Ana içeriğe geç
Sözlük

duyar ile cümle

duyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Nyilván ő volt érzékeny a téma műveletek és kötszer.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Očitno je bil občutljiv na temo operacij in povoji.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Offenbar war er empfindlich auf das Thema Operationen und Bandagen.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Rõ ràng ông nhạy cảm về chủ đề hoạt động và băng.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Tydligen var han känslig på temat verksamheten och bandage.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Widocznie był wrażliwy na temat operacji i bandaże.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Zrejme bol citlivý na tému operácií a obväzy.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Zřejmě byl citlivý na téma operací a obvazy.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Προφανώς ήταν ευαίσθητοι στο θέμα των πράξεων και επιδέσμους.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Видимо, он был чувствителен на тему операции и бинтов.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Мабуть, він був чутливий на тему операції і бинтів.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Очевидно той е чувствителен на темата на операции и превързочни.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.كان من الواضح انه موضوع حساس على العمليات والضمادات.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.彼女はすべての後に、しかし"、と言うように太字にする"はなかった。
Beyninizin bağlantıların izolesi için miyelin yapımında iyoda ihtiyaç duyar.El cerebro necesita yodo para hacer mielina, el aislante de sus conexiones.
Beyninizin bağlantıların izolesi için miyelin yapımında iyoda ihtiyaç duyar.המוח זקוק ליוד כדי לייצר מיאלין, חומר הבידוד של החיווט.
Beyninizin bağlantıların izolesi için miyelin yapımında iyoda ihtiyaç duyar.ミエリンを作るためにヨウ素を必要とします それはまた 特に水銀、鉛、重金属類という
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Als je vroeger een nummer op een plaat wilde zetten, had je een studio en een producent nodig.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Antes, se quiséssemos gravar uma canção, precisávamos de um estúdio e de um produtor.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Avant, pour faire une chanson, vous aviez besoin d'un studio et d'un producteur.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Înainte, dacã voiai sã scoţi un disc cu o nouã melodie aveai nevoie de un studio şi de un producãtor.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Katsokaas, ennen oli niin, että jos halusi levyttää kappaleen, tarvitsi studion ja tuottajan.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.아시다시피, 만약 여러분이 음반을 취입하고 싶었다면 여태까진 스튜디오와 프로듀서가 필요했었습니다.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Verán, solía ocurrir que si querías hacer un disco de una canción, necesitabas un estudio y un productor.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Wiecie, zwykle było tak, że jeśli chciałeś nagrać piosenkę potrzebowałeś studia i producenta.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Βλέπετε, παλιά αν ήθελες να κάνεις ένα τραγούδι δίσκο, χρειαζόσουν ένα στούντιο και έναν παραγωγό.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Например, раньше, если вы хотели записать песню, вам нужны были студия и продюсер.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Преди време, ако искахте да запишете песен, трябваше да имате студио и продуцент.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.פעם, כשרצית להקליט שיר, היית צריך אולפן ומפיק.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.كما ترون، كانت العادة إذا رغبت بتسجيل أغنية، تحتاج استديو و منتج.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.スタジオとプロデューサーが必要だったけど 今は ラップトップが必要だ
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.A consciência engloba todos os estados de sentimento, de sensibilidade ou perceção.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.A tudat a különféle érzelmi, észlelő, vagy éntudati állapotokból tevődik össze.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Bevidsthed består af alle disse tilstande af følelse eller føleevne eller opmærksomhed.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Bewustzijn bestaat uit alle toestanden van gevoel, waarneming of besef.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Conștiința constă din toate stările de simțire sau de conștiență de sine.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Das Bewusstsein besteht aus all diesen Zuständen des Gefühls, der Empfindung oder des Sich-Bewusstseins.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.의식은 모든 상태의 느낌과 감각, 자각으로 이루어져 있어요.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.La conciencia consiste de todos aquellos estados de sentimiento, sensación o de alerta.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.La coscienza è composta da tutti quegli stati di sentimento o consapevolezza.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Medvetandet består av alla sorters känslor och förnimmelser.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Świadomość składa się ze stanów odczuwania, wrażenia Iub przytomności.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Tietoisuus rakentuu kaikista tunteista, tuntemuksista ja asioiden tiedostamisesta.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Vedomie pozostáva zo všetkých stavov cítenia, vnímania, alebo uvedomovania si.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Vědomí se skládá ze všech stavů cítění, uvědomění a vnímání.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Ý thức bao gồm tất cả các trạng thái cảm xúc, hay cảm giác, nhận thức.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Η συνείδηση αποτελείται από όλες τις καταστάσεις των συναισθημάτων, των αισθήσεων, της επίγνωσης.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Свідомість - це сукупність усіх станів, за яких ми відчуваємо, усвідомлюємо світ.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Сознание — это всё, что вы чувствуете, ощущаете и осознаёте.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Съзнанието се състои от всичко онези емоционални състояния, или чувствителност, или осъзнаване.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.תודעה מורכבת מכל מצבי הרגש החישה או ההכרה.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.الوعي يتألف من كل حالات الشعور أو الإحساس أو الانتباه
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.意識とは 感情 感覚 認識の あらゆる状態から成るものです 意識は 夢を見なかった場合 朝 目覚めた時に始まり -
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.(4:4) Sachez que l`Éternel s`est choisi un homme pieux; L`Éternel entend, quand je crie à lui.
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.(4:4) Знайте, что Господь отделил для Себя святаго Своего; Господь слышит, когда я призываю Его.
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.Erkennet doch, daß der HERR seine Heiligen wunderbar führt; der HERR hört, wenn ich ihn anrufe.
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.Fino a quando, o uomini, sarete duri di cuore? Perché amate cose vane e cercate la menzogna
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.여호와께서 자기를 위하여 경건한 자를 택하신줄 너희가 알지어다 내가 부를 때에 여호와께서 들으시리로다
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.Sabed que Jehovah ha apartado al piadoso para sí; Jehovah oirá cuando yo clame a él
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.Sabei que o Senhor separou para si aquele que é piedoso; o Senhor me ouve quando eu clamo a ele.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod