Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.Să ştiţi că Domnul Şi -a ales un om pe care -l iubeşte: Domnul aude cînd strig către El.
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.Spoznajte vendar, da si je GOSPOD posebe odbral pobožnega; GOSPOD čuje, ko kličem k njemu.
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.Synové lidští, dokudž sláva má v potupě bude? Dlouho-liž marnost milovati a lži hledati budete? Sélah.
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.Synovia smrteľného človeka, dokiaľ bude tupená moja sláva? Dokiaľ budete milovať márnosť, hľadať lož?! Sélah.
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.Synowie ludzcy, i dokądże chwałę moję lżyć będziecie, miłując próżności, a szukając kłamstwa? Sela.
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.Vid dog, at HERREN er mig underfuldt god; når jeg påkalder HERREN, hører han mig.
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.Αλλα μαθετε οτι εξελεξεν ο Κυριος τον οσιον αυτου ο Κυριος θελει ακουσει, οταν κραζω προς αυτον.
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.Но знайте, че Господ е отделил за Себе Си своя угодник; Господ ще слуша, когато викам към Него.
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.ודעו כי הפלה יהוה חסיד לו יהוה ישמע בקראי אליו׃
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.فاعلموا ان الرب قد ميّز تقيّه. الرب يسمع عندما ادعوه.
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.你 們 要 知 道 耶 和 華 已 經 分 別 虔 誠 人 歸 他 自 己 . 我 求 告 耶 和 華 、 他 必 聽 我
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.你 們要 知道 耶和華 已 經分別虔誠人歸 他 自己 . 我 求告 耶和華 、 他 必聽我
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Anda lihat, bisnis tidak dijalankan sebagai institusi, oleh kondisi khusus para individu.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Bedrijven worden niet gerund als instituten, door de eigenaardigheden van enkelingen.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Biznesów nie prowadzi się jako instytucji z cechami szczególnymi jednostek.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.아시는 것처럼 사업은 제도적으로 운영되지 않습니다. 각 개인의 특성에 따라 운영됩니다.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Las empresas no se dirigen como las instituciones, por la idiosincrasia de las personas.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Nézzétek, a cégek nem úgy működnek, mint az intézmények, nem az egyes emberek sajátossága mentén.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Os negócios não são geridos como instituições, pelas idiossincrasias de indivíduos.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Vedete, gli affari non sono gestiti come istituzioni, a seconda delle idiosincrasie dei singoli.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Vedeți dvs, afacerile nu sunt conduse ca și instituțiile, de către idiosincrasiile indivizilor.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Víte, firmy neprovozujeme jako instituce, podle výstředností jednotlivců.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Voyez-vous, les affaires ne sont pas dirigées comme des institutions, par les idiosyncrasies des individus.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Βλέπετε, οι επιχειρήσεις δεν λειτουργούν όπως τα ιδρύματα, από τις ιδιοσυγκρασίες των ατόμων.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Бизнес основан не на правилах управления организацией, а на особенностях действующих в нём лиц.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Разбирате ли, фирмите не се управляват като институции, чрез собствения начин на мислене на индивидите.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.עסקים אינם מנוהלים כמוסדות, ע"י ההתנהגות היחודית של אנשים כאלה ואחרים.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.كما ترون، الأعمال لا تدار كمؤسسات ولكن بخصوصيات الأفراد
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.個人の特質で遂行される 要するに「好み」なんです
Biliyorum, siz... >>Obama: memnuniyet duyarım...Ich kenne euch--\ OBAMA:--über Außenpolitik. \
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.Als danseres vertrouwde ik er volledig op dat ik mijn lichaam kende, net zoals dat ik kleuren kon aanvoelen.
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.댄서로서 저는 제 몸에 관해 아는 이 능력에 대해 굉장한 믿음을 가지고 있었습니다, 제가 색깔들을 분별할 수 있는 방법을 아는 것과 똑같이요.
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.וכרקדנית היתה לי אמונה רבה ביכולת שלי לדעת את גופי, בדיוק כפי שידעתי כיצד לחוש צבעים.
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.وكراقصة كان لدي هذا الايمان الكبير بمقدرتي على معرفة جسدي تماما كما عرفت كيفية الاحساس بالالوان
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.そして ダンサーとして私は 自分の身体を十分に知ることができます 色がわかるのと同じようにわかります
Bir fonksiyonun tanım kümesi ki genellikle tanım kümesi ve görüntü kümesi olarak duyarsınız.Dziedzina funkcji, często będziecie słyszeć o tym w połączeniu z dziedziną i zbiorem wartości.
Bir fonksiyonun tanım kümesi ki genellikle tanım kümesi ve görüntü kümesi olarak duyarsınız.El dominio de una función, con frecuencia lo escucharas combinado con dominio y rango.
Bir fonksiyonun tanım kümesi ki genellikle tanım kümesi ve görüntü kümesi olarak duyarsınız.Het domein van een functie wordt vaak samen genoemd met domein en bereik.
Bir fonksiyonun tanım kümesi ki genellikle tanım kümesi ve görüntü kümesi olarak duyarsınız.Il dominio di una funzione, spesso lo sentirai combinato con dominio e intervallo.
Bir fonksiyonun tanım kümesi ki genellikle tanım kümesi ve görüntü kümesi olarak duyarsınız.아마 여러분들은 종종 정의역과 치역을 함께 들어봤을 것입니다
Bir fonksiyonun tanım kümesi ki genellikle tanım kümesi ve görüntü kümesi olarak duyarsınız.O domínio de uma função, muitas vezes você vai ouvi-lo combinado com domínio ou alcance.
Bir fonksiyonun tanım kümesi ki genellikle tanım kümesi ve görüntü kümesi olarak duyarsınız.Spojení "definiční obor" často zaslechnete spolu se... spojením "obor hodnot".
Bir fonksiyonun tanım kümesi ki genellikle tanım kümesi ve görüntü kümesi olarak duyarsınız.Vi vil ofte snakke om definitionsmængden i sammenhæng med værdimængden.
Bir fonksiyonun tanım kümesi ki genellikle tanım kümesi ve görüntü kümesi olarak duyarsınız.Ви часто будете чути, що термін "область визначення функції" пов'язаний з областю значень.
Bir fonksiyonun tanım kümesi ki genellikle tanım kümesi ve görüntü kümesi olarak duyarsınız.Областта на една функция, често ще я чувате в комбинация на дефиниционна област и функционално множество.
Bir fonksiyonun tanım kümesi ki genellikle tanım kümesi ve görüntü kümesi olarak duyarsınız.مجال الدالة الرياضية، وربما تكون قد سمعت عن المصطلح مقروناً بالمجال والنطاق
Bir fonksiyonun tanım kümesi ki genellikle tanım kümesi ve görüntü kümesi olarak duyarsınız.同時に扱われています。 関数の定義域は関数に入れることができる値です。
Birilerinin Meksikalı büyükanneler hakkında konuşurken ilk cümlelerinde "yemek" dediklerini duyarsınız..И вы никогда не услышите историю и мексиканской бабушке без упоминания слова "еда" в самом первом предложении.
Birinci nedeni belki bir gün güneş tutulması olur ve dünyayı yeniden yaratacak birine ihtiyaç duyarız!De eerste reden is dat er misschien een eclips komt, en dan moet er iemand de wereld herstarten!
Birinci nedeni belki bir gün güneş tutulması olur ve dünyayı yeniden yaratacak birine ihtiyaç duyarız!첫번째로는 아마 어느날이 일식이 일어나고, 누군가 세상을 다시 만들 사람이 필요하기 때문이죠!
Birinci nedeni belki bir gün güneş tutulması olur ve dünyayı yeniden yaratacak birine ihtiyaç duyarız!Primul, poate că într-o zi va fi o eclipsă, va fi nevoie de cineva care să schimbe lumea!
Bir iş var. Büyük bir iş. Belki benimle gurur duyarsın.J'ai décroché un truc plutôt gros... et tu seras peut-être fière de moi.
Bir iş var. Büyük bir iş. Belki benimle gurur duyarsın.Sto per fare una cosa importante... e tu sarai fiiera di me.
Bir iş var. Büyük bir iş. Belki benimle gurur duyarsın.Und, ähm... daß ich etwas vorhabe, was ziemlich Gewaltiges, nach dem du vielleicht stolz bist auf mich.
Bir ölçümün duyarlığının tahmin edilebileceği bir miktar.Egy mérés pontossági határait adja meg.
Bir ölçümün duyarlığının tahmin edilebileceği bir miktar.Ein Wert, mit dem die Genauigkeit einer Messung abgeschätzt werden kann.
Bir ölçümün duyarlığının tahmin edilebileceği bir miktar.En størrelse med hvilken præcisionen af en måling kan vurderes.
Bir ölçümün duyarlığının tahmin edilebileceği bir miktar.Ett värde som kan användas för att uppskata mätningars precision.
Bir ölçümün duyarlığının tahmin edilebileceği bir miktar.Miara, którą można oszacować precyzję pomiaru.
Bir ölçümün duyarlığının tahmin edilebileceği bir miktar.Mitta, jolla mittausten tarkkuutta voidaan arvioida.