Ana içeriğe geç
Sözlük

duyar ile cümle

duyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Toda morda navdušeni senzibilnosti mladih žensk njene starosti, prav tako pomembno vlogo.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Αλλά ίσως η ενθουσιώδης ευαισθησία των νέων γυναικών της ηλικίας της, έπαιξε επίσης έναν ρόλο.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Але, мабуть, захоплений чутливість молодих жінок її віку також зіграли свою роль.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Но може би най-ентусиазираните чувствителност на млади жени на нейната възраст също играе роля.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Но, пожалуй, восторженный чувствительность молодых женщин ее возраста также сыграли свою роль.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.אבל אולי רגישות נלהב של נשים צעירות בגיל שלה גם שיחק תפקיד.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.ولكن ربما حساسية متحمسا للشابات من عمرها لعبت أيضا دورا في ذلك.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.この感覚は、機会あるごとにリリースを求め、そしてそれを今感じグレーテ
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Aber die Hauptsorge der umweltinteressierten Studenten -- und sie haben Recht -- ist die Zukunft.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Ale hlavní zájem těch enviromentalistických studentů - a v tom mají pravdu - se týká budoucnosti.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Ale hlavnou starosťou ekologicky zameraných študentov -- a majú pravdu -- je budúcnosť.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Ale to, co najbardziej interesuje studentów-ekologów -- i słusznie że się tym interesują -- to przyszłość.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Ampak glavna skrb okoljsko zaskrbljenih študentov -- in prav imajo -- se tiče prihodnosti.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Dar problema principală a studenţilor interesaţi de mediu -- şi ei au dreptate -- este viitorul.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.De ami igazán aggasztó a környezettudatos diákok számára -- és igazuk van -- az a jövő.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.De grootste bekommernis van de milieubewuste studenten -- en ze hebben gelijk -- is de toekomst.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.하지만 환경적으로 관심을 가진 학생들의 주된 관심은 -- 그들은 옳습니다. -- 미래에 대한 것입니다.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Ma il problema principale per gli studenti ambientalisti -- e hanno ragione -- è il futuro.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Mais le problème principal pour les étudiants soucieux de l'environnement - et ils ont raison - est l'avenir.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Mas a preocupação principal dos estudantes preocupados com o ambiente — e eles têm razão — é com o futuro.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Men den største bekymring for de miljøinteresserede studerende -- og de har ret -- er fremtiden.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Men huvudbekymret för de miljöintresserade studenterna -- och de har rätt -- handlar om framtiden.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Nhưng mối bận tâm chính của những sinh viên môi trường -- và họ đúng -- chính là về tương lai.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Pero la principal preocupación de los estudiantes ambientalistas, y tienen razón, es el futuro.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Але стурбовані станом довкілля студенти найбільш занепокоєні майбутнім - і вони мають рацію.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Но главный предмет беспокойства озабоченных экологическими проблемами студентов - и они правы - это будущее.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Но основната грижа, за интересуващи се от околната среда студенти - и те са прави - е за бъдещето.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.אבל הדאגה העיקרית של הסטודנטים המעורבים סביבתית -- והם צודקים -- היא העתיד.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.ولكن القلق الاكبر للطلاب المهتمين بالبيئة .. وهم محقون هو فيما يخص المستقبل
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.主に心配しているのは - もっともなのですが 将来のことです 動向はどうなっているのか? 傾向線を
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.彼らも、我々も
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.Та у випадку, якщо знадобиться, ось він.
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.אבל במקרה שאתם צריכים, הנה היא.
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.ولكن في حالة انك منتظر الاذن
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.Aber falls doch, erteile ich sie Ihnen hiermit.
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.Ale ak predsa, tu je.
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.Dar în cazul în care aveţi nevoie, iat-o.
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.De ha kellene, íme.
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.Kalaupun kalian butuh ijin, ini dia.
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.하지만 필요하다면 제가 허락해드리죠.
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.Maar mocht dat zo zijn, hier heb je ze.
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.Mais au cas où, la voici.
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.Mas se acharem que precisam, aqui está.
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.Men om du gör det, så här är det.
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.Nhưng trong trường hợp bạn cần, nó là thế này.
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.Non ti serve chiedere alla gente il permesso di guidarla.
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.Pero en caso lo necesites, aquí está.
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.Pokud ale ano, pak tady je.
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.Но в случай че ви трябва, ето го.
Ama eğer bu izne ihtiyaç duyarsanız, işte burda.Но на тот случай, если вам это нужно, то вот оно.
Ama insanlarda, biz beynimizi büyütmeye devam ederiz. Bu yüzden ebeveynlerimizin ilgisine ihtiyaç duyarız.Nasz mózg rozwija się dłużej, dlatego wymagamy opieki rodzicielskiej.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Aber der Biber benötigt ebenfalls Dinge.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Ale i bobry potrzebują różnych rzeczy.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Dar un castor, de asemenea, are nevoie de lucruri.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.그렇지만 비버에게도 필요한 것이 있죠.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Ma anche un castoro ha bisogno di cose.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Maar een bever heeft ook dingen nodig.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Mais le castor a aussi d'autres besoins.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Nhưng một con hải ly cũng có nhu cầu riêng.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Αλλά και ο κάστορας χρειάζεται κάποια πράγματα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod