Tom ve Mary birbirlerine saygı duyarlar.Tom and Mary respect each other.
Tom diğer insanların ruh hallerine çok duyarlıdır.Tom is very sensitive to other people's moods.
O, koleksiyonuyla gurur duyar.He is proud of his collection.
Bakış açına hepimiz ilgi duyardık.We'd all be interested in your point of view.
Görüşünü duymaya hepimiz ilgi duyardık.We'd all be interested in hearing your opinion.
Ben bir atışa ihtiyaç duyar mıyım?Do I need a shot?
Annen seninle çok gurur duyardı.Your mother would have been very proud of you.
Baban seninle çok gurur duyardı.Your father would have been very proud of you.
Bana ihtiyacın olduğunu duyar duymaz Boston'dan buraya geldim.I drove here from Boston as soon as I heard you needed me.
Tom bu şekilde konuştuğunuzu duyarsa hayal kırıklığına uğrar.If Tom heard you talk that way, he'd be disappointed.
Tom'un duyarsız olduğunu düşünüyorum.I think Tom is insensitive.
Ben benim güvenebileceğim insanlara ihtiyaç duyarım.I need people I can rely on.
Onun hakkında bildiğim her şeyi Tom'a söylemekten memnuniyet duyarım.I'd be glad to tell Tom everything I know about that.
Tom ve Mary gün batımına hayranlık duyarak kıyı boyunca yürüdüler.Tom and Mary walked along the shoreline, admiring the sunset.
Bana ihtiyaç duyarsan uyandır beni.Wake me if you need me.
Biz ona saygı duyarız.We respect him.
Tom'un yorumu duyarsızdı.Tom's remark was insensitive.
Bir şey görürsen ya da duyarsan bana bildir.If you see or hear anything, let me know.
O, pul koleksiyonuyla çok gurur duyar.She is very proud of her stamp collection.
Tom duyarlıydı.Tom was sensitive.
Tom duyarlı, değil mi?Tom is sensitive, isn't he?
Tom çok duyarlı davranıyor, değil mi?Tom is being very sensible, isn't he?
Tom duyarlı davranıyor, değil mi?Tom is being sensible, isn't he?
Tom soğuğa karşı duyarlı, değil mi?Tom is sensitive to the cold, isn't he?
Yüksek duyarlılık nedir?What is high sensitivity?
Eğer Tom bunu sana benim söylediğimi duyarsa, beni öldürür.If Tom finds out I told you this, he'll kill me.
Laktoza duyarlı olduğunu neden bana söylemedin?Why didn't you tell me you were lactose intolerant?
Bir şey duyarsan bana bildir.Let me know if you hear anything.
Duyarsızlık ölümdür.Apathy is death.
Sosyopatlar işledikleri suçlar için nadiren pişmanlık ya da suçluluk hissi duyarlar.Sociopaths rarely display remorse or feelings of guilt for their crimes.
Sahip olabileceğiniz herhangi sorunu görüşmeye mutluluk duyarım.I'll be happy to discuss any problem you might have.
Senin ihtiyaçlarına duyarlı olmaya çalışıyorum.I'm trying to be sensitive to your needs.
Ben senin patronunla buluşmaya ihtiyaç duyarım.I need to meet your boss.
Dünyanın daha fazla duyarlılığa ihtiyacı var.The world needs more tenderness.
Bunu korumaktan mutluluk duyarım.I'd be happy to keep it.
Yardımcı olmaktan zevk duyarım.I'd be more than happy to help.
Ailen seninle gurur duyardı.Your parents would've been proud of you.
Onlar babalarına saygı duyardı.They used to look up to their father.
Dan Matt'i kör ve duyarsız olduğu için sevmiyor.Dan dislikes Matt because he's blunt and insensitive.
Dan Linda gibi duyarsızca mı öldürüldü?Was Dan callously murdered like Linda?
Her çocuk, hayatında bir babaya ya da bir baba figürüne ihtiyaç duyar.Every child needs a father or a father figure in their life.
Penis başı genellikle çok duyarlıdır.The glans of the penis is generally very sensitive.
Erkekler cinsel organlarıyla gurur duyarlar.Men are proud of their genitals.
Cinsel organlar, diğer çoğu organdan daha duyarlıdırlar.Genitals are more sensitive than most other organs.
Sherlock Holmes kesinlikle seninle gurur duyardı.Sherlock Holmes would have certainly been proud of you.
Onun gibi akrabalarla, kim düşmanlara ihtiyaç duyar ki?With relatives like him, who needs enemies?
Eğer ihtiyaç duyarsan, sana yardim edebilirim.If you need help, I can help you.
İnsanlar duyarlı yaratıklardır.Humans are sentient beings.
Hayvanlara saygı gösterelim çünkü onlar duyarlı varlıklardır.Let's respect the animals, because they are sentient beings.
Mary Tom'un çok duyarsız ya da böyle bir şey olduğunu söyledi.Mary said that Tom was too insensitive, or something such.
Parolalar genellikle küçük harfe duyarlıdırlar.Passwords are usually case sensitive.
Tom çok duyarlıydı.Tom was very sensitive.
Tom duyarsız kulaklı.Tom is tone deaf.
Çocuklar çok duyarlıdırlar.Children are very impressionable.
Tom bir banyo almaya ihtiyaç duyar.Tom needs to take a bath.
Tom istifa etmeye ihtiyaç duyar.Tom needs to resign.
Onlar birbirlerine saygı duyarlar.They respect one another.
Ben senin duyarlılığına katılıyorum.I agree with your sentiment.
Ben Tom'a çok fazla hayranlık duyarım.I admire Tom very much.
O utangaç, güvensiz, aşırı duyarlı bir kız.She is a shy, insecure, overly sensitive girl.