need Tom's help, call him.
Sami çok duyarlı bir adamdı.Sami was a very affable guy.
Nasıl bu kadar duyarsız olabiliyorsun?How can you be so insensitive?
Tom için bunu yapmaktan mutluluk duyarım.I'd be happy to do that for Tom.
Tom'un annesi onunla çok gurur duyardı.Tom's mother would've been very proud of him.
Duyar kasma Tom.Save the theatrics, Tom.
Umarım beni duyarsınız.I hope you'll hear me out.
Sami her gün haplarına ihtiyaç duyar.Sami needs his pills every day.
Sami, İslam hakkında herhangi biriyle konuşmaktan mutluluk duyar.Sami is happy to talk to any person about Islam.
Yaşlı köpekler daha fazla uykuya ihtiyaç duyar.Older dogs need a lot of sleep.
Çocuklar yetişkinlerden daha fazla uykuya ihtiyaç duyar.Children need more sleep than adults.
İnsanlar bana tembel diyordu, ama şimdi birden duyarlı vatandaş oldum.People used to call me lazy, but now all of a sudden I'm a responsible citizen.
Tom duyar kasmada oldukça iyidir.Tom is very good at virtue signalling.
Laktoz duyarlılığınız var mı?Are you lactose intolerant?
Tom'un açıklamaları duyarcı tayfada infial yarattı.Tom's comments sparked fury among the Woke mob.
Duyarsporlu Tom güncel mevzularda daima tarafını belli edip duyarını kasar.As a wokester, Tom always supports current things.
Ağlasam sesimi duyar mısınız?Can you hear my voice if I cry?
Felix korkutucu şeylere karşı biraz duyarsızlaştı.Felix became a little desensitized to scary things.
Felix korkutucu şeylere karşı biraz duyarsız hale geldi.Felix became a little desensitized to scary things.
Daha sonra Zinovy'nin döndüğünü duyar.Later she hears Zinovy returning.
Calgary'da çok güçlü bir terörizm karşıtı duyarlılık vardı.In Calgary, there was a strong anti-terrorism sentiment.