Ana içeriğe geç
Sözlük

duyar ile cümle

duyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kedilerden hiç hoşlanmaz, fakat farelere sempati duyar.Alle barna likte gris unntatt Knut, han likte stut.
Mevsim değişimlerine karşı şaşırtıcı derecede duyarlıdır.Han skildret årstidenes vekslinger med sterk innlevelse.
Duyulmamasının nedeni ise bakımsızlık ve duyarsızlık denilebilir.Former for skyld er forsett og uaktsomhet.
Hamedan halkı, kentin tarihi mirasıyla gurur duyar.Penduduk kota Hamadan sangat bangga dengan warisan sejarah kota.
Kurulun diğer iki üyesi Türkiye'den Melik Duyar ve Almanya'dan Prof. Ralf Laue'dır.Dua anggota Dewan adalah Melik Duyar dari Turki dan Ralf Laue dari Jerman.
Bu sistemler daha az pahalı bilgisayar donanımına ve daha az desteğe ihtiyaç duyarlar.Sistem ini memerlukan sedikit dukungan dan perangkat keras komputer yang kurang mahal.
Orada yerel soylular tarafından karşılanmışlar ve halk onları oldukça duyarlı karşılanmıştır.Di sana mereka disambut oleh bangsawan setempat, dan cukup membuat terkejut penduduk setempat.
Çoğu insan, hipertansiyonu kontrol altında tutmak için birden fazla ilaca ihtiyaç duyar.Banyak orang memerlukan lebih dari satu obat untuk mengendalikan hipertensi mereka.
Lamb ve Polykarp Kusch elektronun manyetik momentini duyarlı biçimde saptayabilmekteydiler.Lamb dan Polykarp Kusch dapat menentukan dengan tepat sifat-sifat elektromagnetik tertentu elektron.
Diğerlerinin hislerine ilgi duyarım.Menghargai hasil karya orang lain.
Kişi alerjik ise, seftriakson kullanılabilir veya penisilin duyarsızlaştırılması denenebilir.Jika orang mengalami alergi, ceftriakson bisa digunakan atau desensitisasi penisilin dapat dicoba.
İlk birkaç gün yeni doğan yavru ayakları üstünde çok dengeli duramaz ve annesinin desteğine gereksinim duyar.Pada hari-hari pertama, kaki gajah yang baru lahir masih goyah dan perlu dibantu oleh induknya.
Yaşlı adam Kenshi'ye minnet duyar.Sasami memiliki perasaan pada Kengo.
Tüm yaşayan şeyler canlı kalabilmek için kullanılabilir enerjiye ihtiyaç duyar.Semua jenis kehidupan di bumi memerlukan energi untuk dapat bertahan hidup.
Kristen silah sesini duyar ve kulübeye doğru koşar.No Water meminjam pistol dan berlari mengikuti istrinya.
Ama yozlaştırıcı dış etkilere karşı oldukça duyarlıdırlar.Sedangkan kelemahannya adalah sangat sensitif terhadap kebisingan eksternal.
Aniden bir ses duyar.Tiba-tiba terdengar suara yang menggemparkan.
Tom ona büyük bir sempati duyar.Tokoh ini memang bersimpati padanya.
Bunlar yüksek duyarlılık veya güç gerektiren devrelerdir.Hanya orang-orang yang butuh atau punya keiinginan kuat yang bisa.
Firavun da olayı duyar ve Musa’nın idâmını ister.Haman jugalah yang menasihati Fir'aun untuk menolak misi keagamaan Musa.
Ölüm defterine dokunan her insan Ölüm Meleğini görür ve Ölüm Meleğinin sesini duyar.Pendengar bacaan manusia Malaikat yang mendengarkan bacaan Qu'ran manusia.
"Sanat izleyicisi, yaptığım şeylere karşı çok duyarlı, bu karşılıklı bir etkileşim.""Sekarang kita lihat hasilnya, gaya komunikasi yang saya lakukan.
Kedilerden hiç hoşlanmaz, fakat farelere sempati duyar.Vandra menyukai Farel, namun Farel tidak menyukainya.
Dışkısını tutmak veya bırakmaktan haz duyarlar.Dia harus mengambil keputusan: hadir atau tersingkir.
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Pembangkit listrik tenaga panas bumi membutuhkan luas lahan dan jumlah air tawar minimal.
Ekolojik farkındalık ve duyarlılığın topluma yayılması."Mengukur Kadar Kesadaran dan Toleransi Masyarakat".
Oğluyla gurur duyar.Dihormati oleh anak berunya.
Dışarıdan sesler duyar.Terdengar suara asing.
2021 civarında tasarım duyarlılığını erişene kadar duyarlılığı daha da gelişmiş olacak.Độ nhạy của nó sẽ dần được nâng cao cho đến khi đạt độ nhạy thiết kế vào năm 2021.
Daima kendisinden şüphe duyar.Luôn luôn che giấu bản thân mình.
Kişi, başarı sonrası bundan büyük gurur duyar."Từ đấy về sau rất lấy làm tôn kính Bị."
Diğerlerinin hislerine ilgi duyarım.Tôn trọng quyền của người khác.
Üst katta Cordelia'nın çığlıklarını duyar ve oraya koşar.Rick nghe thấy tiếng khóc của Judith và liền chạy lên lầu.
O sırada dışarıda bir ses duyarlar.Đúng lúc đó, họ nghe thấy có tiếng ồn ào phía bên ngoài.
Arıların duyargaları o kadar hassastır ki 2 km mesafeden balın kokusunu alırlar.Mũi chúng rất nhạy, và có thể ngửi thấy mùi thức ăn (chủ yếu là trái và hạt) cách xa 2 km.
Sam tam o sırada Alex'in "Bu uçak havaya uçacak" dediğini duyar, fakat umursamaz.Sam vô ình nghe rằng anh Alex có một giấc mơ kì lạ là chiếc máy bay này sẽ nổ.
Y. pestis birkaç antibiyotiğe, özellikle de streptomisin ve kloramfenikol'e ileri derecede duyarlıdır.Y. pestis nhạy cảm cao đối với vài loại kháng sinh, chủ yếu là streptomycin và chloramphenicol.
Kobaylar geniş alanlara ihtiyaç duyar.Quân Ngô phải rút về đất Khuân.
Birbirimizin başarılarıyla gurur duyarız."Tôi tự hào về các cầu thủ của mình."
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Tưới nước bình thường không nên tưới nhiều nước.
Bunun için yüklü miktarda besine ihtiyaç duyar.Vì thế mà cần đến rất nhiều rây.
Eklentiler genellikle tarayıcının genel seviyesinin üzerinde bir güvenliğe ihtiyaç duyar.Thông thường, nói đến độ cong thì thường liên quan đến độ cong của dầm.
İnsan kulağı, 0-140 dB arası sesleri sorunsuz duyar.Tầm nghe của con người khoảng từ 0 đến 125 dB.
Pamina, Tamino’nun sadece resmini gördükten sonra kendisine âşık olmasından sevinç duyar.Pamina vui mừng khi biết được Tamino có tình ý với cô.
Ancak Freddie daha sonraları ise Sam'e ilgi duyar.Bữa hôm đó, Jet quyết định nói thật với Sam.
Orada yerel soylular tarafından karşılanmışlar ve halk onları oldukça duyarlı karşılanmıştır.Ở đây họ được quý tộc địa phương đón tiếp và giành được nhiều sự chú ý của dân trong vùng.
Her organizma gibi, deniz memelileri de viral enfeksiyonlara karşı duyarlıdırlar.Giống như bất cứ sinh vật nào, động vật có vú ở biển cũng nhạy cảm với các bệnh do virus.
Duyargalar 4 segmentlidir.Pandananae Phân lớp 4.
Böyle bir teknik, iki yollarda da alınan mesafe ya da süre, minik değişikliklere son derece duyarlıdır.Kỹ thuật này đặc biệt nhạy với sự thay đổi rất nhỏ trong khoảng cách hoặc thời gian giữa hai quang trình.
Bart okulda çok başarılı değildir ve bundan övünç duyar.Cô học không xuất sắc ở trường nhưng bù lại rất nhiệt tình trong vai trò siêu nhân.
Ve sesini duyarlar.Chúng sẽ nghe tiếng tôi.
Bugün anneleri duyarım onlar gey toplumuyla hiçbir şekilde çalışmak istemez.Theo truyền thống, geisha không được liên quan đến các hoạt động tình dục.
Filmi yetişkin olarak tekrar izlediğinde oynadığı rolden gurur duyar.Khi đã là người lớn và xem lại tác phẩm điện ảnh, cô tỏ ra tự hào với vai diễn mình thể hiện.
Bir süre sonra çukurun üzerinden sürpriz bir ses duyar.Bất ngờ có một tiếng động phía sau chúng tôi.
Duyarga 6-12 segmentli olup gözün ön kenarına yerleşmiştir.Có khoảng 12–16 vảy giữa hai mắt trên đỉnh đầu.
Tanıştığı her kadın ona hayranlık duyar.Những người xung quanh đều rất khâm phục cô bé họ Mã.
Ben eğer bakkal yapıyorsam bununla gurur duyarım.Tôi là một người đồng tính và tôi tự hào về điều đó.
Laboratuvar hayvanlarından kobaylar M. tuberculosis’e ve bovis’e duyarlı, M. avium’a ise direnç gösterirler.Lợn rất nhạy cảm với M. avium avium , M. bovis và M. tuberculosis , với M. avium là phổ biến nhất.
Bu tür cihazlar korkunç bir enerjiye ihtiyaç duyarlar.Nó dùng năng lượng này để tạo ra một lực chấn động khổng lồ.
2021 civarında tasarım duyarlılığını erişene kadar duyarlılığı daha da gelişmiş olacak.この検出感度は2021年頃に設計感度に到達するまで更に向上される予定である。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod