Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.J'en ferais un volontiers.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Klidně ho podstoupím.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Liebend gern werde ich mich einem Test unterziehen.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Saya akan senang mengikutinya.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Sono pronto a fare il test.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Szívesen részt veszek egyben.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Tenho todo o prazer em participar num [teste].
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Tôi rất vui khi thực hiện nó.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.(Video) John Edwards: Ik werk er graag aan mee.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Ευχαρίστως να κάνω το τεστ.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Ще се радвам да си направя тест за бащинство.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Я был бы счастлив поучаствовать в этом.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Я охоче зроблю тест.
Baba, sana geçen sefer söylemiştim. Benim tat alma duyum çok duyarlıdır.Татко, казах ти и предишния път, усещането ми за вкус е чувствително.
Bana ihtiyaç duyarsan, tüm numaralarım orada.Als je mij nodig hebt, zitten al mijn nummers er in.
Bana ihtiyaç duyarsan, tüm numaralarım orada.Nếu cần anh, tất cả số của anh đều ở đó.
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( číslo; soustava; přesnost)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( číslo; základ; presnosť)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE(getal;grondtal;nauwkeurigheid)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( liczba; podstawa; precyzja)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE(nombre; base; prec)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( number; base; prec)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( number; base; prec)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE(numero; base; precisione)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE(número; base; precisión)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( numero; base; prec)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( numero; kantaluku; tarkkuus)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( število; osnova; natančnost)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( szám; alap; pontosság)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( tal; basis; præc)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( tal; bas; noggrannhet)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE(Zahl;Basis;Genauigkeit)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( αριθμός; βάση; ακρίβεια)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( число; база; точност)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( Число; Основа; Точність)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( דיוק; בסיס; מספר)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE(数値;基底;精度)
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?¿Escuchará Dios su clamor, cuando le sobrevenga la calamidad
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Acaso Deus lhe ouvirá o clamor, sobrevindo-lhe a tribulação?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Apakah Allah akan mendengar tangisnya bilamana kesulitan menimpa dia
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Ascolterà forse Dio il suo grido, quando la sventura piomberà su di lui
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Bo li Bog mogočni slišal njegovo vpitje, ko pride stiska nadenj?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Či počuje silný Bôh jeho krik, keď prijde na neho úzkosť?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Est-ce que Dieu écoute ses cris, Quand l`angoisse vient l`assaillir?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Hører mon Gud hans Skrig, når Angst kommer over ham?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Hører vel Gud hans skrik når trengsel kommer over ham?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Îi ascultă Dumnezeu strigătele, cînd vine strîmtoarea peste el?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Izali Bóg usłyszy wołanie jego, gdy nań ucisk przyjdzie?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Khi sự hoạn nạn xảy đến cùng hắn, Ðức Chúa Trời há sẽ nghe tiếng của hắn sao?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Khi sự hoạn_nạn xảy đến_cùng hắn , Ðức_Chúa_Trời há sẽ nghe tiếng của hắn sao ?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?환난이 그에게 임할 때에 하나님이 어찌 그 부르짖음을 들으시랴
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Kuuleeko Jumala hänen huutonsa, kun ahdistus häntä kohtaa?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Månne Gud skall höra hans rop, när nöden kommer över honom?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Meghallja-é kiáltását az Isten, ha eljõ a nyomorúság reá?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Meinst du das Gott sein Schreien hören wird, wenn die Angst über ihn kommt?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Zal God naar zijn hulpgeroep luisteren als hij in moeilijkheden komt?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Zdaliž volání jeho vyslyší Bůh silný, když na něj přijde ssoužení?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Αρα γε θελει ακουσει ο Θεος την κραυγην αυτου, οταν επελθη επ' αυτον συμφορα;
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Услышит ли Бог вопль его, когда придет на него беда?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Ще послуша ли Бог вика му, Когато го сполети беда?