Ana içeriğe geç
Sözlük

duyar ile cümle

duyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Salak!“ der ya da John öyle duyar.Elton John je odvrnil: »Da, sem.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Naslednje jutro med potjo slišijo krik.
Ekolojik farkındalık ve duyarlılığın topluma yayılması.Narava-družba-ekološka zavest.
Çoğu insan, hipertansiyonu kontrol altında tutmak için birden fazla ilaca ihtiyaç duyar.Večina ljudi potrebuje več kot eno zdravilo, da visok krvni tlak držijo pod nadzorom.
Ana madde: Aşırı duyarlılık Aşırı duyarlılık, vücudun kendi dokularına zarar veren bir bağışıklık yanıtıdır.Preobčutljivostne reakcije so imunski odzivi, ki poškodujejo telesu lastno tkivo.
İnsanlar bazı yetenekleri söz konusu olduğunda farklı, biricik iyi olmaya ihtiyaç duyarlar.Če si ljudje želijo želje drugega, si lahko hitro želijo iste stvari.
Böylece yayıncılar sadece HTML gibi tek bir formata ihtiyaç duyarlar.Spletni brskalniki so sprva podpirali le zelo preproste različice HTML-ja.
Gogol, gençlik yıllarında şiir ve edebiyata ilgi duyar.Mahnič je v mladosti objavljal poezijo in prozo.
Uygulamalı bilgi sistemleri, basit bir şekilde bilgi almaktan çok daha fazla uygulamaya ihtiyaç duyar.V času informacijske dobe potrebujemo več kot preprosto poznavanje » računalnikov«.
Kristen silah sesini duyar ve kulübeye doğru koşar.Kristen sliši strel in odhiti v skedenj, kjer najde radio, vendar ga svetlolaska razbije.
Hamedan halkı, kentin tarihi mirasıyla gurur duyar.Ljudje v Münstru so bili ponosni na svojo novo "zgodovinsko" mestno hišo.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.Grofič se toraj poslovi in hoče oditi.
Böylece vampir güneş ışığından korunan ve gözlerden uzak bir yer bulmaya ihtiyaç duyar.Pri severnih medvedih žmurka nadomesti sončna očala in ščiti oko pred premočno svetlobo.
Gül Baba ise gül bahçesinin yok olmasından derin üzüntü duyar.Rožo to gojiti hočem zvest vrtnar.
Ardından Rick, yukarı doğru çıkan ayak seslerini duyar ve yatağının altına saklaır.Tedaj je zaslišala vpitje in se je skrila pod posteljo.
İçedönük bir kişi olarak bilinir, ünlü olmasından rahatsızlık duyar.Tukaj ni srečna, počuti se kot tujka in sanja o neznanem.
Maksimum duyarlık aydınlık ortamda 555 nm dalga boyundaki ışığadır.Vrh fotopske krivulje se nahaja pri 555 nm, kar je rumenozelenkasta svetloba.
Ekran, dokunmaya duyarlı olmasına rağmen, bazen biraz gecikme yaşıyor.Kljub živi obarvanosti ga je včasih presenetljivo težko opaziti na preži.
İnsan hem korkar hem heyecan duyar.Človek se počuti vznesenega, vzburjenega in močnega.
Diğerlerinin hislerine ilgi duyarım.Paprastai nesuinteresuoti kitų žmonių jausmais.
Süper simetri süper eşe sahip olabilmek için gravitona ihtiyaç duyar.Supersimetrija reikalauja, kad gravitonų laukas turėtų superpartnerį.
Uzun süreli aktif bellek enfeksiyon sonrası B ve T hücrelerinin etkinleştirilmesine gerek duyar.Ilgalaikė aktyvioji atmintis susidaro po infekcijos, kuomet suaktyvinami B ir T limfocitai.
O sırada dışarıda bir ses duyarlar.Tuo metu girdimas savotiškas spragsėjimas.
Ben eğer bakkal yapıyorsam bununla gurur duyarım.Lietuviška gimnazija manoji, Gerbiu Tave, didžiuojuos, kad esi.
Ve sesini duyarlar.Balsas beveik negirdimas.
Kasady hareketleri medyanın ilgisini çektiğinde gurur duyar.Paduvoje susidomėjo Paduvos averoistų pažiūromis.
İnsan kulağı, 0-140 dB arası sesleri sorunsuz duyar.Garso stiprio intervalą nuo girdos iki skausmo slenksčio atitiko 0 - 130 dB garsumo intervalas.
Daima kendisinden şüphe duyar.Abejutas – žmogus, kuris visą laiką abejoja.
Silahlarına karşı özel bir his duyar, örneğin Minigun'ına "Sasha" ismini koymuştur.Yra apsėstas minčių apie savo ginklus, kad dažnai duoda jiems vardus (Sasha, Natasha).
Silah her mermi atışı sonu şarja ihtiyaç duyar.Kiekvieno latako galas taip pat baigiasi ampule.
Lojistik hizmetleri için atlara ve hayvanlara daha çok ihtiyaç duyar hale gelmişlerdi.Burliokams jų sunkiame darbe pagelbėdavo ir tempiantys arkliai.
Irkı sıcak bir yaşam alanına ihtiyaç duyar.Pasakojimas apie Romą Šilutės kraštas.
Eleştiri veya onaylanmamaya karşı aşırı duyarlılık.Neretas perdėtas jautrumas nepritarimui.
Çevreye duyarlı makineler üretir.Apylinkėse trykšta mineralinės versmės.
Duyarga normalde 14-16 segmenttir.Gentį sudaro 14-16 rūšių.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.Tačiau Retas ją atstumia ir praneša, kad ją palieka.
Babası onunla gurur duyar.Isa oli selle üle uhke.
Hızlı UDMA5 ve UDMA6 modları tabii ki 80 iletken kabloya ihtiyaç duyarlar.Kiiremad UMDA5 ja UMDA6 vajavad samuti 80-juhtmelist kaablit.
(Şeker Adasına kim ihtiyaç duyar?(Kes oli kes Ida-Saksamaal?).
Örneğin bu sayfanın Vikipedi'deki URL'si aşağıdaki gibidir: duyar.Selliste kategooriate kasutamise kohta Vikipeedias vaata lehekülge Vikipeedia:Kategooriad.
Edmund Husserl'ın felsefi fikirlerine ilgi duyar.Tegelenud Edmund Husserli filosoofiaga.
Tanıştığı her kadın ona hayranlık duyar.Kõik, kes teda tundsid, armastasid teda.
Sonra gelen bir helikopterin sesini duyarlar.Samuti on seal kuulda autode kokkupõrke hääli jmt.
Klasik müziğe çok özel bir ilgi duyardı.Tundis tõsist huvi klassikalise muusika vastu.
Zira az bakıma ihtiyaç duyar ve buna karşın 100 yıldan fazla yaşayabilir.Samuti nõuab rookatus hoolt ja peab küll vastu kaua, kuid siiski vähem kui sada aastat.
Bu nedenle çok tekrara ihtiyaç duyarlar.Sellepärast peabki seda üha uuesti kordama.
Hikâye az da olsa oyuncu etkileşimine ihtiyaç duyar.Aga tal puudus näitleja kogemus.
Gözleri bozuk olduğu için gözlüğe ihtiyaç duyar.Silmade kaitseks on tekkinud silmalaud.
Duygusal dengede yüksek puan alanlar duygusal olarak duyarlı ve strese eğilimlidirler.Kõrgema neurootilisuse tasemega inimestel on emotsionaalselt tundlikud ja stressile haavatavad.
Filtrelerden biri mavi diğeri sarı ışığa duyardıydı.Vardapoolne 1/3 laiune väli oli sinine, ning sellel oli kollane kuueharuline täht.
Diğerlerinin hislerine ilgi duyarım.Neil on väihe empaatiat teiste inimeste tunnete vastu.
Eklentiler genellikle tarayıcının genel seviyesinin üzerinde bir güvenliğe ihtiyaç duyar.Sporangiumi tipp ulatub üldjuhul maapinnast kõrgemale kui lehetipp.
Günlerden bir gün kızının çığlığını duyar.Kolm päeva oli kuulda laste kõlatut häält.
Gece görüş kameraları etkili olabilmeleri için ortamda az da olsa ışığa gereksinim duyarlar.Sellepärast on öösiti valgustundlikust meelest ehk nägemisest vähe kasu.
Bu biyolojik algılama sisteminin ısıya duyarlılığı konusu belirsizdir.Testosterooni bioloogilised ülesanded ajus pole selged.
O kadar gurur duyar ki, herhangi bir şeyin sanatını yenebileceğini reddeder.Näitleja ravis end sellest kellelegi rääkimata, haaratud soovist ise oma organismi üle võitu saada.
Ayrıca bazı araçlar başka binalara da ihtiyaç duyar.Lisaks peahoonele on säilinud veel teisedki mõisakompleksi kuulunud hooned.
Maksimum duyarlık aydınlık ortamda 555 nm dalga boyundaki ışığadır.Inimsilm on kõige tundlikum valgusele lainepikkusega 555 nm.
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Suurkudu vajab rohkem vett kui väikekudu.
Çok uzaktaki şeyleri duyar ve görebilirler ayrıca karanlıkta da görürler.Rebasel on väga hea kuulmine ja haistmine ning ta näeb pimedas hästi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod