Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Спомени за събития и личности.
Bu nedenle fazla miktarda suya gereksinim duyarlar.Грижи: Нужна е много вода.
Günlerden bir gün kızının çığlığını duyar.Момент по-късно се чува нейният писък.
Yaşar'a ilgi duyar.Интерес към него проявява Виляреал.
Bu sebeple de darbelere daha duyarlıdır.Те стават и по чувствителни.
Kuzular da koyunlardan daha duyarlıdır.Овцете са по-чувствителни на инвазията.
Duyarga kamçısının (flagellum) hareketlerini algılar.Посредством удари със палки с мек накрайник.
Makale özellikleri nelerdir REHA biraz saygı duyar.Обяснимо е защо волът е на особена почит.
Tüm canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar.Всички процеси на тялото изискват енергия, за да функционират правилно.
Babası onunla gurur duyar.Баща му получава затова триумф.
Ancak fizikçiler elde edilen sonucun fiziksel olarak anlamlı olmasına gerek duyar.Голите трябвало да бъдат физически съвършени.
O tam bir vampir değildir, ama kana ihtiyaç duyar ve diğer vampirler kadar da güçlüdür.Той е не само вампир, а е и един от най-древните вампири.
Düzenli suya ihtiyaç duyar.Има постоянни водоизточници.
Hikâye az da olsa oyuncu etkileşimine ihtiyaç duyar.От много малък се увлича по актьорството.
Aerobik organizmalar enerji açığa çıkarabilmek için solunum yoluyla oksijene ihtiyaç duyar.Аеробното дишане се нуждае от от кислород за да освобождава енергия (АТФ).
Bunun için özellikle Cansu’ya karşı çok duyarlıdır.Особено чувствителен е към оидиум.
Kırmızı lahana iyi gübrelenmiş bir toprağa ve yeterince neme ihtiyaç duyar.Корите представляват тесто с много малка дебелина и значителна площ.
Ayrıca ANBU'nun kendi araştırma sitemine ve iç-organizasyon disiplinine de saygı duyarlar.Oni također poštuju ANBU-in vlastiti sistem istraživanja i disciplinu unutar organizacije.
David'in babası ve nişanlısı David'in davete gelmediği gibi bir telefon bile etmemesinden endişe duyarlar.Davidov otac i zaručnica su uznemireni, čudeći se kako nije stigao i nazvao.
Ama yozlaştırıcı dış etkilere karşı oldukça duyarlıdırlar.Neosjetljivi su prema vanjskim utjecajima.
Bu yapıtlar şairin romantik duyarlılığını olgunlaştırmıştır.Ovime je omogućena veća sloboda povezivanja pjesnika sa svojim emocionalnim korijenima.
O kadar gurur duyar ki, herhangi bir şeyin sanatını yenebileceğini reddeder.Međutim, priznaje da ne vjeruje da sama umjetnost ima snagu nešto promijeniti.
Bu canlılar günlük işlevlerini gerçekleştirebilmek için uykuya ihtiyaç duyarlar.To znači da se te životinje moraju kloniti dnevne svjetlosti.
Diğerlerinin hislerine ilgi duyarım.Želio sam razumjeti srca ljudi.
Hava kararmaktadır ve bir koyun sürüsünün devamlı melemesini ve birden melemeyi kestiklerini duyarlar.Ima nevjerojatan sluh te čuje kako raste trava i ovčje runo.
Bart okulda çok başarılı değildir ve bundan övünç duyar.Annie je bila iznimno nepopularna u srednjoj školi, do te mjere da su je čak i profesori mrzili.
Tiyatro ve operaya ilgi duyardı.Nastupala je u operi i drami.
Kofaktör olarak apolipoprotein C-II'ye gerek duyar.Enzima za svoje djelovanje koristi apolipoprotein C2.
Kişi, başarı sonrası bundan büyük gurur duyar."Trenutak u kojem se osjećate itekako ponosni".
Ama bu spektrumdaki her dalgaboyuna aynı derecede duyarlı değildir.Ipak, nije sve u ovoj seriji mračno.
Ve sesini duyarlar.Da, čuli ste me.
Dışarıdaki kişilerin evin duvarlarına yumrukla vurduğunu duyar.Neki vjeruju kako su žene prebivale uz vanjske zidove zgrade.
Yayınlanan sürüm bilgileri duyarlı sayılır ve düzeltmeleri yapılmış yazı içerir.Udžbenik je dobro napisan ako su u njemu generalizacije formulirane i dobro objašnjene.
Dışarıdan sesler duyar.Glasovi iz tmine.
Özellikle her tür uygu hücresi belli bir tür duyuya duyarlıdır.Zvučnička kutija važan je dio praktički svakog zvučničkog sustava.
Diğerlerinin hislerine ilgi duyarım.Vnímavosť k emóciám iných ľudí.
O sırada dışarıda bir ses duyarlar.Zrazu zvonku začujú hluk.
Çok duyarlı ve çoğu kez hasta bir çocuktu.On sám bol tiež slabé, často choré dieťa.
Edmondo bu planı duyar ve Des Grieux'a bunu ifşa eder.Edmondo vypočuje jeho plány a okamžite všetko rozpovie Des Grieuxovi.
Bu nedenle fazla miktarda suya gereksinim duyarlar.Zdalo by sa preto, že vo vode by sme mali počuť lepšie.
Bu plaka bitümen denilen ışığa duyarlı bir maddeyle kaplıydı.Záznam bol zložito zaznamenávaný na svetlocitlivý materiál.
Oğluna karşı müthiş bir güven duyar.Do svojho najstaršieho syna vkladal veľké nádeje.
Sudaki değişimlere karşı duyarlıdır.Je citlivá na zmeny ekosystému.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Naposledy pred Veľkou nocou pri večernej omši zaznejú zvony.
Bu nedenle çok tekrara ihtiyaç duyarlar.A tým pádom budú nutné časté rekonštrukcie.
Bu sırada banyodan gelen sesleri duyar.Ešte v tú noc začuje rany z diel.
Java'ya ek olarak PostgreSQL veritabanına ihtiyaç duyar.V Nižnej Pisanej pôsobí aj poľovnícke združenie Javira.
Bu hastalar uzun süreli istirahattan ve yolculuktan çok rahatsızlık duyarlar.Prevažnú väčšinu času sa však pacienti cítia byť depresívni a unavení.
İnsanlar bazı yetenekleri söz konusu olduğunda farklı, biricik iyi olmaya ihtiyaç duyarlar.Na rozdiel od individualizovanej duše je niečím spoločným, nadosobným.
Kuraklığı orta derecede duyarlı fakir topraklara adapte olabilir.Pôdy sú náchylné na eróziu mierne až stredne.
Onları, bu duyarlılıklarından dolayı kutlamak gerekir.Avšak tieto boli akceptované len vďaka ich obľúbenosti.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.Aj naďalej sa trápi a chce sa od neho odpútať.
Ama IR'ye duyarlılıkları düşüktür.Jednoducho už stráca dôveru v Alinkovi.
O gece, diğer garip seslerle birlikte gülüşen çocuk sesleri de dahil olmak üzere çeşitli sesler duyarlar.Tudi tisto noč slišijo zvoke, skupaj s smejanjem otrok in drugimi čudnimi zvoki.
O gece, karanlıkta Josh'ın acı çığlıklarını duyarlar ancak onu bulamazlar.Tisto noč slišita Joshove krike, vendar ga ne moreta izslediti zaradi teme.
Biteviye çatışmaları çok sık annelerinin arabuluculuğuna ihtiyaç duyardı.Prepiri med njima so bili stalni in so pogosto zahtevali posredovanje njune matere.
Bu tahliller, teşhis koymak için canlı bakterilere ihtiyaç duymadıklarından zaman duyarlı değildir.Ti testi so časovno manj občutljivi, saj za diagnozo ne potrebujejo živih bakterij.
Kişi alerjik ise, seftriakson kullanılabilir veya penisilin duyarsızlaştırılması denenebilir.Če je oseba alergična, se lahko uporabi ceftriakson ali pa se skušati z desenzitizacijo za penicilin.
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.Občutljivo na svetlobo.
Zira az bakıma ihtiyaç duyar ve buna karşın 100 yıldan fazla yaşayabilir.Gorgija je dosegel visoko starost, živel naj bi namreč več kot sto let.